İyi akşamlar arkadaşlar. Bugün doğup büyüdüğüm, hâlâ yaşamımı sürdürdüğüm ve tüm anılarımın geçtiği Alanya'dan bahsedeceğim size. Bu şehrin ismi aslında çok ilginç, küçük bir iletişim kazasının eseri. Şehrin asıl adı, burayı fetheden Anadolu Selçuklu sultanı ı. Alaeddin Keykubad'dan gelen alaiye. Yüzyıllar boyunca kayıtlarda hep bu isimle geçmiş.
Hikayenin yön değiştirdiği an ise 1933 yılı. O dönem Alaiye'den Ankara'ya, doğrudan Atatürk'e bir telgraf çekiliyor. Ancak telgraf memuru cihaz başında bir hata yapıyor ve metindeki "alaiye" kelimesi Ankara'ya "Alanya" olarak ulaşıyor. Normal şartlarda basit bir yazım yanlışı denilip üzeri çizilecek bu kelime, Atatürk'ün dikkatini çekiyor. "Alanya" kelimesinin "alaiye"ye kıyasla türkçenin ses yapısına çok daha uygun, akıcı ve modern tınladığını fark ediyor. Bunun üzerine o hatayı düzelttirmek yerine, dönemin İçişleri Bakanlığı'na doğrudan talimat vererek şehrin adının resmen "Alanya" olarak değiştirilmesini istiyor.
Yani benim memleketimin bugün tüm dünyada bilinen adı, aslında bir telgraf memurunun anlık hatasının ve Atatürk'ün bu hatadaki fonetik estetiği görüp resmileştiren vizyonunun bir sonucu.