Aşırı İnternet Kullanımı Stres ve Kötü Ruh Haliyle Bağlantılı

İnternette uzun süre vakit geçirmek sadece zaman kaybı anlamına gelmiyor. Almanya’daki University of Duisburg-Essen öncülüğünde yürütülen yeni bir çalışma, problemli internet kullanımının stres, kötü ruh hali ve kişinin normalde keyif aldığı başka aktiviteleri geri plana atmasıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

Paylaşılan kısa bilgilere göre araştırma, Ekim 2021 ile Ağustos 2024 arasında toplanan verilere dayanıyor. Çalışmaya katılan 900 Alman yetişkinin tamamı, son bir yıl içinde en az ara sıra oyun oynama, pornografi tüketimi, sosyal ağ kullanımı ya da çevrim içi alışveriş gibi internet temelli aktivitelerde bulundu.

Araştırmacılar burada “internetin kendisini” değil, kontrolden çıkabilen kullanım biçimlerini inceliyor. Yani odak noktası; aşırı oyun oynama, sosyal medyada çok fazla zaman geçirme, çevrim içi alışverişi abartma veya pornografi tüketiminin sorunlu hale gelmesi. Çalışmanın temel mesajı da tam olarak burada ortaya çıkıyor: Sorun tek başına ekrana bakmak değil, bu davranışın kişinin günlük yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyecek seviyeye gelmesi.

University of Duisburg-Essen’den Prof. Matthias Brand’ın çalışmalarında öne çıkan I-PACE modeli de bu tabloyu açıklamak için kullanılıyor. Bu modele göre problemli kullanım genelde üç mekanizmanın birleşimiyle güç kazanıyor. İlki, kişinin kendini daha iyi hissetmek ya da kötü duygulardan uzaklaşmak için internete yönelmesi. İkincisi, zamanla oluşan içsel bir zorlanma hissi. Üçüncüsü ise başladıktan sonra durmakta zorlanmak. Başka bir deyişle, ödül hissi, alışkanlıklar ve özdenetim zayıflığı aynı anda devreye girebiliyor.

Üniversitenin daha önce paylaştığı ayrıntılara göre benzer çalışmalarda katılımcılar klinik görüşmeler, anketler ve bilgisayar destekli testlerle değerlendirildi. Araştırmacılar özellikle internetle ilişkili uyaranların dürtü kontrolünü ne kadar etkilediğine bakıyor. Elde edilen sonuçlar, duygular, alışkanlıklar ve özdenetim arasındaki ilişkinin problemli internet kullanımında kritik rol oynadığını gösteriyor.

Bu bulguların pratik tarafı da var. Araştırmacılar, hangi mekanizmanın baskın olduğunun anlaşılması halinde önleme ve tedavi yaklaşımlarının daha hedefli hale gelebileceğini düşünüyor. Kısacası herkes için aynı çözüm yerine, kişinin neden çevrim içi ortamdan kopamadığını anlamaya odaklanan yöntemler daha etkili olabilir.

Özetle çalışma, oyun, sosyal medya, pornografi ya da çevrim içi alışveriş gibi alanlarda aşırıya kaçan internet kullanımının ruh hali ve günlük yaşam üzerindeki etkilerini bir kez daha gündeme taşıyor. Özellikle stresli dönemlerde ekran başında geçirilen sürenin neden arttığını anlamak için bu tür araştırmaların önemi daha da büyüyor.

Kaynak: www.techspot.com

Exit mobile version