Windows XP kullanırken bilgisayarımın özellikleri can çekişiyordu ve Vista’ya geçemiyordum. Ubuntu’yu ilk denemek istediğimde, sitelerine girdim gerekçelerimi anlattım ve
Ubuntu CD’sini ücretsiz şekilde Türkiye’ye gönderdiler. 2007 yılında denediğim ilk linux işletim sistemi Ubuntu’ydu. O zamanlar eksiklikleri fazlaydı ve oyun oynadığım için uzun süre kullanamasam da
ilk Linux deneyimim bu dağıtıma ait. Kullanımımda en çok bağlanmamı sağlayan unsur, işte bu
gönül bağı oldu.
Açıkçası Linux kitlesi bazen toksik olabiliyor.
Ubuntu’nun Snap dayatması ve şirketleşmesi nedeniyle eleştiriler duyarsınız. Canonical Ltd., 2004 yılında
Mark Shuttleworth tarafından kurulan Birleşik Krallık merkezli bir şirkettir. Şirketleşme varsa ve kendi mağazasını dayatıyorsa, hemen nefret söylemleri duyabilirsiniz. Ama ben Reddit ve Linux forumlarındaki olumsuz yorumları asla kaale almıyorum.
Bir de “Amazon’a veri sattı” iddiaları var.
Ubuntu 12.10 sürümünde Canonical,
masaüstü arayüzü Unity’nin arama fonksiyonuna Amazon ürün sonuçları entegrasyonu ekledi. Bu sayede kullanıcılar yerel arama yaparken Amazon’daki sonuçları da görebiliyordu. Bazı arama verilerinin Canonical’ın sunucuları üzerinden Amazon’a iletildiği gözlemlendi. Bu durum, toplulukta “veri satışı” veya “gizlilik ihlali” iddialarına yol açtı. Hatta Richard Stallman gibi figürler Ubuntu’yu
spyware (casus yazılım) olarak nitelendirdi.
Ancak gerçek şu:
-Canonical’ın resmi olarak kullanıcı verilerini Amazon’a sattığına dair
hiçbir kanıt yok.
-Resmî bir “satış anlaşmasıyla veri aktardılar” açıklaması da yok.
-Sadece belirli sürümlerde arama sonuçları Amazon’dan gösterildi ve bu
affiliate (bağlı pazarlama) modeli üzerinden küçük bir pay yaratma amaçlıydı;
veri satışı değildi.
Bu olaydan sonra diğer sürümlerde Amazon arama özelliği kaldırıldı. Ama bir kere etiketlendikleri için kendilerini aklayamıyorlar. Ubuntu 20.04 ve sonraki sürümlerde
varsayılan olarak veri gönderimi ve hata raporlama kapalı olarak sunuluyor. Sıfır telemetri ile Ubuntu kurulabiliyor ama Linux kitlesi bunu çoğu zaman görmezden geliyor. Kimse yokken bu insanlar
Linux’u dünyaya yaydılar, mantıklı bir şirketleşme ile
harika bir işletim sistemi ortaya çıkardılar. Bir sorun çıktığında (ki çıkma ihtimali düşük) topluluk desteği sayesinde hemen çözebiliyorsunuz. Ubuntu’nun
yardımsever topluluğu ve geniş kullanıcı desteği, onu kullanmamın en büyük avantajı.
Snap bir garabet evet, kabul ediyorum. Ama Flatpak ve GNOME mağazasını kurmak bir dakika sürüyor. Snap kullanmayarak
özgürlüğünüzün tadını çıkarabiliyorsunuz. Ben de öyle yapıyorum.
Ayrıca Ubuntu
2 yılda bir LTS (Long Term Support – Uzun Süreli Destek) sürümü çıkarıyor ve uzun süreli destek veriyor. Bilgisayar, Windows gibi ısınmıyor; uyumluluklar mükemmel. LTS sürümleri,
Arch Linux gibi sistemi bozmaz, günlük kullanımı etkilemeden sisteminizi rahatça kullanabiliyorsunuz.
Diğer dağıtımlar deneyimlerime göre şöyle:
- Fedora: Güncelleme sonrası siyah ekran hatası aldım.
- Linux Mint: Görsellik ve stabilite açısından yetersiz.
- Zorin OS: Sistem açılmadı, grup hatası verdi. Makyajlı bir OS.
- Arch Linux: Sürekli bilgisayarı stabil çalıştırma sorunlarıyla karşılaştım.
Ubuntu ise tam tersine
tatlı ve sorunsuz bir deneyim sunuyor. 2 yılda bir ana sürüm çıkıyor, güncellemeler sorunsuz ve uyumlu çalışıyor. Seni yormaz, bilgisayarı yormaz; işini görür ve
Linux’un keyfini çıkarırsın.