ABD Yüksek Mahkemesi, polislerin Google’ın konum geçmişi verilerini kullanarak suç mahalline yakın kişileri tespit etmesine izin veren “geofence” arama izinlerinin anayasaya uygunluğunu tartıştı. 27 Nisan 2026’daki oturumda yargıçların çoğu, belirli şartlarla bu yöntemin kullanılabileceği görüşüne yakındı. Dava, Virginia’da bir banka soygununda yakalanan Okello Chatrie’nin temyizi üzerinden ilerliyor.
Olay, Mayıs 2019’da Richmond yakınlarındaki Call Federal Credit Union’da yaşandı. Soygunda 195 bin dolar çalındı. Soruşturma tıkanınca dedektif, belirli bir zaman diliminde banka çevresindeki cihazları görmek için Google’dan geofence kapsamındaki konum geçmişi verilerini talep etti. Chatrie bu veriler üzerinden tespit edildi, daha sonra suçunu kabul ederken delillerin anayasaya aykırı elde edildiği iddiasını sürdürdü.
Kısaca geofence izni, kolluk kuvvetlerinin bir harita üzerinde belirlenen alan ve zaman aralığında kalan tüm cihazların konum geçmişini şirketlerden istemesi anlamına geliyor. Bu, “önce bölgeyi tarayıp sonra şüpheliyi bulma” yaklaşımı olduğu için gizlilik tartışmalarının merkezinde yer alıyor.
Hukuki zeminde tablo bölünmüş durumda. 2018’de Yüksek Mahkeme, cep telefonu baz istasyonu verilerine erişim için mahkeme kararı gerektiğine hükmetmişti. Ancak geofence izinleri özelinde alt mahkemeler farklı kararlar veriyor: Dördüncü Bölge Temyiz Mahkemesi Chatrie kararında mahkûmiyeti onarken, Beşinci Bölge 2024’te geofence izinlerinin Dördüncü Değişiklik’e aykırı “genel arama” niteliğinde olduğuna hükmetti; buna rağmen iyi niyet istisnası nedeniyle deliller korunmuştu.
Teknoloji cephesinde ise koşullar değişti. Google, geçen yıl itibarıyla kullanıcıların Konum Geçmişi’ni bulutta değil cihaz üzerinde tutmaya başladı; bu da yeni geofence taleplerine yanıt vermeyi büyük ölçüde imkânsız kılıyor. Buna karşın Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, 2018–2024 dönemindeki eski davalar ve temyiz dosyaları açısından hâlâ kritik.
Neden Önemli?
- Karar, dijital delil toplama standartlarını ve konum verisi gibi hassas bilgilerin nasıl korunacağını netleştirecek.
- İbadethane veya miting gibi hassas alanlarda “herkesi kapsayan” taramaların sınırları çizilecek.
- Uygulama tarafında, izinlerin zaman ve alan bakımından ne kadar daraltılması gerektiğine dair net bir çerçeve oluşabilir.
Kaynak: www.techspot.com