Avrupa Komisyonu, “Stop Destroying Videogames” adlı Avrupa Vatandaş Girişimi’ne 16 Haziran 2026’da verdiği resmi yanıtta, satışı durdurulan oyunların oynanabilir kalmasını zorunlu kılacak bağlayıcı bir yasa teklif etmeyeceğini açıkladı. Komisyon, telif ve ilgili fikri mülkiyet haklarını gerekçe göstererek “bu aşamada” böyle bir yükümlülük getiremeyeceğini belirtti. Bunun yerine sektörle ve tüketici temsilcileriyle çalışıp oyunların “ömrünün sonu” (sunsetting) dönemini yönetmeye yönelik gönüllü bir sektör davranış kuralları hazırlamayı, daha net etiketleme ve tüketici hakları konusunda farkındalık adımları atmayı planlıyor.
Girişim, 26 Ocak 2026’da Komisyona sunulmadan önce 1.294.188 doğrulanmış imza toplamış ve gerekli ülke eşiklerini aşmıştı. 16 Nisan 2026’da Avrupa Parlamentosu’nda kamuya açık bir oturumda dinlendi; Komisyon da bu süreçte yer aldı.
Ne değişiyor, ne değişmiyor?
- Bağlayıcı AB yasası şimdilik yok. Komisyon, oyunlar satışı durduktan sonra da çalışmaya devam etsin diye yasal zorunluluk getirmeyeceğini netleştirdi.
- Gönüllü kod ve şeffaflık. Satış sayfalarında “ileride geri çekilebilir ya da desteği kesilebilir” gibi uyarıların daha görünür olması için sektör davranış kuralları hedefleniyor.
- Mevcut tüketici hukuku hatırlatılıyor. Komisyon, yürürlükteki kuralların uygulanmasının güçlendirileceğini ve tüketici bilgilendirmesinin iyileştirileceğini söylüyor.
Stop Killing Games cephesi karara rağmen umutlu. Kampanyanın temsilcileri, Komisyon’dan yasa çıkmasa da ivmenin korunduğunu ve başka kanallardan baskının süreceğini dile getiriyor.
Öte yandan girişim, 3 Haziran’da Ubisoft CEO’sunun, Video Games Europe’un ev sahipliğindeki ve Komisyon’un da yer aldığı “yalnızca davetlilere açık” bir toplantıya katıldığını; buna karşılık kendilerinin davet edilmediğini iddia etti. Bu iddia, karar açıklamasından iki hafta öncesine denk geldiği için tepki çekti.
Özetle: 1,3 milyonun üzerindeki imzaya rağmen AB’den bugün bir yasa çıkmadı. Ancak Komisyon, oyunun kapatma döneminde şeffaflık ve oyuncu bilgilendirmesini artıracak gönüllü bir çerçeveye yöneliyor. Bu çerçevenin nasıl şekilleneceği, sektör ve tüketici gruplarıyla yapılacak görüşmelerin sonucuna bağlı olacak.
Kaynak: www.techspot.com
