RamKokusuSeven 7
Uzman
Her şeyini masaya süren bir çılgın Güney Afrika'dan Mars'a Elon Musk'ın hikayesi.
Selam, vizyonuna ve cesaretine saygı duyduğum, teknoloji dünyasını tek başına hareketlendiren o adamı konuşalım istiyorum: Elon Musk. Hani diyoruz ya, "Dünyaya bir daha böyle bir insan gelmez" diye, işte Elon tam olarak o cinsten biri. Kripto piyasasını sallayan tweetlerini veya bazen fevri çıkışlarını bir kenara bırakın; o olmasaydı bugün hala elektrikli araçları birer hobi gibi görüyorduk ve uzay sektörü yerinde sayıyordu. Gelin, bu vizyonerin çocukluğundan bugüne uzanan ilham verici yolculuğuna hep birlikte bakalım.
Zorbalıklar ve İlk Kodlar: "Blastar"
Elon, 1971 yılında Pretoria'da doğdu. Öyle popüler bir çocuk değildi. Kendi kabuğuna çekilmiş, durmadan kitap okuyan bir çocuktu; hatta günde 10 saat kitap okuyormuş ve okulda ağır akran zorbalığına uğrayan bir çocuktu. Bir keresinde merdivenlerden aşağı itilip hastanelik olana kadar dövülmüştü. Ama o, pes etmek yerine kendini bilgisayarlarda buldu. Henüz 10 yaşındayken programlama öğrenmeye başladı. Daha 12 yaşındayken Blastar adında bir uzay oyunu yazdı ve bu kodu bir dergiye 500 dolara sattı. İçindeki uzay sevdası ve girişimci ruh daha o yaşlarda kendini belli etmişti.
Güney Afrika'nın sunduğu dünya ona dar geliyordu. Bu yüzden annesinin memleketi olan Kanada'ya göç etti. Cebinde beş kuruş para yoktu. Akrabalarının yanında kaldı, çiftliklerde çalıştı, kereste fabrikalarında en ağır işleri yaptı. Gerçek anlamda dişiyle tırnağıyla kazıdı hayatı. Sonunda hayallerinin ülkesi Amerika'ya geçip Pensilvanya Üniversitesi'ne girdi. Ekonomi ve fizik okudu. Fizik onun için çok önemli; çünkü bugün devasa roketleri yaparken bile her şeyi "ucuza getirme" yöntemiyle, yani temel fizik kurallarına indirgeyerek çözüyor. Stanford'da doktora yapmaya niyetlendi ama internet çılgınlığı yeni başlıyordu. Sadece iki gün dayandı akademide. Okulu bıraktı ve dünyayı değiştirecek o macera başladı.
Milyonerliğe İlk Adımlar: ZIP2 ve PayPal
Kardeşi Kimbal ile birlikte ZIP2 adında, gazetelere şehir rehberliği sağlayan bir şirket kurdular. Ofis tutacak paraları olmadığı için orada yatıp kalkıyorlardı, duşu bile yerel bir spor salonunda alıyorlardı. Gece gündüz durmadan kod yazdı. Sonunda 1999'da bu şirketi 307 milyon dolara sattıklarında Elon ilk büyük parasını kazandı. Ama parayı alıp yatmadı. Çevrimiçi bankacılık fikrine kafayı taktı ve X.com'u kurdu. Bu şirket daha sonra hepimizin bildiği PayPal oldu. Şirket içi kavgalar yüzünden CEO'luktan kovulsa da hisseleri duruyordu. eBay, PayPal'ı 1.5 milyar dolara satın aldığında Musk artık bir milyarderdi. İşte kırılma noktası tam olarak burası. Çoğu insan bu parayla ömür boyu adada tatil yapardı. O ise büyük bir kumar oynadı. Tüm servetini yeni şirketlerine yatırdı. Hatta bir dönem ev kirasını ödemek için arkadaşından borç alacak duruma geldi. Kim böyle bir risk alabilir ki?
Şimdi gelin, Elon'ın teknoloji dünyasında devrim yaratan
o muazzam şirketlerine yakından bakalım.
Dünyayı ve geleceği şekillendiren şirketleri
Son söz: Sevilmeyen dahi
Ne kadar nefret ederseniz edin, ne kadar onun hakkında katil, pislik, derin devlet ajanı diyorsanız deyin, Elon Musk zeki, azimli bir insan. Tabii ki hataları var, yok değil ama insanlar bir şey başarmadan onu yargılayamaz.
Selam, vizyonuna ve cesaretine saygı duyduğum, teknoloji dünyasını tek başına hareketlendiren o adamı konuşalım istiyorum: Elon Musk. Hani diyoruz ya, "Dünyaya bir daha böyle bir insan gelmez" diye, işte Elon tam olarak o cinsten biri. Kripto piyasasını sallayan tweetlerini veya bazen fevri çıkışlarını bir kenara bırakın; o olmasaydı bugün hala elektrikli araçları birer hobi gibi görüyorduk ve uzay sektörü yerinde sayıyordu. Gelin, bu vizyonerin çocukluğundan bugüne uzanan ilham verici yolculuğuna hep birlikte bakalım.
Zorbalıklar ve İlk Kodlar: "Blastar"
Elon, 1971 yılında Pretoria'da doğdu. Öyle popüler bir çocuk değildi. Kendi kabuğuna çekilmiş, durmadan kitap okuyan bir çocuktu; hatta günde 10 saat kitap okuyormuş ve okulda ağır akran zorbalığına uğrayan bir çocuktu. Bir keresinde merdivenlerden aşağı itilip hastanelik olana kadar dövülmüştü. Ama o, pes etmek yerine kendini bilgisayarlarda buldu. Henüz 10 yaşındayken programlama öğrenmeye başladı. Daha 12 yaşındayken Blastar adında bir uzay oyunu yazdı ve bu kodu bir dergiye 500 dolara sattı. İçindeki uzay sevdası ve girişimci ruh daha o yaşlarda kendini belli etmişti.
Güney Afrika'nın sunduğu dünya ona dar geliyordu. Bu yüzden annesinin memleketi olan Kanada'ya göç etti. Cebinde beş kuruş para yoktu. Akrabalarının yanında kaldı, çiftliklerde çalıştı, kereste fabrikalarında en ağır işleri yaptı. Gerçek anlamda dişiyle tırnağıyla kazıdı hayatı. Sonunda hayallerinin ülkesi Amerika'ya geçip Pensilvanya Üniversitesi'ne girdi. Ekonomi ve fizik okudu. Fizik onun için çok önemli; çünkü bugün devasa roketleri yaparken bile her şeyi "ucuza getirme" yöntemiyle, yani temel fizik kurallarına indirgeyerek çözüyor. Stanford'da doktora yapmaya niyetlendi ama internet çılgınlığı yeni başlıyordu. Sadece iki gün dayandı akademide. Okulu bıraktı ve dünyayı değiştirecek o macera başladı.
Milyonerliğe İlk Adımlar: ZIP2 ve PayPal
Kardeşi Kimbal ile birlikte ZIP2 adında, gazetelere şehir rehberliği sağlayan bir şirket kurdular. Ofis tutacak paraları olmadığı için orada yatıp kalkıyorlardı, duşu bile yerel bir spor salonunda alıyorlardı. Gece gündüz durmadan kod yazdı. Sonunda 1999'da bu şirketi 307 milyon dolara sattıklarında Elon ilk büyük parasını kazandı. Ama parayı alıp yatmadı. Çevrimiçi bankacılık fikrine kafayı taktı ve X.com'u kurdu. Bu şirket daha sonra hepimizin bildiği PayPal oldu. Şirket içi kavgalar yüzünden CEO'luktan kovulsa da hisseleri duruyordu. eBay, PayPal'ı 1.5 milyar dolara satın aldığında Musk artık bir milyarderdi. İşte kırılma noktası tam olarak burası. Çoğu insan bu parayla ömür boyu adada tatil yapardı. O ise büyük bir kumar oynadı. Tüm servetini yeni şirketlerine yatırdı. Hatta bir dönem ev kirasını ödemek için arkadaşından borç alacak duruma geldi. Kim böyle bir risk alabilir ki?
Şimdi gelin, Elon'ın teknoloji dünyasında devrim yaratan
o muazzam şirketlerine yakından bakalım.
Dünyayı ve geleceği şekillendiren şirketleri
- SpaceX (2002): Rusya'ya gidip fırlatma füzesi satın almaya çalıştı Elon. Ruslar adamla resmen dalga geçti, fahiş fiyatlar çekti. Uçakta dönerken sinirlenip bir Excel tablosu açtı ve "Kendi roketimi kendim yaparım" dedi. İnanılmaz bir öz güven! Hedefi insanlığı çok gezegenli bir tür yapmak, yani Mars'ı kolonileştirmek. İlk üç fırlatma hüsranla bitti, roketler infilak etti. Parası bitmek üzereydi, son şansları olan dördüncü fırlatmada Falcon 1 uzaya ulaştı ve NASA ile dev bir anlaşma imzaladılar. Şirket IP'ten döndü. Bugün dikine inen, yeniden kullanılabilir Falcon 9 ve Starship roketleriyle uzay endüstrisini resmen domine ediyor. Onun bu inadına hayran olmamak elde değil.
- Tesla (2004): Aslında şirketin asıl kurucusu o değildi ama ilk günlerinde çok büyük bir yatırım yaparak liderliği ele geçirdi. Elektrikli araçların sıkıcı, yavaş arabalar olmadığını tüm dünyaya kanıtladı. Roadster, Model
S, Model X, Model 3 derken otomotiv sektör
ünde kartların yeniden dağıtılmasına neden oldu. Fabrikada yattığı, haftada 120 saat çalıştığı "üretim cehennemi" günlerini başarıyla atlattı ve Tesla'yı dünyanın en değerli otomotiv markası yaptı. - Neuralink (2016): İnsan beyni ile bilgisayarları doğrudan birbirine bağlamayı amaçlayan bioteknoloji şirketi. Özellikle felçli insanların sadece düşünce gücüyle akıllı cihazları kontrol edebilmesini hedefliyorlar. İnsan deneyleri de başladı ve ilk hastalar düşünce gücüyle bilgisayar kullanmaya başladı bile. Bilim kurgu filmleri onun sayesinde gerçek oluyor.
- The Boring Company (2016): Los Angeles trafiğinden bunalan Elon'un "Tünel kazıp trafiği yerin altına alacağız" diyerek kurduğu tünel kazma şirketi. Şehir içi ulaşıma alternatif, hızlı tüp geçitler üretiyorlar.
- X (eski adıyla Twitter - 2022): Sosyal medya tarihinin en sansasyonel satın alım süreciydi. 44 milyar dolara platformu satın aldı. Adını X yaptı, kuşu uçurdu, mavi tiki parayla satmaya başladı, sistemi baştan aşağı değiştirdi. İfade özgürlüğü savunuşuyla attığı bu adım hâlâ platformda büyük fırtınalar koparıyor.
- xAI (2023): Yapay zekâ yarışında OpenAI ve Google'a kafa tutmak için kurduğu en yeni göz bebeklerinden biri. Grok adındaki yapay zekâ modelini geliştirdiler ve X platformuna entegre ettiler. OpenAI'ın ilk kurucu ortaklarından biri olduğunu düşünürsek, bu hamlesi eski dostlarına büyük bir meydan okuma.
Son söz: Sevilmeyen dahi
Ne kadar nefret ederseniz edin, ne kadar onun hakkında katil, pislik, derin devlet ajanı diyorsanız deyin, Elon Musk zeki, azimli bir insan. Tabii ki hataları var, yok değil ama insanlar bir şey başarmadan onu yargılayamaz.
Son düzenleyen: Moderatör: