USB bugün sıradan bir bağlantı standardı gibi görünüyor ama 1990’ların sonunda durum çok farklıydı. Klavye, fare, yazıcı ve diğer çevre birimleri için farklı girişlerin kullanıldığı dönemde, tek bir standarda geçiş büyük bir riskti.
Bu riski alan ilk yaygın tüketici bilgisayarlardan biri Apple’ın 1998’de tanıttığı iMac G3 oldu. Hatta iMac G3, çevre birimlerini bağlamak için USB’yi merkeze alan ve eski nesil bağlantıları geride bırakan ilk ana akım bilgisayar olarak öne çıktı.
Apple bu modelde ADB, seri port ve disket sürücüsü gibi dönemin alışılmış çözümlerini kaldırdı. Bunun yerine USB bağlantısına yöneldi. O dönem için bu karar oldukça cesurdu çünkü USB henüz yeni yeni yaygınlaşıyordu ve aksesuar ekosistemi bugünkü kadar oturmuş değildi.
Yine de iMac’in yaklaşımı sektör üzerinde kalıcı etki yarattı. USB destekli klavye, fare, yazıcı ve depolama ürünlerinin hızla yaygınlaşmasında bu modelin önemli payı oldu. Sonraki yıllarda USB, PC dünyasında neredeyse evrensel bağlantı standardına dönüştü.
Kısacası sorunun yanıtı Apple iMac G3. USB her yerde olmadan önce tüm ağırlığını bu standarda veren ilk ana akım sistemlerden biri olarak teknoloji tarihinde özel bir yere sahip.
Kaynak: www.techspot.com