RGB’yi kasalar ve fanlar dışında PC dünyasına asıl taşıyan neydi? En yaygın kabul gören cevap: 2014’te tanıtılan Corsair K70 RGB mekanik klavye. Cherry’nin yeni MX RGB anahtarlarıyla her tuşa ayrı renk atama, yazılımdan efekt programlama ve sınırsız renk kombinasyonu sunması, RGB’yi modcu köşesinden alıp ana akıma taşıdı. CES 2014’te duyurulan proje, yaz sonuna doğru K70/K95 RGB klavyeler olarak satışa çıktı. Bu hamle, “RGB sync” ekosistemlerinin hızla doğmasına yol açtı.
Kıvılcımın adı: Corsair K70 RGB (2014)
Per‑tuş 16,8 milyon renk aydınlatma ve PC yazılımıyla kontrol, o dönemde klavyelerde ilk kez bu kadar kapsamlı sunuldu. Corsair, Cherry ile birlikte CES 2014’te prototipi sergiledi; birkaç ay sonra K70/K95 RGB modelleri resmen duyuruldu ve piyasaya çıktı. Böylece RGB, “sabit desenli LED”den çıkıp adreslenebilir, efektli ve oyun profilleriyle eşleşen bir deneyime dönüştü.
Ardından gelenler: anakart, RAM, ekran kartı
- Anakart: 2015’te MSI X99A Godlike Gaming, üzerinde programlanabilir LED şeritleriyle “ilk RGB LED anakart” olarak öne çıktı. Aynı yıl Asus, Z170 serisiyle Aura RGB entegre aydınlatmayı ve şerit başlıklarını yaygınlaştırdı.
- RAM: 2016’da GeIL EVO X, anakart yazılımıyla senkron çalışan “tam RGB” DDR4 kitlerini pazara getirdi; sonrasında G.Skill Trident Z RGB, ek güç kablosu gerektirmeyen tasarımıyla hızla popüler oldu.
- Ekran kartı: 2016 Pascal jenerasyonuyla RGB de GPU’lara indi; Gigabyte’ın GTX 1080 XTREME GAMING modeli özelleştirilebilir aydınlatmayı yazılımla sunan erken örneklerdendi.
Özetle, kasalar ve fanlar yıllardır renkli ışıklarla anılsa da, RGB’nin oyun donanımında “standart” olmasına giden yolu açan ilk kırılma noktası bir çevre biriminden, Corsair K70 RGB’den geldi. Sonrası, anakarttan RAM’e ve ekran kartına yayılan büyük bir ekosisteme dönüştü.
Kaynak: www.techspot.com
