Dışarıdan bakıldığında Çin elektrikli araç pazarı, durdurulamaz ve sürekli büyüyen bir dev gibi görünüyor. Ülkenin otomobil üreticileri, yurt dışındaki alıcıları cezbeden son derece yetenekli ve uygun fiyatlı araçlar üretiyor. Ancak bu parlak yüzeyin altında, sektörü temelden sarsan derin sorunlar kaynıyor: Gerçek talebi çok aşan bir üretim fazlası, bayilerde biriken devasa stoklar ve acımasız bir fiyat savaşı.
Sorun: Talebi Aşan Üretim ve “Hayalet Satışlar”
Gerçekte, Çin’de elektrikli araçlara yönelik bir talep var fakat bu talep, devasa üretim kapasitesini karşılamaya yetmiyor. Sonuç olarak yerel üreticiler, nakit kaybediyor ve satılmayan stoklarını elden çıkarmak için “hayalet satışlar” gibi şüpheli taktiklere başvuruyor. Hatta bazı durumlarda, sıfır kilometre araçların devasa otoparklarda çürümeye terk edildiği biliniyor.
Reuters’ın derinlemesine raporu, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Rapora göre yerel olarak üretilen yepyeni bir Audi modelini, %50; FAW markalı bir aracı ise liste fiyatından %60’a varan indirimlerle satın almak mümkün. Zcar adlı bir şirket, bu satılmamış arabaları toplu olarak satın alıp büyük indirimlerle yeniden satıyor. Hatta Çin’deki TikTok canlı yayınlarında bile sıfır kilometre, büyük indirimli araçlar bulmak mümkün.
Fiyat Savaşının Arkasındaki Gerçek: Aşırı Kapasite
Bu devasa indirimler, çok daha büyük bir sorunun sadece bir belirtisi. Yıllarca süren yüksek devlet teşvikleri ve iddialı üretim hedefleri sonucunda Çinli şirketler, 2024’te ürettikleri 27.5 milyon aracın neredeyse iki katını üretebilecek bir kapasiteye ulaştı.
Bu durumun yarattığı rekabet ortamı, üreticiler arasında yıllardır süren acımasız bir fiyat savaşına yol açtı. Analistler, Çin’deki yaklaşık 130 şarj edilebilir araç üreticisinin sadece küçük bir kısmının önümüzdeki on yılda ayakta kalabileceğini tahmin ediyor.
Ancak Çinli yetkililer, markaların toplu bir şekilde iflas etmesini de istemiyor. Çünkü bu durum, büyük iş kayıplarına yol açacak ve kendisini küresel bir teknoloji gücü olarak konumlandırmaya çalışan ülkenin imajına büyük bir darbe vuracak. Bu nedenle hükümet, yurt dışında haksız rekabet olarak görülen yoğun teşvik programlarına devam ediyor.
En Büyükler Bile Sarsılıyor
Sektörün en büyük ismi BYD bile bu sarsıntıdan etkileniyor. Marka hakkında olumsuz konuşanları mahkemeye verdiğine dair haberler çıkarken şirket, 2025 satış hedefini 5.5 milyondan 4.6 milyona düşürdü ki bu rakam bile iyimser olabilir. Reuters’ın araştırması ise daha da çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Alibaba’da 5.100 adet “yeni” BYD aracının açık artırmada olduğu ve bu araçların tamamının tescilli ve sigortalı olduğu tespit edildi. Bu durum, “hayalet satış” olarak bilinen ve kâğıt üzerinde satılmış gösterilen araçların bir kanıtı.
Çözüm: Sorunu Yurt Dışına İhraç Etmek
Yurt içindeki bu şiddetli rekabet nedeniyle Çinli otomobil üreticileri, çözümü yurt dışına açılmakta buluyor ve ilk kez yurt dışı operasyonlarına yurt içinden daha fazla harcama yapıyor. BYD gibi devler, ithalat vergilerinden kaçınmak için Avrupa gibi pazarlarda üretim tesisleri kuruyor.
Yetkililer sorunun boyutunu fark etmiş gibi görünse de sistem çelişkilerle dolu. Bir yandan fiyat savaşlarının bitmesi istenirken diğer yandan haziran ayında bir eyalet yönetimi, bölgedeki üretimi 1.5 milyon araç kadar artıracak üreticilere yüz milyonlarca dolarlık teşvik teklif etti.
Eğer Reuters’ın ortaya koyduğu tablo doğruysa, Çin elektrikli araç pazarı için bir şeyler değişmek zorunda ve bu değişim çok yakında kapıyı çalabilir.
Kaynak: InsideEvs

