M5 CS. Yükseldiğim özelliklerini sıralayacağım.
1) 5 serisine gelen ilk CS modeli.
2) M5 Competition'a göre 10 beygir daha fazla (M5 Competition 625 beygirken bu 635).
3) 10 beygir daha fazla olması yetmiyormuş gibi 116 kg daha hafif. Sadece frenlerden karbon fiber yardımı ile 23 kilogramlık bir ağırlık tasarrufu yapılmış. Totalde karbon fiber parçalar 70 kg hafiflik sağlıyor.
4) Arka koltuklar bucket seat tarzda. Yani arkaya klasik arabalardaki gibi üç kişi binemiyor. Koltukların sınırları belli. Bu sayede ortadan geçen şaft tüneli (bugün herhangi bir arabanın arka koltuklarının tam ortasına bindiğinizde ayaklarınızı üzerine atacağınız şişkinlik şaft tünelinin geçtiği yerdir) üzerinde yük yok. Ayrıca arka koltukların ortası da genelde şaft tünelinden dolayı konforsuz oluyor zaten.
5) BMW farklı tonlara sahip özel boyalar konusunda her zaman başarılı bir marka. Özellikle Frozen Deep Green Metallic (aşağıdaki fotoğrafta görebileceğiniz renk) altın sarısı jantlar ile birlikte muhteşem duruyor.
6) Adaptif Süspansiyon gibi birçok sürüşe yardımcı özelliği var. Yani Avrupa otobanlarından çıkıp tipik Balkan ülkelerinin (Türkiye dahil) yollarına girdiğinde arabanın yüksekliğini falan ayarlayabiliyorsun.
7) BMW'nin sarı gündüz LED'leri konusunda yasalarda açık bulduğu modellerden biri. İşin püf noktası, yolu göstermek için kullanılan ışıklar aslında sarı değil, çünkü Avrupa'da yasa beyazı zorunlu kılıyor. BMW bunun yerine sadece sarı gündüz farları bulunduracak. Modern aydınlatma teknolojisi sayesinde BMW'nin bu etki için far camının tamamını sarı yapması gerekmiyor. Işık ünitesinin içi, yasal gereklilikler içerisinde sarı renkte yanabiliyor.
8) Motor bloğu güncellemeleri veya yazılımları kaldırabiliyor.
9) BMW'nin sürekli geyiği yapılan kronik arızalı modellerinden biri değil (F10 M5 bu konuda çok ıstırap çekmişti).
10) Supercar klasmanında olmamasına rağmen bazılarını avlayabiliyor.
11) 4.4 V8 motorunda herhangi bir hibrit destek veya elektrikli olma durumu yok.
Bazı dezavantajları da var, bazı parçaların ilginç yerlerde konuşlanması gibi, ancak bunların çok büyük sorunlar olduğunu düşünmüyorum. Mutlaka bir tane elimden geçsin isterim. İyice hakkını verdikten sonra gider bir Ferrari alır keyfime bakardım. Markalarda Ferrari hastasıyım çünkü.
1) 5 serisine gelen ilk CS modeli.
2) M5 Competition'a göre 10 beygir daha fazla (M5 Competition 625 beygirken bu 635).
3) 10 beygir daha fazla olması yetmiyormuş gibi 116 kg daha hafif. Sadece frenlerden karbon fiber yardımı ile 23 kilogramlık bir ağırlık tasarrufu yapılmış. Totalde karbon fiber parçalar 70 kg hafiflik sağlıyor.
4) Arka koltuklar bucket seat tarzda. Yani arkaya klasik arabalardaki gibi üç kişi binemiyor. Koltukların sınırları belli. Bu sayede ortadan geçen şaft tüneli (bugün herhangi bir arabanın arka koltuklarının tam ortasına bindiğinizde ayaklarınızı üzerine atacağınız şişkinlik şaft tünelinin geçtiği yerdir) üzerinde yük yok. Ayrıca arka koltukların ortası da genelde şaft tünelinden dolayı konforsuz oluyor zaten.
5) BMW farklı tonlara sahip özel boyalar konusunda her zaman başarılı bir marka. Özellikle Frozen Deep Green Metallic (aşağıdaki fotoğrafta görebileceğiniz renk) altın sarısı jantlar ile birlikte muhteşem duruyor.
6) Adaptif Süspansiyon gibi birçok sürüşe yardımcı özelliği var. Yani Avrupa otobanlarından çıkıp tipik Balkan ülkelerinin (Türkiye dahil) yollarına girdiğinde arabanın yüksekliğini falan ayarlayabiliyorsun.
7) BMW'nin sarı gündüz LED'leri konusunda yasalarda açık bulduğu modellerden biri. İşin püf noktası, yolu göstermek için kullanılan ışıklar aslında sarı değil, çünkü Avrupa'da yasa beyazı zorunlu kılıyor. BMW bunun yerine sadece sarı gündüz farları bulunduracak. Modern aydınlatma teknolojisi sayesinde BMW'nin bu etki için far camının tamamını sarı yapması gerekmiyor. Işık ünitesinin içi, yasal gereklilikler içerisinde sarı renkte yanabiliyor.
8) Motor bloğu güncellemeleri veya yazılımları kaldırabiliyor.
9) BMW'nin sürekli geyiği yapılan kronik arızalı modellerinden biri değil (F10 M5 bu konuda çok ıstırap çekmişti).
10) Supercar klasmanında olmamasına rağmen bazılarını avlayabiliyor.
11) 4.4 V8 motorunda herhangi bir hibrit destek veya elektrikli olma durumu yok.
Bazı dezavantajları da var, bazı parçaların ilginç yerlerde konuşlanması gibi, ancak bunların çok büyük sorunlar olduğunu düşünmüyorum. Mutlaka bir tane elimden geçsin isterim. İyice hakkını verdikten sonra gider bir Ferrari alır keyfime bakardım. Markalarda Ferrari hastasıyım çünkü.