Kişilik olarak, kibirli, burnundan kıl aldırmayıp hatasını kabul etmeyen, sığ düşünceli, değişime açık olmayan vb. özelliklere sahip olan benim kitabımda acizdir.
Çünkü insan akıl sahibi bir varlık, Kur'an'da da belirtildiği üzere.
İnsan zihni başka hiçbir canlıda olmayan becerilere sahip. Eğer zehirsiz, pençesiz bu zamana kadar gelebildiysek bu akıl sayesindedir.
Eğer bu konuyu ciddi anlamda merak ediyorsan RFT (Relational Frame Theory) yani İlişkisel Çerçeve Kuramı'na bakmanı tavsiye ederim.
Konuya cevabım ise: bağımlı oluşumuz. @Simon 'un dediği gibi, ilk doğduğumuz anda bir bakımverene bağımlıyız. Bu acziyeti doğurur.
Psikanalitik bir katman eklersek şunu diyebiliriz: kişi bakımvereni ile olan bağımlı ilişkisine dönmek ister hep. Bedenin gelişmemiş ama hedonik ve aciz halinde yaşadığımız bütünlüğü ararız. İronik olan şu ki, buna hiçbir zaman ulaşamayız. Sonsuz bir döngüye gireriz. Bu döngüde kendi varoluşumuzu anlamlandırmaya çalışırız veya sallamayız. Sallamamak yaşamamaktır. Akletmeye çalışmak ise en azından adım atmaktır.