Yapay zekâ için kurulan dev veri merkezleri, şebekeden yıllarca elektrik beklemek yerine sahasına güç getirmeye başladı. Operatörler, kısa sürede devreye alınabilen uçak motoru türevli türbinlere ve hatta dizel jeneratörlere yöneliyor. Clean Air Task Force’tan Kasparas Spokas’a göre bugün “güç sağlayabilen her teknolojiye yönelik teşvikler hiç olmadığı kadar güçlü”. ABD’de gaz türbini tedarik sürelerinin modele göre bir ila yedi yıla çıkması bu dönüşümün en büyük nedeni.
Neden jet motoru türevli türbinler?
Bu “aeroderivative” türbinler, büyük enerji santrallerine göre çok daha hızlı kuruluyor ve birkaç ay içinde onlarca megavat güç üretebiliyor. ProEnergy, GE’nin CF6-80C2 çekirdeklerini dönüştürerek geliştirdiği PE6000 üniteleriyle tek bir modülde 48 MW’a kadar elektrik sağlıyor. Bu üniteler özellikle inşaat sürecinde ve veri merkezinin ilk yıllarında köprü çözüm olarak kullanılıyor.
Sahada neler oluyor?
GE Vernova ile Crusoe, veri merkezlerini beslemek için 29 adet LM2500XPRESS paketinin sipariş edildiğini ve toplamda neredeyse 1 GW üretim kapasitesine ulaşıldığını açıkladı. Bu kurulumlar, OpenAI–Oracle ortaklığındaki Stargate altyapısının hızlı büyümesini destekliyor; taraflar yalnızca ABD’de 4,5 GW ek kapasite geliştirmeyi planlıyor.
Talep ise durmuyor: S&P Global’a göre ABD’de veri merkezlerinin şebekeden çektiği güç 2025 sonunda geçen yıla göre yüzde 22 artacak; 2030’a gelindiğinde ise 2024’e kıyasla neredeyse üç katına çıkacak. Bu tablo, operatörleri şebeke bağlantısı beklerken sahada enerji üretmeye zorluyor.
Üretici cephesi de kapasite artırıyor. Mitsubishi Heavy Industries, veri merkezi odaklı talep nedeniyle gaz türbini üretimini iki yıl içinde en az yüzde 30 büyütüp hatta iki katına çıkarmayı hedefliyor. Enverus ise, büyük gaz türbinlerinin tedariki yılları bulduğu için dağıtık üretimde (ör. aeroderivative türbinler, yakıt hücreleri) hızlı büyüme öngörüyor.
ABD’de düzenleyici çerçevede de esneme var. EPA, belli koşullardaki büyük motorların acil durum dışında yılda 50 saate kadar çalıştırılabileceğini netleştirdi; bu, veri merkezlerinin dizel ve gazlı jeneratörleri daha sık devreye alabilmesini sağlıyor. Buna paralel olarak, artan yük nedeniyle pek çok bölgede eski “pik” santrallerinin emekli edilmesi erteleniyor ya da geri dönüyor; bu da hava kalitesi ve maliyetler açısından tartışmaları büyütüyor.
Köprü çözümler yalnızca türbinlerle sınırlı değil. S&P’nin aktardığına göre AEP, Bloom Energy’den 100 MW’lık yakıt hücresi siparişi verdi ve 1 GW’a kadar opsiyon tanımladı. Chevron, Engine No. 1 ve GE Vernova ise 2027 sonuna kadar devreye girmesi hedeflenen, veri merkezleriyle yan yana konumlandırılmış 4 GW’a kadar esnek üretim projeleri üzerinde çalışıyor. Amaç, iletim hatlarına yük bindirmeden hızlı ve güvenilir güç sağlamak.
Özetle: Şebeke altyapısı genişleyene ve uzun vadeli temiz enerji–depolama yatırımları yetişene kadar, veri merkezleri “hızla kurulup hemen çalışabilen” çözümlere yaslanacak gibi görünüyor. Uçak motoru türevli türbinler ve sınırlı sürelerle çalışan dizel/gaz jeneratörleri bu dönemin başrolünde. Ancak bu strateji, hem maliyet hem de çevresel etki bakımından geçici bir denge; kalıcı çözüm, iletim yatırımları, verimlilik, depolama ve temiz üretimin birlikte ölçeklenmesinden geçiyor.
Kaynak: www.techspot.com