Haberler, sosyal medya ve manipülasyon

1538

Üstün
Katılım
27 Aralık 2023
Mesajlar
2.060
Makaleler
7
Çözümler
10
Beğeniler
5.835
Arkadaşlar selam, son dönemlerde haberlerde ve sosyal medyada haberlerin nasıl sunulduğunu bilirsiniz, en azından Türk medyasında dönen algı operasyonunun eşi benzeri olmamasını bilirsiniz. Bazı haberler olayın tüm detaylarını sunmak yerine belirli düşünce yapılarını desteklemek ve manipüle etmek için yazılmış. Bir haberi gördüğümüzde çoğu zaman çoğumuz detayları araştırmadan öylece bize sunulan şekliyle kabul ediyoruz. Halbuki ufak bir araştırma yapınca aslında olayın farklı yönleri, atlanan sözde ''ufak'' aslında işin boyutunu değiştirecek detayları görüyoruz.

Bu durum git gide hepimizin düşünme ve sorgulama yetisini yavaş yavaş köreltiyor. İnsanlar sadece görmek istediğini görünce doğru veya yanlış fark etmeksizin bu bilgiyi hemen çevresiyle paylaşmaya başlıyor. Bu da bilgi kirliliğinin hızla yayılmasına neden oluyor.

Bir haberi veya bilgiyi okuduğumuzda onu doğruluğu, kaynağı ve detaylarıyla değerlendirebilmek, bu kirliliği azaltmak için en önemli adım olacaktır. Bilgi doğru ve eksiksiz bir şekilde paylaşılırsa, herkes kendi yorumunu daha sağlıklı bir şekilde yapabilir.
Ortada yayılmış bu bilgi kirliliği insanların sadece düşünme yetilerini değil, aynı zamanda toplumumuzun ve toplumların yapısını da tehdit etmekte. Yanlış bilgiye dayalı kararlar insanların görüşlerini, kafa yapılarını şekillendirirken, toplumsal kutuplaşmayı da arttırıyor. Daha da kötüsü, manipüle edilmiş bilgiler toplumun meselelerine dair yanlış algılar oluşturuyor...

He' denilip geçilse bile istemsizce bilinçaltında bir yerlerde akılda kalıyor, zamanla unutursunuz günün birinde benzeri olur ve TAK! ''Hatırlar gibiyim, aa öyle bir şey vardı evet yaa...'' İstemeden de olsa, farkında olmasanız da desteklemiş olursunuz. Uykuya daldığınız zaman ya da banyoda duşunuzu alırken taşlar yerine oturur ''ulan'' dersiniz...

Sonuç olarak bilgi kirliliği sadece bireysel değil, toplumsal düzeyde de ciddi sonuçlar doğurma potansiyeli olan bir konu. Ülkemizde bunun önüne geçmek için bazı şeylerin değişmesi gerekir biliyoruz eyvallah, yine de ''ben farklıyım'' bunlardan değilim demeden herkes kendini değiştirmeye başlarsa, her şeyi sorgulamaya evet; her şeyi sorgulamaya başlarsa işte o zaman bir şeyler değişecektir.

Yaygın olan düşünceleri sorgulayıp, daha yapıcı bir bakış açısına sahip farklı bir örnek vereyim:

''Yerler çöp, çok kirli iğrenç burası çıkalım''
''Burayı güzel yapalım, toplayalım/temizleyelim bu ne böyle.''


5 dakika, 10 dakika, hadi 1 saatiniz gitmiş olsun. En azından huzurlu olursunuz, başardığınızı görünce (üşengeçliğinize yenik düşmediniz) diye inanılmaz serotonin salgılarsınız güvenin bana, sadece başkalarına değil size de çok iyi gelecek. Dini inancınız varsa sevap hanenize alın yenisini ekleyin (nasıl da dini kullandım ama.)

Her neyse demem o ki; sıradaki kişi gelecek ve nasıl olsa böyle diyerekten bu rezalete bir rezalet daha ekleyecek. Öyle görmezse o baskı ile bunu da yapamaz, bilmem anlatabildim mi... Ayrıcalıklar olacaktır elbette, bunun için de caydırıcı cezalar gerekir, yukarıda ''bazı şeylerin değişmesi''nden kastım tam olarak bu...

Kendi ve kendi fikriyle aynı görüşe sahip birisi, o düşünceleri veya konuları paylaşınca o ''haber'' olmaktan çıkmış oluyor. Haber dediğimiz, gazetecilik kutsal bir meslektir ve bu şekilde sunulmamalıdır, neyse o şekilde olmalıdır. Bunu anlamak çok zor olmasa gerek.

Bu bilgi kirliliğinin önüne geçmek için taraflı gazetecileri/siteleri takibi bırakın arkadaşlar, sitelerine dahi girip tık kazandırmayın. Tarafsız, olması gerektiği gibi gazetecilik yapan kurumları takip edin.

Ayrıca değinmek istiyorum:

Sosyal medya platformlarında içerik üreticilerin, influencerların da yine manipüle konusuna etkisi büyük. Hayır herkesin tipi model gibi değil arkadaşım, herkesin boyu 195 ya da herkesin Jeff Seid vücudu yok, herkesin pürüzsüz ya da kılsız vücudu/altın oran suratı yok...

Popüler içerik üreticileri geniş kitlelere ulaşarak belirli bir düşünce, kişi modelleri veya ürün hakkında güçlü bir algı yaratıyor. İzleyiciler de, özellikle ergen arkadaşların bunları sorgulamadan kabul etmesine yol açabiliyor. Viral oluyor, onu etiketliyor, şuna gönderiyor ya da çüküne takmayıp sadece bunun mizahını yaparak yaymasına vesile oluyor. Burada önemli olan takip ettiğimiz içeriklerde hayatı öyle zannetmemektir.
Günümüzün en büyük hastalığına hoş geldiniz. Buna yapacak bir şey yok elbette takip edersiniz kendim de ediyorum arkadaşlarım da bir hayli fazla açıkçası. Ancak körü körüne inanmak yerine sorgulayacak ve kendiniz olacaksınız (bütün bir nesil benzin pompalıyor )

Birçok kişi bu kişilerin paylaşımlarını gerçeklik olarak kabul ediyor. Bunun sonucunda gerçek bilgi yerine, yanıltıcı ya da eksik bilgilerle karşı karşıya kalıyoruz.
Bu kişiler takipçilerine sundukları içerikler aracılığıyla belirli düşünce yapılarını, yaşam tarzlarını ve kullandıkları ürünleri kolayca normalleştiriyor.
Sonucunda ise yaşam tarzlarını veya alışveriş tercihlerini birçok kişi gerçek olarak algılayabiliyor.

Hatta tipin dünyanın sonu olduğuna inanan arkadaşlara naçizane tavsiyemi de vereyim, hayır dostum kızlar tipinize ya da boyunuza bakmıyor 20'li yaşlara kadar geçerli olabilir bu ancak. Sonra yaptığınız icraatlere, başarılarınıza ve hırsınıza bakıyorlar. Evrimsel olarak kadınlar hayatta kalabilen, evi geçindirebilecek potansiyelde, karşısına çıkan çeşitli zorluklarla baş edebilen yani güçlü erkeklere yönelirler... Çirkin erkeklerin yanında güzel kızların olmasının nedeni de budur. O adam tipten sınıfta kalsa bile kendisini geliştirdi, önemli olan da budur ya. Bir noktadan sonra bunlara odaklanıp giderken hayatta kalamadığınızı fark edeceksiniz, belki saçlarınız dökülecek keltoş olacaksınız, bunlara takılmak da hepten gereksiz gelecek.
Tabii ki dış görünüşünüzün iyi olması çekicilik manasında güzel, bu insanoğlunun doğasında olan bir şey. Kişisel bakımımızı ve sporumuzu elbette salmıyoruz, sadece bunların farkında oluyoruz.

Gördüklerimiz bir su damlası görmediklerimiz okyanus. Su damlasına odaklanmayın, okyanusa odaklanın.

Kafa açtık ama okuduğunuz için teşekkürler, iyi Sosyaller!
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Bulunduğumuz bölgeye bakıp, çevreyi yorunlayabiliriz ve hakkatten yerler çöp içinde.
 
Bilinçli insanlar zaten bu dediklerinin farkında da unuttuğun bir gerçek var. Millet bilinç, akıl, zeka istemiyor.. Millet kendi gibi düşünenlerin çoğunluğunu istiyor. Çalmış, çırpmış, iftira atmış, liyakati yok etmiş umurunda değil. Zaten bir toplum böyle çöker. İktidar, muhalefet ya da bu ikisinin dışında kalan diğer zihniler anca kendilerini aklama peşinde. Bunun çözümü de yıkım ve sonunda tekrar inşa etmedir. Osmanlı'nın kokuşmuş o son 100 yılı da böyleydi. Milyonlarca mülteci, ekonomik kriz, hukukun geldiği konum... her yerde çöküş tesadüf değil. Medyanın dili de topluma göre şekilleniyor işte. Bakanlık açıklama yapıyor ette domuz eti çıkı diyor ama halk inadına gidip o mekanda yemek yiyip foto paylaşıyor ve bu kişiler dindar kişiler... Güven bu hale geldi her kuruma. Umarım daha kötü olmadan kurtuluruz da hiç öyle durmuyor. Planlayıp bizi bu hale getirenler doğru zamanda çökecek her yere. Sonra nerede Atatürk, nerede laikler... diye kurtarın bizi naralarında bağıran asıl suçlu bir toplum.
 
Türkiye'de daha haberciliğin en temel kurallarını bilmeyip haber yapan zibilyon tane sayfa, kanal var ve kendilerini "tarafsız, dürüst" diye lanse ediyorlar. Şaka gibi. Tarafsızlık desen yok, haber değeri desen yok. Twitter'a hiç değinmeyelim bence. Çünkü Twitter'da kendince "haber" yapan birçok platform, habercilik ve gazetecilik denen şeye hakaret niteliğinde resmen. BPT mesela. Birinin yaptığı konuşmadan 1-2 cümleyi cımbız gibi çekip haber yapıyor ve bunun sonucunda bambaşka bir algı oluşuyor. Solcu Gazete de aynı. Zaten bu tarz taraflı haber yapan hiçbir kaynağa el sürmeyin. Çünkü "habercilik" denen şeyin en temel kuralı tarafsızlıktır. Günümüzde tarafsız haber yapan kanallar var mı, var. Ama o kaynakların sayısı da bir elin parmağını geçmez. Eğer biz hükumetin yalakalığını yapan kanalları eleştiriyorsak solculuk kasan kanalları da eleştirmeliyiz. Çünkü "haber" denen şey bu değildir!

Ha bir de, ülkemizde çoğu insanda bir konuyu araştırma, sorgulama gibi yetilerinin olmadığını söylemiş miydim? Bu yüzden belki zibilyon tane sabit kafadan çıkmış fikirler duymuşsunuzdur.
Altına imzamı atarım. Konunun özeti bu.
 
İyi de bana niye kızıyorsun... Haklısın zaten medya dahil pek çok kurumun etkisiyle ortalık bu hale geldi. Ben de bireysel düşünce sorgulaması üzerine odaklandım. Bu konuya artık pek optimist yaklaşamıyorum ama bazı şeylerin değişmesi gerçekten şart.
 
Sana değil, benimki hepimizin yaşadığı öfke. Farkındalığı olan her vatandaş adına konuştum.
Dediğin gibi değişecek, ne kadar karanlık o kadar aydınlığı çeker.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…