Meta, çocukların çevrim içi güvenliğini hedefleyen yeni bir yasa tasarısının yeniden yazılmasını istiyor. Şirketin temel kaygısı, düzenlemenin mevcut haliyle kabul edilmesi durumunda çocuklara verilen zarar nedeniyle açılacak davalarda elini zayıflatması.
Konu, sosyal medya şirketlerinin çocuklar ve gençler için ürünlerini nasıl tasarladığına yönelik baskının hızla arttığı bir dönemde gündeme geldi. Özellikle sonsuz kaydırma, sürekli bildirimler, otomatik oynatma ve görünümü değiştiren fotoğraf filtreleri gibi etkileşimi artıran özellikler artık sadece ürün tasarımı meselesi olarak görülmüyor. Bu araçlar, mahkemelerde ve düzenleyici kurumlar nezdinde doğrudan çocuk güvenliği tartışmasının parçası haline gelmiş durumda.
Meta üzerindeki baskı son aylarda daha da arttı. Mart 2026’da New Mexico’daki bir jüri, şirketin genç kullanıcıların güvenliği konusunda yanıltıcı davrandığı ve platformlarının çocuklara zarar verdiği yönündeki iddialarda eyalet lehine karar verdi. Yine Mart 2026’da Los Angeles’taki ayrı bir davada Meta ve Google, gençlere zarar veren sosyal medya tasarımları nedeniyle ihmalkâr bulundu. Bu kararlar, platformların yalnızca kullanıcı içerikleri nedeniyle değil, ürün tasarımları nedeniyle de hukuki riskle karşı karşıya kalabileceğini gösterdi.
ABD’deki yeni tartışma da tam olarak bu noktaya odaklanıyor. Çocuk güvenliği düzenlemeleri uzun süredir daha çok içerik denetimi ekseninde ele alınıyordu. Ancak son dönemde hem davalarda hem de yasa çalışmalarında, platformların kullanıcıyı daha uzun süre içeride tutmak için kullandığı tasarım tercihleri öne çıkıyor. Eleştirmenlere göre özellikle genç kullanıcıları ekranda tutmaya yarayan bu sistemler, ruh sağlığı ve güvenlik açısından ciddi riskler doğurabiliyor.
Meta ise çocuk güvenliğine yönelik araçlar geliştirdiğini ve daha sıkı korumalar sunduğunu savunuyor. Şirket son dönemde Instagram, Facebook ve Messenger’daki genç hesaplara yönelik içerik kontrollerini küresel olarak genişlettiğini de duyurdu. Buna rağmen yasa metninin şirketi tasarım tercihleri üzerinden daha fazla davaya açık hale getirmesinden endişe ediyor.
ABD’de Kongre’de görüşülen çocuk güvenliği paketleri de bu yüzden teknoloji şirketleri ile yasa koyucular arasında önemli bir çekişme alanına dönüşmüş durumda. Tartışma artık sadece çocukların hangi içerikleri gördüğüyle sınırlı değil. Asıl mesele, sosyal medya platformlarının gençleri uygulamada tutmak için kullandığı mekaniklerin yasal sorumluluk doğurup doğurmayacağı.
Kaynak: www.techspot.com
