Oyunlar ve simülasyonlar yarış pilotluğunun 2 boyutlu bir deneyimini sunuyor. 3 boyutlu gerçek bir yarış pilotluğu ise çok ama çok daha farklı bir olay. Pilot olmak yalnızca pistleri ezbere bilmekten veya iyi araç sürmekten ibaret değildir. Oyunların ve simülasyonların pilotluk özelinde size katabileceği tek şey pist bilgisi ve direksiyon becerisidir.
Gerçek bir yarış pilotu olmak bundan çok daha fazlasını gerektirir. Her şeyden önce fiziksel açıdan atletik ve güçlü bir vücuda sahip olmanız gerekmektedir. Yarış arabaları içerisindeyken maruz kalacağınız G kuvveti oldukça yüksektir ve bu kuvvete maruz kalıyorken aracın hakimiyetini kaybetmeden yarışmaya devam edebilmek en önemli husustur. Yalnızca fiziksel açıdan güçlü olmak da yetmez bunun yanında mental açıdan da güçlü olmanız ve oluşabilecek her türlü olumsuz şart ile zihnen de mücadele edebilmeniz gerekir.
Oldukça iyi bir şoförsünüz, fiziksel ve mental açıdan da yeterlisiniz. Pist bilgilerinizin de yeterli olduğunu düşünelim. Yarış pilotu olabilmek için bu özellikler ve donanımlar yeterli midir? Sesi çok güzel olan bir insan hiçbir enstrüman çalmayı bilmiyorsa yine de müzisyen olabilir mi? En az bir mühendis kadar kullandığınız aracı tanıyor olmanız gerekir. Yalnızca kullandığınız aracı değil rakiplerinizin araçlarını da tanıyor olmanız gerekir. En ince ayrıntısına kadar aracınıza hakim olmak durumundasınız.
Her şey tamam ve siz 20'li yaşlarında bir bilgisayar oyununda ustalaşarak bu işe başlamış bunun yanında gerekli her açıdan kendini geliştirmiş bir pilot adayısınız diyelim; rakipleriniz 3-5 yaşlarından itibaren resmi ve gayri resmi karting yarışlarında yarışarak büyümüş, ailesi tarafından yarış pilotu olsun diye özel olarak yetiştirilmiş her türlü maddi imkana ve yeterliliğe sahip insanlar olacak. Bu da işiniz çok ama çok zor demek oluyor.