EA Sports FC 27 İncelemesi


Techolay’ı Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Teknoloji haberlerimizi Google’da daha sık görmek için Techolay’ı tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

EA Sports FC 27 İnceleme: Bu Yıl Neler Değişti?

Futbol oyunları piyasası uzun yıllardır Electronic Arts’ın tekeli altında. Öyle ki seri “FIFA” ismini kaybetmiş olmasına rağmen çabucak kendi markası “FC”yi yaratıp yoluna hız kesmeden devam ediyor. Elbette ki yapımcılar her yıl birçok özellik ve geliştirme duyuruyor, bunları oyuna entegre ediyor ancak radikal değişimler ve gelişimler görmek için birkaç yıllık döngülere ihtiyaç duyulduğu aşikar.

Her şeye rağmen piyasadaki en gelişmiş ve en modern futbol oyunu FC 27. Üstelik bu yıl da oynanış ve içerik anlamında birçok yenilik mevcut. Benim gözümde saha içi tarafı en önemli konu olsa da NBA 2K’in yıllardır ekmeğini yediği MyPARK / Neighborhood / The City benzeri bir yapı Electronic Arts’ın hayallerini süslüyordu hep. Ve nihayet ilk adım atıldı ve oyuna The Grounds adlı açık dünya eklendi.

The Grounds, serinin içerik açısından en büyük yeniliği. Oyunculara sosyal bir ortak alan sunulurken, oyunun başında uzun saatler geçirmemiz hedeflenmiş tabii ki. FC 27’yi açar açmaz mini bir hikaye eşliğinde sokaklara adım atıyor ve eski bir dost Alex Hunter ile karşı karşıya geliyoruz. Kısa bir sohbetin ardından o da bizi Kylian Mbappe ile tanıştırıyor ve ilk minyatür kale maçımızı oynuyoruz.

The Grounds neler sunuyor?

The Grounds yeniliklerle dolu olsa da oyuncuların kulüp kurup maçlar yaptığı Clubs modunun da yeni yuvası. Önceki yıla göre kayda değer değişim yaşanmayan Clubs’ı bir kenara bırakırsak şehir üç farklı ülke temasının bir karması. Montclair’de Fransa, Zeiza’da Arjantin, Parkside’da ise İngiltere atmosferi yansıtılıyor. Bu birliktelik ilginç olsa da “atmosfer” konusu şehrin en zayıf yönü diyebilirim.

NBA 2K’in şehrini bir kez olsun ziyaret ettiyseniz, The Grounds epey boş gelecektir. Şehirde dört karakterden (Alex Hunter, Kylian Mbappe, Chloe Kelly, Paulo Dybala) görev almak dışında Clubs bölümü, Rush maçları, minyatür kale, ilginç mini oyunlar ve sağda solda duran noktaları vurmak gibi aktiviteler var. Bunlar için gezinirken ruhsuz NPC’lerin ve nadiren diğer oyuncuların yanından geçiyorsunuz.

Şehrin detaydan uzak tasarımı ve renk paleti etrafta dolaşmayı teşvik etmiyor pek, bu yüzden çok kısa süre sonra koşturmak yerine noktaları haritadan seçerek seyahat etmeye başlıyorsunuz. Bu nedenle The Grounds’un en azından mevcut haliyle varlığı sorgulanabilir. Clubs’ı kapsaması güzel, diğer oyuncularla bir araya gelme fikri güzel, bazı mini oyunlar da güzel ama bunlar kesinlikle yeterli değil.

Önceki oyunlarda yer alan Rush modu bildiğimiz gibi, dinamik ve eğlenceli maçlar sunuyor. Mini oyun tarafında ise ilginç bir yelpaze var. Favorim diyebileceğim Senaryolar, birer dakikalık dört aşamada farklı şekilde goller atılmasını istiyor. Kova Topu, topu kale yerine potaya sokmaya çalıştığımız bir format. 1v1 oynanan Gol Kontrolü’nde minyatür kalelere gol atıp onları ele geçirmeye çalışıyoruz.

Oyuncuların birbirini vurup üstündeki balonlarını patlattığı Balon Topu, top sürme odaklı Büyük Yarış, “ortada sıçan” mantığındaki Takım Kapmaca, topu farklı hedef noktalara atmaya çalıştığımız Bocce Topu gibi oyunları ise birer oynayıştan sonra tekrar ziyaret etmek istemedim. Açıkçası oyuncuların fikrinin alındığı bir süreç düzenlenseydi, çok daha yaratıcı ve eğlenceli oyunlar ortaya çıkabilirdi.

The Grounds’un en değerli kısmı ise Clubs diyebilirim. Yine arkadaşlarımızla bir araya geliyor, farklı pozisyonlara dağılıyor ve diğer oyuncu takımlarına karşı galibiyet kovalıyoruz. Etkinlikler, ligler, turnuvalar ve playoff’lar derken onlarca, belki de yüzlerce maç boyunca eğlenmek mümkün. Son olarak şehirde ünlü markaların ürünlerini satın alabileceğimiz mağazalar da bulunduğunu not düşeyim.

Oyunun bel kemiği Ultimate Team

Uzun yıllardır serinin taşıyıcı kolonu Ultimate Team (FUT) oldu. Oyuncuların paketler açtığı, rüya kadrolarını kurduğu, görevler yaptığı ve sezon boyunca kulüplerini geliştirdiği Ultimate Team’de bu yıl radikal bir değişim yok. En büyük yenilikse adeta bir anı defteri görevi gören Galeri bölümü. Artık sezon boyunca olup biteni, gelip gideni burada görebiliyor ve hatta ödül görevleri yapabiliyoruz.

FC 27’nin önceki oyuna kıyasla en çok gelişme kaydettiği alanlardan biri kariyer modu. Özellikle TransferRoom ile desteklenen transfer sistemi, kimileri için futbol dünyasının en heyecanlı zamanı olan transfer dönemini daha iyi yansıtıyor. Yüz yüze yapılan basit görüşmelerden ibaret transfer süreci, Beklenen Piyasa Değeri takibi ile başlıyor ve birkaç adımdan oluşan görüşmeler ile devam ediyor.

Transferde önce kulübü yokluyor, ardından kulüp ve futbolcu ile eş zamanlı görüşebiliyoruz. Bu sırada piyasa değerini ve maaş beklentisini göz önünde bulundurmak önemli. Teklife taksit ve sonraki satıştan pay gibi maddeler ekleyip iki tarafı da ikna edince transfer tamamlanıyor. Arsenal’in anlaştığım Michael Olise ve Brahim Diaz ikilisini beraber elimden kapması gibi sürprizlere de hazır olun.

Nihayet en önemli konu olan oynanışa geçebilirim. FC 27’nin oynanış tarafında yapılan yenilikleri hücumu güçlendirirken, savunmayı biraz zorlaştırmış. Önce savunmadan başlamak isterim çünkü savunma yaparken yapay zekaya güvenenlerin işi biraz zorlaşmış. Yapay zekanın kontrol ettiği futbolcuların etkisi biraz azaltılmış, haliyle oyuncuların kolaya kaçmayıp biraz daha inisiyatif alması gerekiyor.

Öte yandan kontrol ettiğimiz futbolcunun markaj hızı da artırılmış. Burada amaçlanan şey oyuncuların savunmaya daha fazla dahil olması ve ödüllendirilmesi ama benim gibi yapay zekaya daha fazla iş yükleyenlerin alışması biraz zaman alabilir. Hücumda yan toplara ve köşe vuruşlarına bel bağlayanlar içinse güzel yenilikler var. Vuruş öncesi pozisyon almak için açılan zaman penceresi önemli bir detay.

Topu nereye atacağımızı seçip tuşa bastıktan sonra genel kameraya geçiliyor, topa vurulana kadar bir süre tanınıyor. Bu sürede pozisyon mücadelesi veriyoruz ki bu da daha gerçekçi, daha eğlenceli bir aksiyon ortaya çıkarıyor. Akan oyundaki ortalarda ise topu daha fazla yönlendirebiliyoruz. Oynanış tarafından yapılan bu gibi geliştirmeler oyuna keyif katmış ama her şey kusursuz demek hala zor.

Karar

FC 27’nin saha içi geliştirmeleri oynanışı daha keyifli kılmış. Yeni köşe vuruşu ve orta değişiklikleri ile hücum tarafı güçlendirilmiş. Aynı şeyi savunma için söylemek zor tabii. Kariyer modunun yeniliklerle desteklenmesi güzel. Öte yandan The Grounds vasat bir girişim olmuş, bağlantı problemleri de alınabilecek keyfi baltalıyor. Günün sonunda sezonun yükünü yine Ultimate Team çekecek gibi.

8/10

EA Sports FC 27’nin sistem gereksinimleri neler?

FC 27’nin görselliği gayet tatmin edici seviyede. Futbolcular, formalar, zemin ve daha birçok departman fazlasıyla detaylı. Dinamik tribünler de atmosferi güçlendiren temel unsurlardan biri. Öte yandan geçen yıla kıyasla bir geliştirme yapılmamış olması, sistem gereksinimlerinin de aynı seviyede kalmasına vesile olmuş. Oyunun PC sürümü için duyurulan dört bileşen listesini görselde görebilirsin.

EA Sports FC 27’deki en iyi oyuncular

Her yıl oyun çıkmadan başlayan reyting tartışmaları, açıklama sonrası iyice alevlenir. Özellikle Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi döneminde kime daha yüksek reyting biçileceği hep tartışılmıştır. Bu yıl da zirve adayları aşağı yukarı belli ve çıkış günü itibariyle zirveyi iki isim paylaşıyor. Sezon içinde reytingler sık sık güncellenecek olsa da an itibariyle FC 27’deki en iyi 50 oyuncu şöyle:

  1. Kylian Mbappé, SNT, 91
  2. Erling Haaland, SNT, 91
  3. Lamine Yamal, SĞK, 90
  4. Harry Kane, SNT, 90
  5. Ousmane Dembélé, SNT, 90
  6. Rodri, MDO, 90
  7. Michael Olise, SĞO, 90
  8. Thibaut Courtois, KL, 90
  9. Pedri, MO, 90
  10. Vitinha, MO, 90
  11. Jude Bellingham, MOO, 90
  12. Khvicha Kvaratskhelia, SLK, 89
  13. Nuno Mendes, SLB, 89
  14. Vini Jr., SLK, 89
  15. Lionel Messi, MOO, 89
  16. Bruno Fernandes, MOO, 89
  17. Gabriel, STP, 89
  18. Willian Pacho, STP, 89
  19. Gianluigi Donnarumma, KL, 89
  20. William Saliba, STP, 88
  21. João Neves, MO, 88
  22. Raphinha, SLK, 88
  23. Joshua Kimmich, MDO, 88
  24. David Raya, KL, 88
  25. Declan Rice, MDO, 88
  26. Achraf Hakimi, SĞB, 88
  27. Luis Díaz, SLO, 88
  28. Virgil van Dijk, STP, 88
  29. Jan Oblak, KL, 88
  30. Lautaro Martínez, SNT, 87
  31. Dayot Upcamecano, STP, 87
  32. Mike Maignan, KL, 87
  33. Alisson, KL, 87
  34. Federico Valverde, MO, 87
  35. Marquinhos, STP, 87
  36. Nico Schlotterbeck, STP, 87
  37. Mohamed Salah, SĞO, 87
  38. Rúben Dias, STP, 87
  39. Gregor Kobel, KL, 87
  40. Nicolò Barella, MO, 87
  41. Jonathan Tah, STP, 87
  42. Bukayo Saka, SĞK, 87
  43. Jamal Musiala, MOO, 87
  44. Fabián Ruiz, MO, 86
  45. Désiré Doué, SĞK, 86
  46. Julián Álvarez, SNT, 86
  47. Pau Cubarsí, STP, 86
  48. Cucurella, SLB, 86
  49. Scott McTominay, MO, 86
  50. Federico Dimarco, SLB, 86
Exit mobile version