Zaten saray medyasında ''casusluk uygulaması'' olarak lanse edilen fakat BDDK'nın da kullanıyor olduğu Wickr'ın lisansı doğrudan
Amazon'a bağlı olup, teröristbaşının da birkaç gün önce TELE1'den rahatsız olduğu ile ilgili bir
haber medyaya sunulmuştu.
Sadece gözaltına alınıp da henüz ifadesi bile alınmayan bir kişinin şirketine kayyum atanması gibi absürt bir şey normal bir hukuk devletinde ise mümkün bile değil çünkü gözaltında olan kişinin serbest bırakılma ihtimali var. Üstelik kanalın sadece Genel Yayın Yönetmeni olan bir kişiye ''sen kanalın sahibisin'' diye ithamda bulunmak da resmi belgeler ile ilgili sorun yaratıyor. Ayrıca ''yayın yönetmeni'' gibi bir görevi olan bir kişiyi zaten görevden aldıysan o kanalın tamamına kayyum atamak için bir neden kalmıyor çünkü yayınları yöneten kişinin zaten değişeceği anlamına geliyor bu durum.
Daha önce de Merdan Yanardağ'ın Ergenekon döneminde de içeriye atılmış olması ile Mart ayından beri Türkiye'de yaşanılan bu süreç tek bir çizgi gibi ilerliyor.
Hedef doğrudan TELE1'i Yeni Şafak'a vermek ile ilgili. Yarın da Halk TV ile Sözcü TV'ye malum yerden bir operasyon yapılır ise Türkiye'de muhalefet milletekillerinin ekrana bile çıkamadığı bir döneme imza atılacağı anlamına geliyor.