Mayıs 2025’te Beyaz Saray’da nükleer sektörün önde gelen isimlerini toplayan Donald Trump, ABD’nin nükleer politikasında yıllardır görülmemiş bir değişimi başlattı. İleri teknoloji “test reaktörleri”nin onay sürecinde ağırlık artık bağımsız Nuclear Regulatory Commission’dan (NRC) çok Energy Department’a (DOE) kayıyor. Yönetim, DOE yetkisiyle yürütülecek hızlandırılmış bir pilot programla en az üç test reaktörünü 4 Temmuz 2026’ya kadar çalışır hâle getirmeyi hedefliyor.
Trump’ın 23 Mayıs’ta imzaladığı bir dizi yürütme emri, iki kulvarda ilerliyor: NRC’ye yeni ve mevcut reaktör başvurularında sert zaman sınırları getiriliyor (yeni reaktör lisansları için 18 ay, işletme uzatmaları için 12 ay). Eşzamanlı olarak DOE, “yeterli bakanlık kontrolü” altında sayılan test reaktörlerini laboratuvar sahaları dışına da taşıyabilecek bir yetki çerçevesi kuruyor. Bu sayede şirketler, ulusal laboratuvarların ötesinde, DOE ile sözleşmeli ve DOE hesabına çalışan test reaktörlerini daha hızlı inşa edip deneyebilecek.
Programın kilit başlıkları
- DOE’nin pilot programı, özel sektörün test reaktörü kurup işletmesine kapı açıyor; amaç, tasarımları sahada kanıtlayıp ticari lisansa giden yolu kısaltmak.
- Haziran 2025’te DOE, laboratuvar dışı test reaktörleri için başvuru çağrısı yayımladı; Temmuz’da yakıt tedarik zincirini hızlandırmaya dönük ayrı bir pilot program duyuruldu; Ağustos’ta 11 ileri reaktör projesi ilk aşamada seçildi.
- Hedeflerden biri, 2050’ye kadar ABD’nin nükleer kurulu gücünü yaklaşık 100 GW’dan 400 GW’a çıkarmak; veri merkezleri ve yapay zeka altyapısı gibi kesintisiz güç ihtiyacı yüksek tesisler öncelikli kullanım alanları arasında.
- Çevresel incelemeler ve kurum içi onay süreçleri için DOE tarafında hızlandırıcı düzenlemeler, belirli durumlarda kategori muafiyetleri ve tek elden koordinasyon planlanıyor.
Bu hamleler, piyasada da yankı buldu. Oklo’nun da aralarında olduğu bazı nükleer hisseleri kararların açıklandığı gün sert yükseldi. Yönetim, HALEU gibi yakıt türlerinde dışa bağımlılığı azaltmak için yerli zenginleştirme ve üretim hatlarını da öne çıkarıyor.
Ancak tartışma büyük. Eski NRC başkanları ve nükleer güvenlik uzmanları, bağımsız denetimin zayıflatılmasının güvenlik risklerini artırabileceğini söylüyor. Union of Concerned Scientists, NRC’nin devre dışı kalmasının hukuki ve güvenlik açısından sorun doğurabileceği uyarısında bulundu. American Nuclear Society ise pilot programın inovasyonu canlandırabileceğini kabul ederken, DOE–NRC koordinasyonunun hayati olduğunun altını çiziyor; aksi hâlde çakışan standartlar ve hukuki belirsizlikler yatırım iştahını kırabilir.
Önümüzdeki aylarda gözler birkaç kritik başlıkta olacak: DOE’nin pilot kapsamındaki sahaları ve reaktörleri kesinleştirmesi, tedarik zincirinde (özellikle yakıt tarafında) ilerleme sağlanması, NRC’nin yeni zaman çizelgesine uyum için yapacağı düzenlemeler ve olası yargı süreçleri. Takvim sıkı; 4 Temmuz 2026 hedefi, sektörün yıllardır şikâyet ettiği “izin ve lisans tıkanıklığını” gerçekten açıp açamayacağını kısa sürede gösterecek.
Kaynak: www.techspot.com