FAR CRY PRIMAL

  • Ekleyen Ekleyen sitilak
  • Oluşturma tarihi Oluşturma tarihi
  • Blog girdisi okuma süresi Blog girdisi okuma süresi 3 dakika okuma
Selamlar, ben Sitilak. Bugün sizlere Far Cry Primal ile geldim. Biliyorum, blog konseptine uygun değil ama bu oyunun hak ettiği değeri göremediğini düşünüyorum. Özellikle çıktığı yılda çıkan oyunlardan dolayı da biraz geride kalmış gibi. Keyifli okumalar.
Ubisoft’un Crytek firmasından aldığı Far Cry serisi, 2012'de çıkan Far Cry 3 ile sükse yapmış, ardından gelen 4. oyuna ise 3. oyunun başarısından dolayı hiçbir ekleme yapmadan piyasa sürülmüştü. Belki de seriyi sadece Crytek yapmalıydı. Serinin şu anki halini hepimiz biliyoruz. Sıkıcı yan görevler ve kendini tekrar eden oyun. Ben de seriye ilk başladığım oyun olan Primal ile dönmek istedim. Far Cry serisinde bulunan silahlar, patlamalar, tropikal hava vs. her şeyi bir kenara bırakıp bizleri M.Ö. 10.000 yılına, Mezolitik Çağ’a götüren Far Cry Primal oyununa şöyle bir bakalım.
2016 yılında çıkan ve Ubisoft tarafından yapımı ve yayımcılığı üstlenen Far Cry Primal oyunu, yukarıda bahsettiğim gibi alışılagelmiş düzeni bir tarafa bırakıp taş ve sopaların silah olarak kullanıldığı bir zamana götürüyor. Oros topraklarında Takkar isimli bir avcıyı kontrol ediyoruz. Wenja adı verilen bir kabileden olan Takkar’ın amacı, Oros topraklarında zulme uğrayan ve sayısı neredeyse azalan Wenja kabilesini hayatta tutmak ve zulümden kurtarmak. Oyunda 3 tane kabile var; Wenja, Udam ve Izila. Udam kabilesi yamyam iken, Izila kabilesi ateşe tapan ve kendileri dışındaki tüm insanları tanımayan, hatta onları ateşe adak olarak adayan bir kabile. Haritada kabilemize getirebileceğimiz karakterler mevcut; bunların amacı kabileye bir şeyler öğretmek. Kimisi savaşçı, kimisi avcı, kimisi şaman. Eğer Far Cry oyunlarına aşina biriyseniz, hikayenin nasıl işlediğini biliyorsunuzdur; ancak aşina değilseniz, tüm hikaye bundan ibaret. Evet, tüm hikaye bundan ibaret. Bundan sonrasını oynanış kısmı devralıyor.
Baştan söyleyeyim, oynanış eğlenceli. Özellikle ok kullanmak oyunda çok güzel. Oyunda silah çeşitliliği tam ayarında. Bombalar, kamalar, sopalar, mızraklar ve yaylar. Oyun, bize ne yapacağımızı çok güzel bir kurguyla anlatmış; kafa karışıklığı yaşamıyorsunuz. Oyunda üretim bölümü var; bu bölümde silah, cephane ve çanta geliştirmesi mevcut. Haritada topladığınız eşyalar ile geliştirmeleri yapabiliyorsunuz. Seviye sisteminden kazandığınız puanlar ile de yetenek ağacından yeni yetenekler ediniyorsunuz. Edinilen yetenekler, hayatta kalma, savaşma, keşfetme, avcılık, hayvanlar ve baykuş üzerine. 2 tane daha yetenek bölümü var ama onlar hikaye ile ilgili olduğu için bahsetmeyeceğim. Baykuş, bizim yardımcımız; hikaye de ilerleyince karşımıza çıkıyor. Baykuş ile etrafı kolaçan edip düşmanların yerlerini belirleyebilir ve düşmanlarınıza bomba atabilirsiniz. Oyunda evcilleştirebileceğimiz hayvanlar mevcut. Yetenek ağacında evcilleştirebileceğimiz hayvanlar için geliştirmeler mevcut.Ama aklınıza hemen saldırı veya sağlık geliştirmesi gelmesin; geliştirmeler evcilleştirebileceğimiz hayvanların sayısını arttırabilir ve bazılarının üstüne binip gezme üzerine. Evet, hayvanların üzerine binip gezebilirsiniz ama at yok, mamut var.
Haritada belirli karakollar ve kamplar var; bunları ele geçirerek haritada hızlı seyahat yapma yerlerinizi arttırabilirsiniz. Oyunda bazı ufak hatalar mevcut; örneğin geyik avladınız diyelim, geyiğin yanına gittiğinizde geyik bir anda havalanabilir veya siz geyiğe takılıp birden kendinizi uçarken bulabilirsiniz. Ara sahnelerde veya yüz animasyonlarında bu durum yok. Ara sahneler ve animasyonlar iyi; özellikle bazı ara sahneler var, önden bilgi vermeyeyim, aşırı iyi. Karakterleri pek beğendiğimi söyleyemem, çok robotsu, doğallığı yok; tabii oyun içi durumdan bahsediyorum, ara sahnelerde karakterler gayet iyi. Oyunda savaş sırasında ok kullanmak veya mızrak kullanmak çok zevkli. Vuruş hissiyatlarından dolayı gerçek hayatta ok kullanabileceğimi düşünüyorum. Karakterlerin aldığı hasarı, hasarı aldıkları bölgeden vermeleri ve ağır düşmanların da size hasar verip devirmesi de ayrı güzel. Ok kullanırken bir de ata biniyor olsaydık, Warband'da olduğu gibi takılıp zaman kargaşası içinde olabilirdim. Diyaloglar iyi yazılmış. Diyaloglar biraz önemli durmuyor olabilir ama bence hikayeli bir oyun oynuyorsanız diyaloglar çok önemli ve oyunun geçtiği zamana göre yazılan diyaloglar benim için artı puan alıyor. Daha Taş Devri’nde olan insanlardan günümüz İngilizcesi beklenemez. Eğer tarihe ufaktan da olsa biraz baktıysanız, o dönemki insanların farklı inanışlara sahip olduğunu bilirsiniz. Oyuna bu durum çok iyi yansıtılmış; sadece bu değil, haritada karlı bölümler ve yazlık bölümler çok güzel yansıtılmış. Bildiğiniz üzere eski insanlar her türlü şarta (bulundukları coğrafyaya göre) çok dayanıklı insanlar. Karakter tasarımlarında bunu çok güzel işlemişler. Ama oyunda yan görevler var ve o kadar sıkıcı ki anlatamam. Hayvan evcilleştirme bölümleri çok güzel olmuş; özellikle bir hayvan var ki çok beğendim. Oyunda nesli tükenmiş hayvanlar var ve çok iyi gözüküyorlar. Hem modellemeleri hem de görselliği çok iyi. Görsellik olarak çevre modellemeleri ve grafikler gayet iyi ama aynı dönemde çıkmış Uncharted ile kıyaslarsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.
Kısacası sevgili okurlar, bu oyun diğer Far Cry oyunlarından farklı olarak bizi milattan önceki bir zamana götürüyor ve oynanışı gayet keyifli. Sadece diğer Far Cry oyunlarına alıştıysanız, alışmanız biraz zaman alabilir. Oyun genel olarak ele aldığımızda seriye yeni başlayacak olan oyuncular için gayet ideal; ancak seriye alışkın oyuncular tarafından pek beğenileceğini söyleyemem. Benim için iyiydi çünkü ben seriye bu oyunla başladım ama sizin için bir şey diyemem, oynayıp görmeniz lazım. Evet, sevgili okurlar, bu yazımda sizlere Far Cry Primal’ı anlattım; bir sonraki yazılarda görüşmek dileğiyle, hoşça kalın.

Yorumlar

Gösterilecek yorum bulunamadı.
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…