Genel olarak mantığın doğru hocam.
Android'de uygulamalar sandbox içinde çalışıyor. Yani normal şartlarda bir APK, başka bir uygulamanın özel verilerine kafasına göre erişemez. Banka uygulamasının veritabanını, kayıtlı oturum bilgisini veya bir kripto cüzdanının private dosyalarını doğrudan okuyamaz.
Asıl risk, uygulamaya güçlü yetkiler verdiğiniz zaman başlıyor.
Ben özellikle şunlara çok dikkat ederim:
- Erişilebilirlik
- Bildirim erişimi.
- Ekran okuma/ekran paylaşımı.
- Diğer uygulamaların üzerinde gösterme.
- SMS
- Klavye olma.
- Autofill/parola yöneticisi olma.
- Cihaz yöneticisi.
- VPN
- Tüm dosyalara erişim.
Mesela basit bir uygulama accessibility istiyorsa direkt şüphelenirim. Çünkü bu izin ekran üzerindeki öğeleri görme ve bazı durumlarda kullanıcı adına işlem yapma gibi çok güçlü imkanlar verebiliyor.
Ama “hiçbir kritik izin vermedim, o zaman %100 güvendeyim” demek de doğru değil.
Kötü bir APK yine sizi sahte giriş ekranıyla kandırabilir, kendi erişebildiği verileri internete gönderebilir veya teorik olarak Android'de ya da başka bir uygulamada bulunan bir güvenlik açığını kullanabilir. Fakat bunlar normal kullanımda doğrudan başka uygulamanın sandbox'ına girip banka bilgilerini okumakla aynı şey değil.
Yani güncel ve root'lu olmayan bir Android cihazda, kritik özel erişimleri vermediğiniz sıradan bir APK'nın doğrudan banka uygulamanızın veya cüzdanınızın verilerini çekmesi normal şartlarda mümkün değil.
Açık kaynakta da tek dikkat edilmesi gereken şey şu: GitHub'daki kodun temiz olması, indirilen hazır APK'nın kesinlikle o koddan derlendiğini garanti etmiyor. En güvenlisi kaynağı kendin derlemek veya en azından release imzasını ve izinlerini kontrol etmek.
Kısacası:
Güncel Android + root yok + güvenilir kaynak + gereksiz özel izin yok = risk ciddi şekilde düşer.
Ama özellikle accessibility, overlay, bildirim erişimi, klavye, cihaz yöneticisi gibi yetkiler işin içine giriyorsa çok daha dikkatli olmak lazım.