Giderek büyüyen ve karmaşıklaşan büyük dil modelleri (LLM) artık klasik yazılım gibi “satır satır” anlaşılmıyor. Bu yüzden araştırmacılar, onları sanki yeni keşfedilmiş canlılar gibi incelemeye başladı: davranışlarını gözlemliyor, iç sinyalleri izliyor, hangi “bölgelerin” hangi işlevlere karşılık geldiğini haritalamaya çalışıyor. Bu yaklaşım, yüz milyarlarca parametreyle “inşa edilen” değil, öğrenmeyle adeta “büyüyen” sistemlerin neden öngörülmesinin zor olduğunu…