Snap, gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkilediği iddialarıyla gündeme gelen “sosyal medya bağımlılığı” davasında duruşma başlamadan kısa süre önce uzlaşmaya vardı. Dosyada ismi K.G.M. olarak geçen 19 yaşındaki davacı, Snapchat’in belirli tasarım ve algoritmalarının kendisinde bağımlılık ve ruh sağlığı sorunlarına yol açtığını savunuyordu. Anlaşmanın şartları açıklanmadı. Dava paketi içindeki diğer şirketler Meta (Instagram), ByteDance (TikTok) ve Alphabet (YouTube) için süreç devam ediyor; Snap CEO’su Evan Spiegel’in bu davada ifadeye çağrılması bekleniyordu.
Bu dosya, Kaliforniya Los Angeles County Superior Court’ta görülen ve binlerce benzer başvuruyu yönlendirecek “emsal niteliğinde” üç denemeden ilki olarak konumlanıyordu. Kalan üç platform için jüri seçiminin 27 Ocak 2026’da başlaması planlanıyor.
Hakim Carolyn Kuhl, daha önce verdiği kararlarda tartışmayı içerikten çok platform tasarımına çekmişti. Kuhl, “sonsuz kaydırma”, kaybolan mesajlar ve yüz filtreleri gibi özelliklerin, gençlerde kullanım süresini artırarak anksiyete, yeme bozukluğu ve kompulsif kullanımı tetikleyebileceğine dair uzman görüşünün jüri tarafından değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmişti. Böylece şirketlerin, kullanıcı içeriklerinden kaynaklı sorumluluğu sınırlayan Section 230 kalkanını bu başlıkta doğrudan dayanak göstermesi zorlaşmıştı.
Davacılar, “sonsuz kaydırma”, otomatik oynatma, yoğun bildirimler ve algoritmik öneriler gibi mekanizmaların doğal durma noktalarını sildiğini; bunun da özellikle ergenlerde süreklilik hissi ve “kaçırma korkusu” yarattığını, uzun vadede depresyon ve beden algısı sorunlarıyla bağlantılı olduğunu öne sürüyor. Şirketler ise bu araçların yayıncılık tercihleriyle karşılaştırılabileceğini ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Neden önemli?
Snap’in geri adımı, tasarım odaklı ürün sorumluluğu iddialarının mahkeme önünde ilk kez kapsamlı biçimde tartışılacağı bir duruşmayı şimdilik rafa kaldırdı. Yine de Meta, TikTok ve YouTube için süreç ilerliyor; jüri önünde çıkacak sonuçlar, çok sayıdaki benzer dosyanın gidişatını ve olası tazminat/uyum yükümlülüklerini şekillendirebilir. Federal cephede de benzer davalar sürerken, bazı talepler Section 230 ve Birinci Değişiklik gerekçesiyle elenirken, “uyarma yükümlülüğü” gibi iddialar yola devam ediyor.
Kısacası, Snap ile yapılan bu uzlaşma dosyayı kapatmadı; yalnızca ilk perdeyi değiştirdi. Gözler şimdi 27 Ocak 2026’da başlayacak jüri seçimine ve büyük platformların mahkeme salonundaki savunmalarına çevrildi.
Kaynak: www.techspot.com