ABD merkezli Xcimer Energy, Denver’daki 74 bin fit karelik lazer tesisinde Phoenix’i çalıştırmaya başladı. Şirketin Phoenix’i “dünyanın en büyük özel lazer sistemi” olarak tanımladığı proje, ataletli füzyon yarışında donanım tarafında kritik bir eşiği geçtiğine işaret ediyor. Bugünkü ilk ateşleme haberleri, Xcimer’in H1 2026 için planladığı takvime yetiştiğini de gösteriyor.
Phoenix, krypton flüorür (KrF) temelli bir excimer gaz lazeri kullanıyor. Sistem, özel sektörde elektron demetiyle pompalanan ilk KrF excimer lazer olma özelliğine sahip ve 20 yılı aşkın süredir herhangi bir kurumda üretilmeyen bu sınıfı yeniden canlandırıyor. Xcimer’in mimarisi, mikro saniye ölçeğindeki darbeleri füzyon için gereken nano saniyelere indirmek amacıyla Stimulated Brillouin Scattering (SBS) darbe sıkıştırma tekniğine de dayanıyor.
Hedef, Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndaki NIF’in gösterdiği bilimi endüstriyel ölçekte tekrarlamak. Xcimer, Phoenix’le temel bileşenleri doğruladıktan sonra 2030’a doğru Vulcan’ın devreye alınmasını ve 12 MJ seviyesine uzanan lazer enerjileriyle yüksek kazançlı deneyleri amaçlıyor. Mart 2026’da Rochester’daki LLE’de yapılan atışlar da bu yol haritasını hızlandıran adımlardan biri oldu.
Takvim tarafında şirket, Phoenix’in 2026’nın ilk yarısında tamamlanacağını ve bugün itibarıyla sistemi devreye alma sürecine geçtiğini belirtiyor. Operasyonel büyüme de dikkat çekici: Xcimer, Denver’da mevcut 74 bin fit karelik merkezinin yanına 16 bin fit karelik yeni ofis alanı ekleyerek ekibini ikiye katlamaya hazırlanıyor; şirket bu tesisi açıkça “en büyük özel lazer” olarak anıyor.
Teknik açıdan KrF lazerlerin kısa dalga boyu ve geniş aydınlatma alanı hedefleri daha eşit sıkıştırmaya yardımcı olabilir. Ancak füzyonun ticarileşmesi için sadece yüksek enerji değil, yüksek atım hızı, verimli optikler ve düşük hedef maliyeti de şart. Xcimer’in yayımladığı teknik yol haritası, SBS tabanlı darbe sıkıştırma ve yeni nesil güç elektroniğiyle toplam maliyeti aşağı çekmeyi hedefliyor; sektör genelindeki analizler ise hâlâ yıllar sürecek yoğun mühendislik gereksinimine işaret ediyor.
Kaynak: www.techspot.com