Yapay zekâ kapasitesi patlama yaşarken, büyük teknoloji şirketleri “powered land” denilen alanların peşinde. Yani bol elektrik bağlantısı, suya erişim ve uygun imar izni olan geniş parseller… Bu yarış, ABD’nin kırsal bölgelerinde tarım arazilerini hedefe koydu; ancak birçok çiftçi, teklif edilen milyonları geri çeviriyor.
Pensilvanya’da 86 yaşındaki Mervin Raudabaugh, Silver Spring Township’teki 261 dönümlük arazisi için dönüm başına 60 bin dolardan, toplamda 15–15,7 milyon doları bulan teklifi reddetti. Arazisini korumak için geliştirme haklarını aralık ayında 2 milyon doların biraz altında bir bedelle Lancaster Farmland Trust’a devretti. “Çiftliklerimi yok etmek istemedim,” diyor Raudabaugh.
Kentucky, Mason County’de 82 yaşındaki Ida Huddleston, 650 dönümlük aile arazisi için 33 milyon doları bulan teklifi kabul etmedi. Kamu kayıtları, bölgede 2,2 GW’lık dev bir veri merkezi için başvuru yapıldığını ve projenin yaklaşık 2.000 dönüm arazi gerektirdiğini gösteriyor. Komşularına dönüm başına 120 bin dolara varan teklifler iletildi; bazı aracıların “Fiyatı siz söyleyin” dediği iddia ediliyor.
Wisconsin’de de benzer sahneler yaşanıyor. Greenleaf ve çevresinde bazı sakinlere dönüm başına 50–120 bin dolar arası alım teklifleri gitti; tepkiler sonrası bu projelerden en az biri rafa kalktı. Öte yandan bölgede 6.000 dönüme kadar araziler için 70–80 milyon dolar bandında konuşulan tekliflerden söz ediliyor.
“Powered land” neden bu kadar kıymetli?
Veri merkezleri önce güç ister: Yüksek kapasiteli hatlara ve yeni trafo merkezlerine yakın olmak zaman kazandırır. Suya erişim ve hızlı izin süreçleri de kritik. Bu yüzden şirketler, şebeke erişimi hazır veya hızla hazırlanabilecek parseller için rekor ücretler ödüyor. Örneğin Kuzey Virginia’da veri merkezi imarlı 97 dönüm arazi 615 milyon dolara (dönüm başına ~6,3 milyon $) el değiştirdi; Amazon, Prince William County’de 189 dönüm için 700 milyon dolar ödedi.
Talebin ölçeği de tabloyu açıklıyor: Hines Research, önümüzdeki beş yılda dünya genelinde yaklaşık 40 bin dönüm “powered land” gerekeceğini öngörüyor. Bu baskı, tarım arazilerinde değerleri birkaç yıl içinde katlayan bir ivme yaratırken, kırsal topluluklarda su kullanımı, şebeke yükü ve kalıcı arazi kaybı gibi endişeleri büyütüyor. Birçok yerel yönetim vergi geliri ve sınırlı sayıdaki kalıcı istihdamı gerekçe gösterse de, çiftçiler için kuşaklar boyu süren toprak bağı paradan ağır basıyor.
Sonuç net: AI dalgası büyüdükçe veri merkezlerinin toprak iştahı da artıyor; fakat kırsalda herkes satmaya razı değil. Kimileri için bu araziler, gelecek nesillere bırakılacak miras ve kimliğin ta kendisi.
Kaynak: www.techspot.com