Moderatöre not: Kasıtlı olarak H.P. yazdım. Birçok yerde H. ile P. arasında boşluk bulunmamakta. Bu yazarın isminin bir nevi imza olduğunu göstermekte. Yazım hatası yoktur.
Merhaba! 20 Ağustos H.P. Lovecraft'ın doğum günüydü. Ben normalde gotik edebiyat türüne ait kısa öyküler yazarım. Ama o gün -20 Ağustos- ilk defa kozmik korku yazmak istedim. Farklı bir tat, mutfak ve deneyim olacaktı. Üstelik Lovecraft'ın doğum günü sebebiyle güzel bir etkileşim oldu kendimle, kalemimle.
Gittim kafeye. Önce ALFA Yayınları H.P. LOVECRAFT BÜTÜN HİKÂYELERİ kitabından iki hikâye okudum. Okurken adamın tarzına, stiline baktım. Kendimce analiz etmeye çalıştım. Başarılı oldum mu, bilmiyorum. Amacım aslında analiz falan değildi. Bilinçdışıma Lovecraftian bir malzeme sokmaktı. Çünkü ben öykülerimi bilinçdışı akışla otomatik yazı tekniğiyle yazıyorum. Yani nasıl; kalemi alıyorum, defterime değdiriyorum, ve otomatik olarak bir şeyler yazıyorum. İnanılmaz şekilde ortaya bilinçdışımdan sızan, yüzeye çıkan bir öykü çıkıyor. Ophelia'nın Öpücüğü, Pluvia gibi öykülerim de bu şekilde. Ve inanılmaz olan şu ki, öyküler çok iyi! Hani kendim yazdım diye söylemiyorum, hakikaten iyi! İyi olamaz mı, olabilir, ama sıfır teknikle bu öykülerin salt bilinçdışı malzemesi olması bana müthiş bir şey gibi geliyor.
İki Lovecraft öyküsü okuduktan sonra dolma kalemimi aldım, gözlerimi kapattım. Zihnimin akışını seyrettim (sıfır şaka). Akabinde kalemi değdirdim. Ortaya psikolojik kozmik korku öykü çıktı.
Yazdığım öykü standart bir Lovecraftian kozmik korku olmadı. Mutfak benim, yazan benim -Lovecraft değil, kendi tarzımla farklı bir şey çıktı. Öyküyü AI'a analiz ettirdim. Ve o bu öykünün tam bir standart kozmik korku olmadığını, psikolojik kozmik korku olduğunu söyledi. AI çıktısını vermek isterdim ama sürprizbozanlı olur. O yüzden siz okuyun ve görün istiyorum öyküyü.
Öyküyü okursanız geri bildirim vermeniz çok hoşuma gider. Teşekkür ederim!
Öykünün bağlantısı:
Bahsettiğim diğer gotik öyküler:
Merhaba,
Sahir Dergi'nin 14. sayısında yeni öyküm yayımlandı: "Ophelia’nın Öpücüğü"
Gotik anlatı, varoluş korkusu, erotizm ve ölüm… Bu temalar etrafında dönen içsel bir çöküş hikayesi. Bir malikânede tek başına yaşayan anlatıcının, ölümle beden bulmuş bir varlığa - Ophelia - karşı yaşadığı tutkulu ve tekinsiz ilişkiyi anlatıyor.
Öykü ilk bakışta sadece gotik romantik bir öykü gibi görünse de alt metin olarak derinlikli psikolojik ve felsefi anlatı sunuyor. Freud, Jung, Lacan, Kierkegaard, Dostoyevski görünür olsa da okuruna göre değişiklik gösterebilen farklı anlatılar, alt...
Yazar notum:
Bu öyküde uzun paragraflar kullandım. Bu tercih bilinçliydi: anlatıcının ruhsal sıkışmışlığını, bastırılmış acılarının daralan zihninde nasıl boğucu bir hâl aldığını okura doğrudan yaşatmak istedim. Bu yapıyla, okurun da nefes alma alanı bulamaması, anlatıcının deliliğe yaklaşan iç yolculuğuna daha derin bir empatiyle eşlik etmesi amaçlandı. Eğer kendinizi okuma sırasında yorulmuş, bunalmış ya da yükselen bir tansiyon içinde bulduysanız — tam da bu, öykünün ruhuna ortak olmanız demekti.
Copilot'tan aşağıdaki istemle bir...