Neredeyse 20 yıllık bir geçmişe sahip olan Assassin’s Creed serisi, her oyununda oyuncuları tarihin farklı dönemlerine götürerek adeta bir tarih öğretmeni görevi görüyor. Tarihi gerçekleri kurgusal hikayeler ve karakterler ile harmanlayan seriyi yakından takip edenler, Fransız İhtilali’nden Peloponez Savaşı’na kadar geniş bir yelpazeye hakim sayılırlar. Sayısız oyundan oluşan serinin akıllarda en çok yer eden üyelerinden biri de Black Flag olmuştu. Korsanlığın altın çağını işleyen bu oyun, klasik Assassin’s Creed tecrübesine deniz savaşlarını eklemişti. Çıkış tarihinden dolayı günümüz teknolojilerinden mahrum kalan oyun, 13 yılın ardından yenilenmiş sürümüyle geri döndü ve bizi yine korsanların dünyasına götürüyor.
Assassin’s Creed Black Flag Resynced, 13 yıl önceki oyunun yeniden geliştirilmiş bir sürümü. Bunu sıradan bir “remaster” olarak düşünmeyin çünkü karşımızda orijinal oyunun cilalanmış bir sürümü değil, Anvil motoru ile yeniden inşa edilmiş “remake”i bulunuyor. Elbette ki hikaye, karakterler ve birçok temel detay aynı şekilde korunmuş ancak hem teknolojik açıdan müthiş bir sıçrama var hem de tasarım sürecinde bazı değişiklikler yapılmış. Orijinal oyunu oynamış olanların fark edebileceği bu değişiklikler, oyunu modern oynanış mekaniklerine uyumlu hale getirerek çok daha akıcı bir tecrübe sunulmasını sağlamış. Sadece oynanış tarafında değil, içerik tarafında da yapılan değişiklikler oyuna derinlik ve keyif katmış.
En İyi Korsan Oyunu!
Oyuna başkahraman Edward Kenway’i anlatarak başlayalım. Para ve şöhret peşindeki sıradan bir korsan diyebileceğimiz Edward, kendini bir anda Suikastçılar ve Tapınakçılar arasındaki mücadelenin ortasında buluyor. Bu noktadan sonra hayatta kalmak için yeteneklerini sergileyince dikkatleri üzerine çekiyor ve yavaş yavaş başroldeki yerini alıyor. Aslında oyunun hemen başında gemisi ve mürettebatı suyun dibini boylayan Edward’ın amacı kendi korsan cumhuriyetini kurmak. Ancak bu amacına ulaşması için önünde uzun bir yol, keşfedilmesi gereken sayısız ada ve alt edilmesi gereken sayısız düşman vardır. Resynced bu parçaları en iyi şekilde bir araya getirince de karşımıza piyasadaki en iyi korsan oyunu çıkmış.
Perişan halde vurduğu kıyıda önce bir dost, ardından bir gemi edinen Edward, Havana’ya doğru yola çıktıktan sonra biz de Black Flag dünyasını keşfetmeye başlıyoruz. Yeni dostlar edinmek, şehrin sunduklarını keşfetmek, çevremizde neler döndüğünü öğrenmek, halkın arasına karışmak, kimin dost kimin düşman olduğunu çözmek ve düşmanları kılıcımızdan geçirmek… Tüm bunları yaparken de oyunun mekanikleri birer birer önümüze seriliyor. Edward’ın hareket kabiliyeti ve silah kullanma becerisi dışında bir suikastçı gibi işini gizlilikle halledebiliyor olması, klasik Assassin’s Creed tecrübesi yaşanmasını sağlıyor. Elbette ki burada tercih büyük oranda oyuncuya bırakılıyor ama gizlilikle ilerlemenin verdiği keyif bambaşka.
Peki Edward Kenway Neler Yapabiliyor?
Edward bir korsan ve birinci silahı keskin kılıçları. Düşmanlarla karşı karşıya geldiği ilk andan itibaren savaşlarda kılıcına başvuruyor. Üstelik oyunun ilerleyen saatlerinde daha güçlü kılıçlara da geçiş yapabiliyor. Kılıç kılıca savaşta normal saldırılar ve ağır saldırılar yapmak mümkün. Zayıf düşmanlar üst üste darbelerle çabucak indirilebiliyor ancak gard aldıklarında önce gardlarını düşürmek gerekiyor. Daha iri düşmanlara karşı daha dikkatli olmak gerekiyor çünkü hem savunmaları hem de saldırıları daha güçlü. Ancak olay sadece kılıç sallamaktan ibaret değil, oyunda savuşturma ve kaçınma mekaniği de mevcut. Basit saldırıları doğru zamanlama ile savuşturup direkt ölüm saldırısı (takedown) yapabiliyoruz.
Ölüm saldırısı yapmanın tek yolu bu da değil. Düşmanla burun burunayken ayağına tekme atarak onları yere serince ya da vücuda atılan bir tekmeyle duvara yapıştırınca bitirici vuruş için yine fırsat doğuyor. İşte tüm bunlar özellikle kalabalık düşman gruplarına karşı enfes dövüş sahnelerinin ortaya çıkmasını sağlıyor. Edward’ın tabancası da mevcut ve mühimmat kısıtlı olduğu için bunu kritik anlarda kullanmak gerekiyor. (Geliştirmeler sayesinde kurşun sayısını artırmak mümkün.) Elbette ki düşmanlar arasında da silah kullananlar var ve gelen kurşunlardan kaçınmak mümkün. Alternatif bir savunma da başka bir düşmanı yakalayıp siper almak ki bu da silahını dolduran düşmanlara karşı zaman kazanmamızı sağlıyor.
Kılıç ve silah kullanımı yerimizi direkt belli ediyor. Peki işimizi gizlice halletmek için neler yapabiliyoruz? Bu noktada kısa sürede elde ettiğimiz gizli bıçaklarımız (Hidden Blade) epey iş görüyor. Alışıldığı üzere gizlilikle ilerlerken yaklaştığımız düşmanları tek hamlede indirebiliyoruz. Özellikle kale ve kamp baskınlarında kafaya takıp herkesi sessizce indirmek müthiş bir haz veriyor. Burada orijinal oyuna göre önemli bir değişim var: Black Flag’de gizli bıçaklar seçilebilir bir silahtı ancak Black Flag Resynced’de gizli saldırılar ve bitirici vuruşlarda kullanılabiliyor. Haliyle oyunda kılıç dövüşlerinin ağırlığı artmış ki bu da Edward’ın aslında bir suikastçı değil, bir korsan olduğunu iyice vurguluyor.
Öte yandan oyunda gizliliği destekleyen farklı ekipmanlar da mevcut. Smoke Bomb, atıldığı yeri dumana boğuyor ve bu sayede gizli saldırı imkanı tanıyor. Sleep Dart, düşmanları kısa süreliğine uyutan iğneler atarak onları savunmasız hale getiriyor. Aynı şekilde kullanılan Berserk Dart ise düşmanları kendi adamlarına saldıracak kadar çıldırtıyor. Tüm bu ekipmanların mühimmat sınırı Crafting bölümündeki geliştirmelerle artırılabiliyor. Elimizde bir de kullanım sınırı olmayan Rope Dart var ki bu da belli bir yükseklikteyken düşmanları iple bulunduğumuz noktaya asmaya yarıyor. Bir düşmanı bu şekilde etkisiz hale getirmek epey eğlenceli ancak çevrede bunu görecek başkaları olduğunda gizlilik kısmı yalan oluyor.
Sığınak Sistemi
Bir korsanın yeri tabii ki açık denizlerdir ama korsanlar da kendilerini güvende hissedecekleri ve dinlenecekleri bir yere ihtiyaç duyar. Oyunun ilk saatlerinin ardından Edward da kendine yeni bir yuva buluyor. Great Inagua’daki güvenli koyda bir malikanenin yanı sıra iskele ve ek binalar bulunuyor. Üstelik her bina Edward’a ve mürettebata çeşitli faydalar sunuyor. Malikaneden başlamak gerekirse üç ekleme (Facade, Tower and Garden, Guesthouse) sayesinde hem “koruma geliri” hem de filo kapasitesi artıyor. Koruma geliri zamanla pasif gelir kazanılmasını sağlarken, filo kısmını gemi savaşlarında anlatacağım. Malikane dışında ise iskele civarına yedi farklı bina inşa etmek ve bunları da ayrıca geliştirmek mümkün.
Harbourmaster için en önemli bina demek yanlış olmaz. Geminin geliştirmelerini yapabildiğimiz bu binayı geliştirdikçe seçenekler de artıyor. General Store, hayvan derisi ve silah satan bir dükkan ki geliştirildiğinde deri çeşitliliği artıyor, ender ve efsanevi silahlar satın alınabilir hale geliyor. Tavern, mini oyun ve kraliyet gemileri hakkında ipucu alma noktası. Campfire’dan mürettebat için ücretsiz korsan tutulabiliyor. Brothel, ücretsiz dansçı tutmak dışında mürettebatın hasara dayanıklılığını artırıyor. Treasure Dealer, malikane gelirini artırırken özel eşyalara erişim ve define haritası restorasyonu hizmeti veriyor. Son olarak Fisherman’s Wharf deniz canlılarından çıkarılan deri miktarını ikiye katlıyor.
Gemi Savaşları
Ve gelelim asıl konuya, Black Flag’i diğer tüm Assassin’s Creed oyunlarından ayıran ve Skull and Bones’un ortaya çıkmasına vesile olan kısma. Edward her ne kadar birçok görev için karaya çıksa da oyunda gemi savaşları önemli yer tutuyor. Dahası bu gemi savaşları oyunun en eğlenceli kısımlarından biri, belki de birincisi. Oyunun açık dünyasında yol alırken genellikle kimse bize bulaşmıyor. İngiliz ve İspanyol gemileri arasındaki savaşın ortasından geçip top yemediğimiz müddetçe huzurumuz kaçmıyor. Zaman zaman çıkan sert fırtına, yüksek dalgalar ve yıldırımlar heyecanı artırsa da basit manevralarla bunların üstesinden gelebiliyoruz. Ancak bir noktada savaşmak bir tercih değil, ihtiyaç oluyor ve eğlence başlıyor.
Öncelikle gemiyi iyi tanımanız, kontrolleri hızlıca kavramanız lazım. Tüm geliştirmeleri yapılmış bir geminin önünde ve iki yanında toplar, arkasında varil bırakma platformu, ortasında da havan topu bulunuyor. Akıllıca manevralar yaparak düşman gemisini topa tutmak en basit yöntem ama öncesinde uzaktan yapılacak havan topu saldırıları işleri kolaylaştırıyor. Düşman arkamıza geçtiğinde bu kez patlayıcı varilleri suya bırakıp uzaktan ateş ederek patlatmak mümkün. Bir diğer saldırı hamlesi de geminin burnuyla düşmana çarpmak. Mekaniklere hakim olduktan sonra sadece bire bir savaşlarda değil, kalabalık gemi gruplarına karşı da zafer kazanmak kolaylaşıyor. Gövde geliştirmeleri ise savaştaki dayanıklılığı artıyor.
Düşman gemileri etkisiz hale getirdikten sonra batırmak bir seçenek ama daha fazla kaynak için gemiye çıkmak gerekiyor. Mürettebatla beraber düşman gemisine çıkıp teslim olana kadar savaştıktan sonra karşımıza bazı seçenekler çıkıyor. Bunlar kendi gemimizi tamir etmek, aranma seviyesini düşürmek için düşman mürettebatı serbest bırakmak ve gemiyi filoya katmak olarak sıralanıyor. Ve bu noktada oyundaki bir diğer konu, yani filo kurulumu devreye giriyor. Filoya katılan gemiler görevlere gönderilebiliyor ve görevlendirme sırasında başarı ihtimali de tahmini olarak gösteriliyor. Bu ihtimal görevlendirilen geminin türü ve seçilen göreve bağlı olarak değişiyor. Başarısız olan gemiler ise suyun dibini boyluyor.
Bu filo görevlendirme olayına başlayabilmek için haritanın farklı bölgelerindeki kalelerden en az birini ele geçirmek gerekiyor. Bunun için de yine gemimizi kullanıyor ve kalelere saldırıyoruz. Gemi savaşlarından farklı olarak sabit bir hedefe saldırmak ilk başta kolay gelebilir ancak kalelerin savunmaları oldukça güçlü. Bu savunmayı kırmanın en kolay yolu ise havan topu kullanmak. Havan topu fazlasıyla etkili olduğu için mühimmat sayısını artıran geliştirmeleri çabucak açmak gerekiyor. Kalelerin belli noktalarına yapılan karşı atışlar da en az havan topu kadar zarar veriyor. Savunma kuleleri düştüğünde ise kılıcı kuşanıp karaya çıkma aşaması başlıyor ve hayatta kalan son düşmanları öldürüp kaleyi temizliyoruz.
Peki oyunda başka neler yapılabiliyor? Her Assassin’s Creed oyununda olduğu gibi Black Flag Resynced’de de yapılabilecek çok şey var. Her bir adaya çıkıp sandıkları ve kaynakları toplamak, hazine haritaları ile gömü bulmak, tavernadaki farklı mini oyunlardan az da olsa para kazanmak, ana ve yan görevler dışındaki kontrat görevlerini yapmak, karada hayvan avlamak, açık denizde kayığa binip balina ve köpekbalığı avlamak ve nicesi. Bu arada haritada yer alan yarıklar (rift) üzerinden Edward’ın muhtemel alternatif hikayelerini görebiliyoruz. Ve bir de oyunun “canlı servis” temalı Animus kısmı var ve oyun boyunca kazandığımız veri parçacıkları (data fragment) sayesinde buradaki farklı ödülleri açabiliyoruz.
Gemi kullanımı ve açık denizler konusunda birkaç not daha düşeyim. Oyunda hızlı seyahat sistemi mevcut ancak denizin keyfini çıkarmak isterseniz harita üstünden bir rota çizip geminin kendi kendine gitmesini sağlayabiliyorsunuz. Bu süreçte kendimizi bir savaşın ortasında bulursak kontrol direkt bize geçiyor. Öte yandan oyunun ortalarına doğru gemiye “Diving Bell” denen bir ekipman takıyoruz. Bu da suyun derinliklerine inip keşif yapmamızı sağlıyor. Haritanın belli noktalarında yapılan keşiflerde bulduğumuz sandıklardan hem para hem de şablonlar çıkıyor ve bu şablonların tamamı gemiyi daha güçlü hale getiriyor. Bu sırada dikkatli de olmak gerekiyor çünkü bir anda köpekbalıkları ile burun buruna gelebiliyoruz.
Assassin’s Creed Black Flag Resynced Kaç Saat Sürüyor?
Black Flag Resynced’in ne kadar süreceğini tamamen oyuncunun oyun tarzı belirliyor. Eğer sadece ana hikayeye odaklanmayı ve ana görevleri yaparak ilerlemeyi tercih ederseniz, oyunu 20 – 25 saat arası bir sürede bitirebilirsiniz. HowLongToBeat verilerine göre ana ve yan görevleri bitirmek ortalama 35 saat sürüyor. Benim gibi her bir adayı temizlemek, toplanabilecek her şeyi toplamak ve haritanın tamamını açmak isterseniz de 50 – 60 saat arası bir serüven sizi bekliyor. Tabii ki tüm bu ortalama saatlere yapılan acemilikler, başarısız görev denemeleri ve enfes manzaraların keyfini çıkarmak dahil değil. Bu arada oyunun dünyasının hem karada hem de denizde şahane manzaralar sunduğunu da not düşmek isterim.
Karar
Black Flag Resynced, Assassin’s Creed serisinin en iyi oyunlarından biri olmanın dışında piyasadaki en iyi korsan oyunu belki de. Özellikle deniz savaşlarının verdiği keyif ve heyecan oyunun değerini artırıyor. Gelişmiş parkur sistemi orijinal oyuna göre daha akıcı bir oynanış sunuyor. Öte yandan karada yapabildiklerimiz de diğer Assassin’s Creed oyunlarından fazlasını sunmuyor. Dövüşlerin nispeten kolay olması, oyundaki bazı gizlilik mekaniklerini boşa çıkarıyor. Ayrıca belli bir saatten sonra oynanış tekrara düşmeye başlıyor. Yine de orijinal oyunu oynamayanlar için modern mekaniklerle süslenmiş, yepyeni ve dolu dolu bir oyun var karşımızda. Korsan temasını sevenler Black Flag Resynced’e mutlaka şans vermeliler.
8/10
Assassin’s Creed Black Flag Resynced’in Sistem Gereksinimleri Neler?
Açık dünyada geçen tüm oyunlar performans açısından soru işareti barındırır. Bu noktada Assassin’s Creed Black Flag Resynced’in bir avantajı, detaylı şehirlere sahip olsa da haritasının büyük kısmının denizle kaplı olması. Geliştirme sürecinde yer alan 15 farklı Ubisoft stüdyosunun, bu ikisinin dengesini çok iyi tutturduğunu söyleyebilirim. Oyunu üst seviye bir ekran kartı olan NVIDIA RTX 5070 Ti ile oynadım ve tüm ayarları en üst seviyeye çekip süper çözünürlük ya da kare oluşturma açmadığımda FPS değeri 70 – 90 aralığında seyretti ki bu da akıcı bir oynanış tecrübesi sundu. Farklı bileşenler için açıklanan minimum, önerilen, yüksek ve ekstrem sistem gereksinimlerini ise aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.
Assassin’s Creed Black Flag Resynced’de Kullanılan NVIDIA Teknolojileri Neler?
Black Flag Resynced’in grafik ayarları bölümündeki görüntü ölçeklendirme (Upscaler Type) kısmında NVIDIA DLSS’i seçtikten sonra Native AA, Quality, Performance ve Custom seçenekleri beliriyor. Custom seçildiğinde minimum ve maksimum çözünürlük oranları belirlenebiliyor. Kare oluşturma (Frame Generation) kısmında NVIDIA DLSS’i seçtikten sonra ise 2x, 3x, 4x, 5x ve 6x seçenekleri beliriyor. Son olarak oyunun ışın izleme (Raytracing Mode) tarafında Standart ve Extended seçeneklerini sunduğunu belirteyim.
