Linux 7.1 Güncellemesi, Tamamen Baştan Yazılmış NTFS Sürücüsü İçeriyor

Linux 7.1, depolama tarafında son yılların en önemli değişikliklerinden birini sunarak yeni bir çekirdek içi NTFS sürücüsünü kullanıma getiriyor. Bu yenilikle birlikte Microsoft’un NTFS dosya sistemi, artık yalnızca dış bir destek bileşeni olarak değil; çekirdeğe entegre yerel bir sistem gibi ele alınıyor. Uzun süredir kullanılan yavaş FUSE tabanlı çözümler ve yeterince güncellenmeyen eski çekirdek kodlarının yerine, kullanıcılar artık daha hızlı, daha güvenilir ve doğrudan sistemle entegre bir NTFS desteğine sahip olacak.

Linux 7.1, Çekirdek İçine Yeni NTFS Sürücüsü Ekleyerek Depolama Desteğini Geliştiriyor

Burada NTFS desteğinin çekirdek seviyesinde tamamen yeniden tasarlanmış olması en önemli yenilik olarak öne çıkıyor. Uzun süredir kullanılan ve kullanıcı alanında çalışan FUSE tabanlı NTFS-3G sürücüsünün ya da daha yeni olmasına rağmen yeterince geliştirilmediği belirtilen NTFS3 sürücüsünün aksine, bu yeni çözüm doğrudan Linux çekirdeğine entegre ediliyor. Ayrıca sistem, en baştan modern Linux dosya sistemi mimarisi temel alınarak geliştirilmiş durumda.

Yeni NTFS sürücüsü; çekirdek içi yerel okuma/yazma desteği, XFS gibi modern dosya sistemlerinde kullanılan iomap tabanlı yüksek performanslı giriş/çıkış altyapısı ve folio tabanlı bellek yönetimi gibi önemli teknik iyileştirmeler içeriyor. Ayrıca eski buffer_head yapısının kaldırılması ve yazma verimliliğini artıran gecikmeli bellek tahsisi gibi optimizasyonlar da sisteme dahil edildi. Bu değişiklikler, NTFS’nin yalnızca “yeniden çalıştırılan” bir sistem olmasının ötesine geçerek Linux içinde modern bir dosya sistemi gibi davranacak şekilde yeniden tasarlandığını gösteriyor.

Linux kullanıcıları için Microsoft’un NTFS dosya sistemi uzun süredir kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Çift ön yükleme kurulumları, harici disk kullanımı veya farklı cihazlar arasında veri aktarımı gibi senaryolarda NTFS desteği her zaman gerekli olsa da bu destek, bugüne kadar “birinci sınıf” bir deneyim sunmadı. Geçmişte kullanıcılar; NTFS-3G sürücüsü, daha yeni NTFS3 sürücüsü veya yalnızca okuma desteği sunan eski çekirdek NTFS sürücüsü arasında seçim yapmak zorundaydı. NTFS-3G kararlı bir yapı sunsa da kullanıcı alanında çalıştığı için performans açısından yavaş kalırken, NTFS3 daha hızlı olmasına rağmen 2021’de Linux 5.15’e dahil edilmesinden bu yana büyük ölçüde bakımsız kaldı.

Linux 7.1’de yer alan yeni NTFS sürücüsü, aslında eski sürücünün temelini kullanıyor ancak Linux exFAT sürücüsünün de geliştiricisi olan Namjae Jeon tarafından baştan sona yeniden yazıldı. İlk olarak “NTFSPlus” adıyla geliştirilen bu çalışma, daha sonra doğrudan çekirdeğe “ntfs” adıyla dahil edildi. Bu süreçte Linus Torvalds da birleşmeyi duyururken yeni sürücüyü “NTFS’nin dirilişi” olarak nitelendirdi.

NTFS sürücüsünün beklentileri karşılaması durumunda, Linux ve Windows ekosistemleri arasındaki en uzun süredir devam eden uyumluluk sorunlarından birini önemli ölçüde azaltması bekleniyor. Özellikle NTFS-3G ile karşılaştırıldığında yeni yaklaşımın daha yüksek performans sunacağı öngörülüyor. Sürücünün doğrudan çekirdek içinde çalışması, FUSE tabanlı dosya sistemlerinde görülen bağlam değiştirme maliyetini büyük ölçüde ortadan kaldırarak önemli bir performans avantajı sağlıyor. Buna iomap altyapısı ve modern bellek yönetimi tekniklerinin eklenmesiyle birlikte, özellikle büyük ölçekli sıralı okuma ve yazma işlemlerinde daha yüksek hız, daha düşük CPU kullanımı ve yük altında daha tutarlı bir performans elde edilmesi hedefleniyor.

Yeni sürücü, mimari olarak daha temiz ve uzun vadede daha sürdürülebilir bir yapıya sahip olsa da tamamen yeni kod tabanı olması nedeniyle ilk sürümlerin her kullanım senaryosunda NTFS3’ü hemen geride bırakması beklenmiyor. Buna rağmen geliştirici, tek iş parçacıklı yazma işlemlerinde %3-5, çoklu iş parçacıklı yazma işlemlerinde ise %35 ila %110 arasında performans artışı elde edildiğini belirtiyor. Ayrıca 4 TB boyutundaki bir sürücünün sisteme bağlanma süresinin yaklaşık dört kat hızlandığı ifade ediliyor; bu da genel performans açısından dikkat çekici bir iyileşmeye işaret ediyor.

Yeni bir kod tabanı olmasından dolayı sürücü, her yeni yazılımda görülebilen bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle gelişmiş izin yönetimi, sıkıştırma ve günlükleme gibi daha az kullanılan NTFS özelliklerinde bazı uç senaryoların tamamen kararlı hâle gelmesinin zaman alabileceği belirtiliyor. Ayrıca NTFS’nin Linux için tasarlanmış bir dosya sistemi olmaması nedeniyle uyumluluk artsa bile ext4 veya XFS gibi yerel dosya sistemleriyle aynı davranış modeline birebir ulaşması beklenmiyor. Buna rağmen yeni sürücünün 326 adet xfstest testini başarıyla geçtiği, bunun da NTFS3’ün 273 başarılı sonucuna kıyasla daha iyi bir uyumluluk seviyesi sunduğu ifade ediliyor. Bu durum, sürücünün şimdiden çoğu kullanıcı senaryosu için yeterince güvenilir bir seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Yıllardır Linux tarafında NTFS desteği, “çalışıyor ama tam olarak güven vermiyor” şeklinde özetlenen bir kategoride değerlendiriliyordu. Sistem, genel olarak işlevsel olsa da kullanıcı deneyimi açısından hiçbir zaman yerel dosya sistemleri kadar sorunsuz bir yapı sunmadı. Linux 7.1 ise bu tabloyu değiştirme potansiyeli taşıyan ilk büyük adım olarak görülüyor; zira NTFS desteği, artık sadece zorunlu bir uyumluluk katmanı olarak değil; ciddi şekilde ele alınan bir bileşen hâline gelmiş durumda. Yeni sürücü düzenli bakım alır ve vadedilen performans ile kararlılığı sürdürebilirse, NTFS’yi Linux ve Windows arasında gerçekten sorunsuz bir köprüye dönüştürebilir. Aksi takdirde, Linux’taki “neredeyse mükemmel ama eksik” NTFS denemelerinin uzun geçmişinde yeni bir örnek olarak kalma riski bulunuyor.

Kaynak: tomshardware.com

Exit mobile version