3 yarım bardaktan öncesi de var. Yine tahmini 2-3 bardak başka bir yerde içip metroya binmiştik. AVM'lerin olduğu bir yere gittikten sonra nitro basmak için müsait bir köşede yine bardaklara doldurup takılalım dedik. Arkadaşım gaz verdi dik kafaya falan diye, normalde böyle şeyler yapacak birisi değilim ama gittim diktim. Sonra yine doldurdu ve aradan 2-3 dakika sonra tekrar diktim. Biraz durduktan sonra yine 3. bardağı da kafaya diktim ve zaten şişe bitti. İki kişi 70'lik olanı bitirmiştik. Yalnız bunu gölge yerde öğlen 2 gibi yaptık ve viskide buz falan yoktu.
Ünlü bir bar vardı. Oraya gidip kişi başı 1 tane Amsterdam Navigator aldım. Viski daha o vakitten ciddi etki etmişti ve o kafayla daha kişi başı 2. şişeyi içeriz diye kafamda kurguladım. Yanımızda da iki tane kız var. İlk başta tüm kaslarımı düzgün tutabiliyordum. Amsterdam yarıya geldiğinde sanırım viski de tüm etkisini bastırmıştı ve kafamı bir yere dayayamadan duramıyordum. Arkadaşım kafanı dik tut çaktırma falan diyordu ama ben duramıyorum yerimde. Sonra biraz biraz hatırlamamaya başladım. Kızın birisi tek kaldığı zaman abi bu saatte bu kadar içilir mi? Bir bira ile mi böyle oldun falan gibisinden soru sordu. Ben de artık tamamen motor nöronlarımı kaybetmiş şekilde bunun daha öncesi de var diyebildim. Sanırım biraz aptallaştım ve kıza yürümediğim halde kız bana bakmamaya çalışıyordu. E soru sordun cevabını verdik?
Oradan kalkmışız ve dükkanın az aşağısında kaldırıma oturmuşum. Aklım tamamen gitti ve ben oraları hatırlamıyorum. Tek hatırladığım abimi aradığım ve gelmesini beklerken her geçen dakikanın işkence gibi olması. Tepemizde de güneş var. Bir iki kez bağırmışım. Abim bizi alıp iş yerine götürdü ve oraya ne ara geldiğimi hiç bilmiyorum. Arabayı hatırlamıyorum vs. Işınlandıktan sonra sanayideki lavaboda elimi yüzümü yıkamışlar vs. Bu arada AVM'nin orada benim en sevdiğim Columbia T-Shirt yırtılmış.
Kendime az gelince soda limon içtim ve kahve yaptı. Onları içince iyice düzeldim. Arkadaşı gideceği yere bıraktık ve araba durur durmaz kapıyı açıp kustum. Sonrasında evde duş aldım ve sabah önce benden sorumlu olan adamdan izin almaya çalıştım. Adam ben de o olayı söylemeden üşüttüm dedim. Hastayım diye izin vermemeye çalıştı ve gelmezsen yapacaklarımı biliyorsun, yorarım seni anlamında imalı konuştuktan sonra ben de işe gitmedim. Adam hem patron değil hem de tehdit ediyor
Patron da sadece geçmiş olsun sıkıntı yok deyip geçti. İşte maaşlı çalışan patron yalakası ile gerçek patron belli oluyor.
Çok cahilce bir davranıştı. Asla böyle alkolleri sıcak ortamda buzsuz tüketmeyin. Kimse ile iddaaya girmeyin. Ağır alkol içtikten sonra bira gibi takviyeler içmeyin. Kafa iyi olduysa daha da ileriye gitmeyin orada kalın. Mutlaka içmesini bilen insanlarla beraber için. Ben Kıbrıs'ta Cenk Hoca ile %70 alkollü Grande Absente içmeme rağmen böyle olmamıştım çünkü o adam bir anda artık yeter demeyi ve şişeyi dolaba koyma noktasını biliyordu.
Şimdi ise alkolden nefret ettim ve 1 damla bile senelerce içmek istemiyorum.