Volvo, Çin pazarı için uzun menzilli yeni bir şarj edilebilir hibrit SUV modeliyle aslen bir station wagon olan XC70 modelini yeniden canlandırıyor. Şirket, yeni XC70’in özellikle Çin’deki daha uzun menzilli şarj edilebilir hibritlere yönelik talebi karşılamak amacıyla tasarlandığını belirtiyor. İlk kez tanıtılan modelin, önümüzdeki aylarda detaylarının tam olarak açıklanması ve yıl sonuna doğru piyasaya sürülmesi planlanıyor. Bunlara ek aracın diğer pazarlarda da satılacağı ihtimali var.
Teknik detaylar henüz netleşmemiş olsa da Volvo, aracın sadece elektrikle 200 kilometreye kadar yol alabileceğini vadediyor. Bu menzil, benzer boyuttaki Plug-in hibrit (PHEV) Volvo XC60’ın iki katından fazla.
XC70, boyutları itibarıyla küçük kardeşi XC60’tan biraz daha büyük ve abisi XC90’dan biraz daha küçük olarak tanımlanıyor. Aracın, abisi XC90 ile tasarım olarak benzer olduğu da görülüyor. Ancak bu benzerliğe rağmen XC70, XC90 ile doğrudan teknik bir bağa sahip değil. Bunun yerine model, “menzili uzatılmış elektrikli araçlar” (REX) için özel olarak geliştirilen yeni bir platform üzerine inşa edilmiş.

“Scalable Modular Architecture” (SMA) olarak adlandırılan bu yapı, “üst segment uzatılmış menzilli şarj edilebilir hibrit mimarisi” olarak tanıtılıyor. Ancak bu platformun Volvo’nun mevcut altyapılarıyla veya Volvo’nun parçası olduğu Geely Grubu bünyesindeki diğer platformlarla olan ilişkisine dair henüz ayrıntı verilmiş değil.
Geely’ye ait kardeş markalar Lotus ve LEVC (Londra’da kullanılan taksiler) de önümüzdeki yıllarda uzatılmış menzilli hibritlere yatırım yapıyor. Ancak bu iki firma, içten yanmalı motoru yalnızca bataryayı şarj eden bir jeneratör olarak kullanırken; Volvo’nun yeni XC70’i ise daha geleneksel bir plug-in hibrit olarak konumlanıyor. Buna rağmen XC70, Çin’deki uzatılmış menzilli hibritlere yönelik yoğun talebi karşılamada Volvo’ya büyük katkı sağlayacak.
Volvo CEO’su Håkan Samuelsson, uzun menzilli hibrit teknolojisinin “tamamen elektrikliye geçişte mükemmel bir köprü” sunduğunu belirtiyor: “Bu teknoloji sayesinde dengeli bir ürün yelpazesi sunmaya devam edebilir ve henüz tamamen elektrikli araçlara hazır olmayan müşterilere cazip bir alternatif sağlayabiliriz. Bu aynı zamanda yerelleştirme örneğidir; yerel pazar ihtiyaçlarına göre uyum sağlıyoruz.”

Volvo için XC70’in rolü ayrıca büyük önem taşıyor; zira şirket, otomotiv sektöründeki “çalkantılar” ve “zorlu dış ortam” nedeniyle dünya genelinde kapsamlı bir maliyet düşürme sürecine giriyor.
Bu çalkantılara rağmen Volvo, “tamamen elektrikli bir otomobil markası olma hedefinden sapmadığını” vurguluyor. Ancak Volvo’nun 2025’in ilk çeyreğinde sattığı araçların sadece beşte biri elektrikliydi ve şirket, “premium şarj edilebilir hibritlerin henüz geçiş yapmaya hazır olmayan müşteriler için pragmatik bir köprü sunduğunu” ifade ediyor.
Kaynak: autocar.co.uk