Meta, Dolandırıcılık Reklamlarından Kâr Etmeye Devam Ediyor

Meta’nın sızan iç belgeleri, şirketin 2024’te gelirinin yaklaşık yüzde 10’unu (kabaca 16 milyar dolar) dolandırıcılık ve yasaklı ürün reklamlarından beklediğini gösteriyor. Belgeler, Facebook ve Instagram’da kullanıcıların günde 15 milyar “yüksek riskli” sahte reklam gördüğünü; reklamverenlerin ise ancak dolandırıcılık ihtimali yüzde 95’in üstünde hesaplanırsa tamamen engellendiğini anlatıyor. Bu eşik tutturulmadığında şüpheli hesaplar sistemde kalıyor.

Meta, şüpheli görülen ama kaldırma eşiğinin altında kalan reklamverenlere açık artırmada “ceza” niteliğinde daha yüksek fiyat uygulayan bir model denedi. Amaç görünürde caydırmak; pratikteyse daha az sayıda sahte reklam satılırken kalanlarından daha fazla gelir elde edilmesini de sağlıyor.

Ayrıca belgeler, şirketin dolandırıcılık bildirimlerini uzun süre etkili yönetemediğini de söylüyor: 2023’te geçerli kullanıcı raporlarının yüzde 96’sı ya görmezden gelindi ya da hatalı reddedildi. 2025’in ilk yarısında denetim ekiplerinin alabileceği önlemler, toplam gelirin yüzde 0.15’inden fazlasına mal olmayacak şekilde “korumalı” tutuldu; bu da o dönem için yaklaşık 135 milyon dolara denk geliyor. Şirket içi hedef, sahte ve yasaklı reklamlardan gelen payı 2024’teki yüzde 10.1 seviyesinden 2025 sonunda yüzde 7.3’e, 2026’da yüzde 6’ya indirmek.

Meta Ne Diyor?

Meta Sözcüsü Andy Stone, bu hesaplamaların “kabaca ve aşırı kapsayıcı” olduğunu, içinde “çok sayıda meşru reklamın” da sayıldığını savunuyor. Şirket, son 18 ayda kullanıcıların sahte reklam şikayetlerini küresel ölçekte yüzde 58 azalttığını ve 2025’te 134 milyon parça sahte reklam içeriğini kaldırdığını da ekliyor.

Belgelerin İşaret Ettiği Riskler

Düzenleyici baskısı da artıyor. ABD’de Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) finansal dolandırıcılık reklamlarını incelediği belirtilirken, Birleşik Krallık’ta 2023’te ödemeye dayalı dolandırıcılık kayıplarının yüzde 54’ünün Meta ürünleriyle bağlantılı bulunduğu aktarılıyor.

Daha önce de Meta’nın yüksek bütçeli reklamverenleri hatalı yaptırımlardan koruyan ayrı süreçler uyguladığı iddiaları gündeme gelmişti. Bu, reklam gelirini koruma ile platform bütünlüğünü sağlama arasındaki denge tartışmasını yeniden alevlendiriyor.

Kaynak: www.techspot.com

Exit mobile version