NBA’de yeni sezon 20 Ekim’de başlıyor. Basketbolun en büyük yıldızlarının mücadele ettiği lig için geri sayım sürerken bu yıl ekstra bir heyecan var. Bunun nedeni LeBron James başta olmak üzere bazı yıldız isimlerin takım değiştirmiş olması. Bir yanda LeBron James, Jaylen Brown, Joel Embiid üçlüsünü bir araya getiren Philadelphia 76ers, diğer yanda Giannis Antetokounmpo, Klay Thompson, Bam Adebayo üçlüsünü bir araya getiren Miami Heat. Geçen sezonun şampiyonu New York Knicks ve diğer şampiyonluk adaylarını düşününce heyecan kaçınılmaz oluyor.
Neyse ki bu heyecanı yaşamak için daha fazla beklememize gerek yok çünkü NBA 2K serisinin yeni üyesi NBA 2K27 çıktı. Her yıl görsel gelişimi, zengin içeriği, oyunculara kendi basketbolcularını yaratıp adeta ikinci bir hayat yaşama fırsatı sunan MyPLAYER modu ve direkt cüzdanları hedef alan mikro ödemeler sistemi ile yine rakipsiz bir oyun var karşımızda. Elbette bu rakipsizlik serinin en büyük düşmanı olmayı sürdürüyor ancak bir basketbol severin seriden uzak durması için de yeterli olmuyor. Şimdi daha fazla vakit kaybetmeden detaylara geçeyim.
Öncelikle oyundaki içerik zenginliğinden bahsedeyim. NBA 2K27’de NBA ve WNBA’de mücadele eden tüm takımlar ve oyuncular yer alıyor tabii ki. Ekstra olarak her yıl olduğu gibi geçmiş yılların önemli kadroları “Classic NBA Teams” sekmesinden seçilebiliyor. 1964/65 Los Angeles Lakers’tan 2018/19 Toronto Raptors’a kadar oldukça geniş bir yelpaze var. Tüm bu takımları seçerek Quick Play’de eğlencelik maçlar yapabiliyoruz. Seriyi ayakta tutan MyPLAYER ve MyCAREER başta olmak üzere MyTEAM, MyNBA ve Blacktop gibi modlar da oyundaki varlığını sürdürüyor.
Oyuncunu yarat, hikayeni yaz
En çok oynanan bölüm MyCAREER olduğuna göre detaylara inmeye buradan başlayayım. MyCAREER’a girerken kendimize bir oyuncu yaratıyoruz. NBA 2K uygulamasından fotoğrafımızı çekip oyuna aktardıktan sonra basketbol dünyasına giriş yapıyoruz. Burada bizi üç ana bölüm karşılıyor; The City, Fire & Concrete ve Eras. The City, diğer oyuncularla sosyalleşip rekabet ettiğimiz kısım ki bunu ayrıca detaylandıracağım. Fire & Concrete, bizi bir kez daha klişelerle dolu bir hikayeye dahil ediyor. Eras ise oyuncumuzu NBA’in farklı dönemlerine götürmemizi sağlıyor.
Fire & Concrete bize bir kez daha NBA yıldızı olma hayali kuran bir basketbolcu rolü veriyor. Sokak basketbolunda yeteneklerini gösteren MP’nin ilk durağı G-League oluyor. Bu geçiş sırasında bir takım tercihi yapıyoruz ve bu tercihi yaparken oynadığımız pozisyonu dikkate almamız gerekiyor. Sonrasında yavaş yavaş kendimizi göstermeye başlıyor ve performansımıza göre draft sıralamasında basamakları tırmanıyoruz. Ancak günün sonunda NBA’e geçerken istediğimiz takımı seçebiliyor olmamız, bu sıralama için sarf ettiğimiz tüm çabayı anlamsız kılıyor.
Yeni hikayenin epey uzun sürdüğünü söylemeliyim. Kolay görevler, kolay maçlar ve daha az çabayla VC kazanmak güzel ancak hikayenin bir noktadan sonra sıkıcı geldiğini de belirtmeliyim. Bu süreci kısaltmanın yollarından biriyse en başta Chapter 1 yerine Chapter 6’yı seçmek. Böylece hikayeye MP’nin NBA’deki çaylak sezonundan başlayabiliyoruz. Bu arada ilginç detaylardan biri de bir noktada kendimize bir takım arkadaşı yaratabilmemiz. Trace Miller adlı bu oyuncuyu yaratırken bir “build” seçiyoruz ve zaman içinde yeteneklerini geliştirebiliyoruz.
Şehre inmeden Eras’ı da açıklayayım. Eğlence odaklı hazırlandığını düşündüğüm bu kısımda yarattığımız basketbolcuyu NBA’in beş farklı döneminden birine götürüp seçtiğimiz takımda mücadele ediyoruz. Magic Johnson vs Larry Bird, Michael Jordan, Kobe Bryant, LeBron James ve Stephen Curry olarak sıralanan dönemlerin her birinde 30’ar önemli an yer alıyor. Bunları başarıyla tamamladığımızda ise özel ödüller kazanıyoruz. Bu kısma dair ilginç olan durum, kayıt dosyasının MyCAREER ilerleyişinden ayrı tutulması ki bu da Eras’ı biraz anlamsız kılıyor.
Fırsatlarla dolu The City
Ve gelelim asıl konuya, bir yıl boyunca oyuncuları NBA 2K27’nin başında tutacak The City‘ye. Şehir yine dopdolu, oyuncular oradan oraya koşarak ya da scooter gibi araçlarla dolanıp duruyor. Basketbol oynamak, VC kazanmak ve oyuncumuzu geliştirmek için yapılacak sayısız şey var. Street Kings, The Park, The REC, Ante-Up, Proving Grounds ve Triple Threat Park gibi diğer oyuncularla farklı formatlarda rekabet edebildiğimiz alanlar hala mevcut. Bunların her biri farklı formatlar dışında farklı hedefler ve ödüller sunarak oyuncuları motive ediyor.
Bu yıl şehre iki yeni alan daha eklenmiş ki bunlardan biri olan Casual Corner, şehre yabancı olanların tam da istediği şey aslında. Özellikle yeni oyunculara hitap eden bu bölümde benzer seviyedeki ve performans reytingine sahip oyuncular eşleştiriliyor, böylece bir anda 99’luk birinin karşısına çıkıp madara olmuyoruz. Üstelik PvE maçlar da yapılabilmesi işleri biraz daha kolaylaştırıyor. Crew HQ ise takımlar için bir kulüp binası görevi görüyor adeta. Özelleştirilebilir bu alanda toplanmak, antrenman yapmak ve direkt maç aratabilmek mümkün.
Oyundaki diğer modlardan MyTEAM’de oyuncu kartları üzerinden hayalimizdeki takımı kurabiliyoruz. Oyuncu yelpazesi sadece aktif basketbolcularla sınırlı değil, NBA efsanelerini de kadromuza katabiliyoruz. Toplam 15 oyuncudan oluşan kadromuzla çıkacağımız farklı formatlardaki maçlar sonrası da kartlarımızı geliştirebiliyoruz. MyNBA modu uzun sezonlar boyunca hanedanlık kurabileceğimiz bir takım yönetme modu. Bu bölüme yeni eklenen MyNBA Legacy’de ise bir oyuncu seçiyor, istersek onu çaylağa çeviriyor ve 100 yıla uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz.
NBA 2K27’nin oynanışı nasıl?
NBA 2K27’de yapılabilecek hemen hemen her şeyi anlattığıma göre artık saha içinden ve oynanıştan bahsedebilirim. Oynanış tarafında NBA 2K26’nın beni fazlasıyla tatmin ettiğini söyleyebilirim, öyle ki son yıllarda en çok oynadığım NBA 2K oyunu olmuştu. Visual Concepts’in ProPLAY teknolojisi sayesinde gerçeğe en yakın saha içi aksiyonlara ve animasyonlara şahit oluyorduk. Bu yıl animasyon yelpazesi biraz daha genişletilmiş ama daha da önemlisi, turnike için potaya gittiğimizde “Dynamic Layup Engine” sayesinde daha dinamik sahneler ortaya çıkıyor.
Boş turnikelerde bu pek fark edilmese de savunmacının olaya dahil olduğu, hatta fiziksel temasın yaşandığı anlarda oyuncuların pozisyonu bitirmesi farklılık gösteriyor. Yine de karşı takımda Wembanyama varsa şansımızı çok fazla zorlamamamız gerekiyor. Öte yandan smaç basmak istediğimizde şut barı yine dinamik olarak değişiyor, önümüz boşsa “Dunk Meter” büyüyor ama savunmacı yaklaşınca iyice küçülüyor ve smaç kaçabiliyor. Hücumda ve savunmada yapılan diğer geliştirmeler sayesinde NBA 2K27’nin benim için en güçlü yanı oynanış oldu diyebilirim.
Karar
NBA 2K27, geçen yılki oyuna kıyasla yenilikler ve geliştirmeler içeriyor. Özellikle oynanış kısmı NBA 2K26’ya göre daha fazla keyif veriyor. The City’ye kadın basketbolcuların katılımı önemli bir gelişme, The City’deki Casual Corner da yeni oyuncular için mükemmel bir ekleme olmuş. Öte yandan MyCAREER’ın hikaye modu klişe olmasının dışında gereksiz derece uzun, MyPLAYER dünyası ise gözünü bir an olsun cüzdanımızdan ayırmıyor. Yine de oynanış tarafının gücünü ve alternatifi olmadığını düşününce NBA 2K27’yi oynamaktan başka bir seçenek kalmıyor.
8/10
NBA 2K27’nin sistem gereksinimleri neler?
NBA 2K26’yı PC’de sorunsuz oynayanlara iyi haber şu ki NBA 2K27’nin sistem gereksinimleri geçen yıldan çok farklı değil. Minimum için sadece işlemcide bir değişiklik yaşanırken, önerilen için geçen yılın aynısı bileşenler isteniyor. NBA 2K27’yi oynamak için ihtiyacınız olan bileşenleri aşağıda görebilirsiniz.
NBA 2K27 minimum sistem gereksinimleri
- Intel Core i5-9400 / AMD Ryzen 5 1400 işlemci
- NVIDIA GeForce GTX 1060 / AMD Radeon RX 5500 XT / Intel Arc A580 ekran kartı
- 8 GB bellek
- 110 GB disk alanı
- Windows 10 64-bit işletim sistemi
NBA 2K27 önerilen sistem gereksinimleri
- Intel Core i5-10600 / AMD Ryzen 5 3600X işlemci
- NVIDIA GeForce RTX 2070 / AMD Radeon RX 5700 / Intel Arc A770 ekran kartı
- 16 GB bellek
- 110 GB disk alanı
- Windows 11 64-bit işletim sistemi
NBA 2K27’de kullanılan NVIDIA teknolojileri neler?
NBA 2K serisi en gerçekçi basketbol tecrübesini sunmak adına grafik kalitesinde her yıl ufak ufak geliştirmeler yapıyordu ancak bu yıl çıta iyice yükseldi. Halihazırda birçok oyunda kullanılan DLSS ve Frame Generation gibi seçeneklerin yanına yakın zamanda duyurulan NVIDIA DLSS 5 3B Kılavuzlu Nöral Görüntü Oluşturma teknolojisi de eklendi. Bu sayede sadece oyuncular değil, seyirciler dahil olmak üzere tüm saha içi ve saha dışı detaylar çok daha gerçekçi bir görselliğe kavuşuyor. Üstelik bunu yapmak için F9 tuşuna bir kez basmak yeterli oluyor.
Elbette ki bunun bir bedeli var. NVIDIA GeForce RTX 5070 Ti ekran kartı kullanan biri olarak en yüksek ayarlarda oyundan yüksek fps alıyorum ve maçlar sırasında ekran kartı kullanımı %60’lar seviyesinde geziyor. 3B Kılavuzlu Nöral Görüntü Oluşturma teknolojisini kullanmaya başladığımda ise ekran kartı kullanımı %99’a çıkıyor ve maçın oynandığı sahaya bağlı olarak fps değeri 80-90 bandına düşebiliyor. Akıcı bir oynanış için bu gayet yeterli ancak ekran kartına binen yükü anlatması açısından bu değerleri paylaşmanın faydalı olacağını düşündüm.
