Anlayamadığınız şey şu: Belirli bir seviye yok, sadece kişinin kafasındaki sınırlar bu. Eğer bu gerçek olsaydı Mbappé veya Yamal diye bir sporcu olmazdı. Bu ikisine de "bir Maradona seviyesinde değiller" diyebilirsin ama dediğim gibi, ortada bir seviye yok. Bu iki genç, dünyaya kendini kanıtlamış, kendi tarzı olan ve hepsinin bütününde özgün bir sporcudur. En fazla başarı kısmını katabilirsin ama başarı sadece maddiyattan ibarettir. Görsel sanatlara döndüğümüzde çoğu ressam, çizer vs. kendi yaşamında fakirlik içerisindeydi. Birçoğunun fiziki ölümlerinden çok sonra popülerliği arttı, yani başarı elde ettiler.
Bir yere kadar yükselebilirsin dediğiniz seviye ise sizin o uğraşta ne kadar ileri gidebileceğinizi belirleyen, kişisel sınırlardır. İsterseniz ilerlediğiniz seviyeden vazgeçip yeni bir uğraşa başlayın, ister bu sınırda devam edip kendi standardınızı yani özgün anlayışınızı oluşturun, isterseniz de sınırları aşıp tamamen başka bir kendi özgün tarzınızı oluşturun. Hayatın kendisi budur. Hiçbir zaman doğrusal bir çizgide ilerlemiyoruz.