Arkheron, Diablo, Dark Souls ve PUBG’nin İddialı Karışımı

Bonfire Studios’un ilk oyunu Arkheron’u kamuya açıklanmadan önce izleme fırsatı bulduk. Oyun farklı türlerden esinleniyor ama ortaya çıkan karışım, tanıdık örneklerden çok daha özgün duruyor.

Stüdyonun arkasında Blizzard’dan tanıdığımız Rob Pardo var. Pardo, StarCraft, Warcraft III, World of Warcraft, StarCraft II: Wings of Liberty, Hearthstone ve sonradan Overwatch’a evrilen Project Titan’da kilit roller üstlenmiş bir isim. Yaklaşık on yıl önce kurulan Bonfire, Pardo’nun ekibe kattığı eski Blizzard geliştiricileriyle büyümüş. Çekirdek ekip bugün 70 kişiye yaklaşmış olsa da sanat, mühendislik ve yayıncılık tarafında hâlâ işe alımlar sürüyor.

Arkheron uzun süredir “her sabah oyna, öğleden sonra iyileştir” anlayışıyla şekillenmiş. Ekip her gün oyunu oynayıp anında geri bildirim toplamış, aynı gün küçük dokunuşlarla oyunu bir adım ileri taşımış. 2024’te küçük bir toplulukla kapalı testler de yapılmış. Şimdi sıra ilk açık denemede: Steam’de 19 Eylül Cuma ile 21 Eylül Pazar arasında oynanabilecek.

Peki Arkheron ne? En kısa anlatımla Diablo, Dark Souls ve PUBG’den parçalar alıp bunları takım tabanlı PvPvE bir deneyimde harmanlıyor. Oyun izometrik (yukarıdan) kameraya sahip, ancak nişancı oyunlarındaki gibi serbest nişan sistemiyle kamera karakterden bağımsız dönüp hedefe kilitlenebiliyor. Bu yapı hem yakın dövüş hem menzilli çatışmaları dengeliyor; kamera yakın olduğu için kapışmalar sert ve bire bir hissi veriyor, aynı anda uzak hedefleri de takip edebiliyorsunuz.

Ana modun adı Ascension Royale (Yükseliş Royale). Üç kişilik 15 takım, yani toplam 45 oyuncu, yaşayan dünyanın anılarından oluştuğu söylenen gizemli bir kulede zirveye ulaşmak için savaşıyor. Karakterler “Echo” olarak anılıyor; dünyada işi yarım kalmış ruhlar bunlar. Geçmişlerine bağlayan belirsiz bir çekimle kulede sıkışmış durumdalar ve bu tuhaf Uçurum’dan kurtulmak için her yolu deniyorlar.

Her maç Echo’lar çıplak elle başlıyor. İlk iş yağma: sandıklar, yaratıklar, küçük görevler ve alt ettiğiniz rakipler üzerinden ekipman topluyorsunuz. Birkaç dakika sonra Uçurum Fırtınası tüm katı süpürmeye başlıyor ve haritada beliren “fenerler” tek güvenli bölgeye dönüşüyor. Fener sayısı her zaman takımlardan az olduğu için müzikli sandalyeye benzer bir yarış başlıyor. Takımınızın kendi fenerini kapması şart; biri gelip itiraz ederse, üst kata çıkmak için onları sahadan silmeniz gerekiyor. Son hesaplaşma kulenin dördüncü katında olsa da, bazen tüm kalan takımlar aynı fenere yığılırsa maç daha erken de bitebiliyor. Ayakta kalan son takım kazanıyor.

Arkheron’da esas yıldızlar eşyalar. Her eşya tekil bir yetenek getiriyor: sersemletme vuran bir kılıç, doldurulup uzak mesafeden isabetli atış yapan bir arbalet, tüm ekibi kısa süre görünmez kılan bir taç, birkaç saniyeliğine dışarıyı kesen bir duvar ören asa gibi. Düşen eşyalar rastgele, karakterlerin doğuştan yeteneği yok. Bu yüzden her maç elinize gelenle düşünmek ve uyum sağlamak gerekiyor.

Echo’ların dört eşya yuvası var: iki silah, bir taç ve bir muska. Oyundaki eşyaların çoğu “Eternal Relic” ve dörder parçalık setler hâlinde geliyor. İki parça bulursanız set bonusu açılıyor; iki farklı setten iki bonus aynı anda taşınabiliyor. Dört parçayı tamamlayan şanslı oyuncu ister Echo olarak kalıp büyük set bonusunu alıyor, ister “Eternal” formuna dönüşüyor. Eternals, anılarına en sıkı bağlarla kuleye tutunan sakinler. Bonfire, hikâyeyi zamanla bu karakterlerin gözünden açmayı planlıyor.

Oynanış tarafında Eternal’a dönüşmek beşinci bir yetenek kazandırıyor, fakat o maç boyunca Echo formuna geri dönemiyorsunuz. Pardo, aktif Eternal havuzunu zaman zaman değiştirerek metayı tazelemeyi düşündüklerini de ima etti. Eternal Relic’ler, sizde veya takım arkadaşlarınızda çıkan kopyalarla Seviye 3’e kadar yükseltilebiliyor.

Bir maç, tepe kata kadar çıkarsanız 25 dakikaya uzuyor. Başlamadan önce takımınız haritaya bakıp iniş bölgesi seçiyor; PUBG’ye selam niteliğinde bir detay. Fenerler aktif olunca harita üzerinde görünüyor ve hangilerinin kapışma altında olduğu da işaretleniyor. Yapı gereği, klasik battle royale’lerdeki gibi çatışmadan kaçıp sonu görmek neredeyse imkânsız.

Sıradan yaratıkların yanı sıra savaşları alt üst eden, öldürülemeyen dolaşan bir düşman da var: Fury. Sunumda, iki takım arkadaşı yerdeyken tek kalan bir oyuncunun Fury’yi ustaca kullanıp üç kişilik bir ekibi oyundan sildiğini gördük.

Sunumun sonunda Rob Pardo, Bonfire’ın önce derinlik ve ustalık seviyesini inşa etmeyi, erişilebilirliği ise üzerine kat kat eklemeyi seçtiğini söyledi. Düşünceleri şu: Baştan derinlik için tasarlanan bir oyun rekabetçi oyunculara binlerce saatlik ömür sunar; yeni gelenler için rehberlik ve öğreticilik sonra eklenebilir. Yani PvE unsurlar bulunsa da Arkheron esasen rekabetçi bir PvP deneyimi olacak. 19–21 Eylül’deki açık test yalnızca PC’de yapılacak. Tam sürüm ise PlayStation 5 ve Xbox Series X|S’e de gelecek. Klavye-fare ve kumanda, oynanış açısından eşit şekilde destekleniyor.

Kaynak: wccftech.com

Exit mobile version