ABD, yapay zekâ veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla uzun süredir kapalı olan üç nükleer reaktörü yeniden devreye almaya hazırlanıyor. Microsoft ve Google’ın da desteklediği projelerin tamamlanmasıyla elektrik şebekesine toplam 2.25 GW kapasite eklenmesi bekleniyor. Los Angeles Times’ın haberine göre Michigan’daki Palisades Nükleer Santrali, Pensilvanya’daki Three Mile Island tesisinin bir bölümü ve Iowa’daki Duane Arnold Enerji Merkezi yeniden faaliyete geçirilecek.
Yapay Zekâ Veri Merkezleri Enerji Talebini Artırıyor
Projeler arasında en ileri aşamada bulunan tesis, Michigan’daki Palisades Nükleer Santrali. Söküm çalışmalarının başladığı bir tesisin yeniden faaliyete geçirilmesi açısından dikkat çeken santralde Ağustos 2026’da yakıt yükleme sürecine geçildi. Yaklaşık 800 MW elektrik üretmesi beklenen tesisin Mart 2027 civarında faaliyete başlaması hedefleniyor.
Pensilvanya’daki Three Mile Island tesisinin Unit 1 bölümü de yeniden hizmete hazırlanıyor. Constellation Energy, 2024 yılında başlattığı proje için toplam 1.6 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. Yaklaşık 835 MW kapasiteye sahip olması beklenen tesisin 2027 yılında elektrik üretimine başlaması öngörülüyor. Microsoft, bu santralin ana müşterisi olacak ve 20 yıllık bir enerji tedarik anlaşması kapsamında üretilen elektriği kullanacak.
Google da Nükleer Enerji Yatırımlarına Destek Veriyor
Yeniden devreye alınması planlanan üçüncü tesis ise Iowa’daki Duane Arnold Enerji Merkezi. NextEra Energy ile Google arasındaki iş birliği kapsamında yeniden faaliyete geçirilecek santralin 615 MW elektrik üretmesi bekleniyor. Tesisin 2029 yılında üretime başlaması hedefleniyor.
Bu tesislerin yeniden devreye alınmasıyla toplam 2.25 GW kapasitenin elektrik şebekesine kazandırılması planlanıyor. Fakat projelerin tamamlanma takvimleri birbirinden farklı olduğu için kapasitenin tamamı kısa vadede kullanıma sunulmayacak.
Söz konusu santrallerin yeniden açılmasının arkasında, yapay zekâ sistemlerini çalıştıran veri merkezlerinin giderek artan elektrik ihtiyacı bulunuyor. Daha güçlü işlemciler, hızlandırıcılar ve genişleyen sunucu altyapıları, teknoloji şirketlerinin kesintisiz ve yüksek miktarda enerjiye erişimini kritik hâle getiriyor. Öte yandan yeni enerji santralleri kurmak ve bunları elektrik şebekesine bağlamak yıllar sürebiliyor. Bu nedenle daha önce ekonomik olmadığı gerekçesiyle kapatılan nükleer santraller, mevcut altyapıları sayesinde yeniden cazip bir seçenek olarak görülüyor.
