Selam,
Çevremde şahit olduğum ve üzerine çok düşündüğüm, vicdani ve sosyolojik açıdan kafamı kurcalayan bir durumu sizlere danışmak istiyorum.
Genelde geç babalık denince akla 45-50 yaş gelir ama buradaki durum çok daha uç bir örnek.
baba: şu an 81 yaşında.
1. çocuk: 19 yaşında.
2. çocuk: 2008 doğumlu (17 yaşında).
3. çocuk: 2009 doğumlu (16 yaşında).
Bu adam, 62, 64 ve 65 yaşlarında peş peşe 3 çocuk sahibi olmuş. Şu an çocuklar tam ergenliklerinin zirvesinde, üniversiteye hazırlanıyorlar veya lise okuyorlar. Baba ise 81 yaşında, yani Türkiye ortalamasının üzerinde bir ömre ulaşmış durumda.
dede-torun değil, baba-oğul: dışarıdan bakıldığında dede-torun sanılıyorlar ama aslında baba-oğul ilişkisi var. 81 yaşındaki bir insanın enerjisi ile 16 yaşındaki bir ergenin enerjisi nasıl uyum sağlayabilir?
büyük risk: çocuklar henüz hayata atılmamışken (üniversite, iş, evlilik vs. yokken), babalarını her an kaybetme korkusuyla yaşıyorlar. İnsan ömrü belli. 65 yaşında çocuk yaparken "bu çocuk 20 yaşına geldiğinde ben 85 olacağım, yanlarında olabilecek miyim?" diye düşünmemek sizce bir cesaret mi, yoksa çocuklara yapılmış bir haksızlık mı?
rollerin değişmesi: bu yaştaki çocukların babalarından harçlık istemesi, onunla top oynaması veya gezmesi gerekirken; muhtemelen babanın tansiyonuyla, hastane randevularıyla ilgilenmek zorunda kalıyorlar. Çocuklara erken yaşta "hasta bakıcı" veya "evin reisi" rolü yüklenmiş olmuyor mu?
Sizce bir erkeğin 60-65 yaş bandında, yani torun sevmesi gereken yaşta, peş peşe 3 çocuk yapması "yaşam hakkı" mıdır, yoksa geleceği düşünülmemiş bir "bencillik" midir?
Çocuğun psikolojisi açısından 81 yaşında bir babaya sahip olmak sizce nasıl bir duygudur?
Yorumlarınızı bekliyorum.