27 Temmuz 2024 tarihinden bu yana kullandığım telefonu inceleyelim, artısıyla eksisiyle konuşalım.
Tasarım: Samsung’un S21’den bu yana çalışıyorsa dokunma mantığıyla ufak değişiklikler hariç pek de kurcalamadığı bu tasarımın arka yüzünde alt alta üçlü kameranın dizildiği buzlu cam görüntüsünde ve hissinde bir arka kapağımız var. Kenarları yuvarlak, şekildeki* gibi bir bakış açısını baz alarak derinlik yönünde ise keskin hatlara sahip bir alüminyum kasası var. Ön tarafta ise yıllardır süren delik ekran içinde kameramız ve S FE’ler dahil diğer tüm alt modellerin hor görüldüğü gerçekten incecik ekran çerçevelerimiz var. S22 ve S23’ün 6.1 inçlik ekranından S24’e geçiyorsanız eğer hoşunuza gidecek, hissedilir ama küçük bir dokunuş bu. Telefonu elde tutma hissi çok güzel, tek elle kullanmak gayet kolay. Premium bir cihazdan hiçbir ödün verilmemiş.
Şekil*
Bu premium görüntü ve kaliteyi uzun ömürlü olacağı iddia edilen bir telefonda korumak istiyorsanız eğer güzel bir kılıfa da mahkumsunuz, bu derece tatlı bir cihazın güzelliğini bozmayın diye Samsung sizi düşünüyor ve önünüze çok güzel kılıf seçenekleri koyuyor. Benim kullandığım ‘’Standing grip case’’ isimli bu kılıf hem çok yakışıyor, hem de çok güzel bir koruma ve fonksiyon sağlıyor. İlk alıp cihaza taktığınızda o elinizde bıraktığı hoş kadife doku zamanla kaybolsa ve kordon kısmı biraz esnemeye yenik düşse de rengini kaybetmiyor, keyifli bir deneyim sunmaya devam ediyor. Ekran koruyucu ve kılıf kullanımını da şiddetle tavsiye ediyorum, bu şirin canavar Victus 2 apoletini taşısa da sert bir düşmeye veya çizilmeye karşı çok da bir dayanım gösteremiyor.
S24 Standing grip case
Ekran:
Belki de tek kelimeyle yazmam gerekiyordur: Kusursuz. Güneş altındaki parlaklığı, ekrandaki siyahların (Tabii ki amoled bir panelden bunu bekleriz) ekran kapalıymışçasına siyahlığı, içerik tüketmenin keyfi, akıcılığı (120 hz her amirale nasip olmuyor biliyorsunuz) her noktasıyla her kullanımda keyif veren bir panel. Samsung'un yıllardır mükemmele oynadığı panellerini düşününce zaten anlatacak bir şey bırakmıyor. Bu başlığı geçebiliriz diye düşünüyorum.
Donanım ve performans:
Telefon ülkemizde ve Amerika dışında sanırım her yerde Samsung’un kendi üretimi olan Exynos 2400 yonga ile geliyor. Üretilmiş Exynosların çoğu kullanıcılarına sadece dert olmuş olan bu yonga seti serisinin en son ve en güçlü üyesi tabii ki de kulağa hoş gelmiyor. Özellikle de 8 gen 3 gibi bir seçenek dururken. Peki bu sefer olmuş mu? Hem evet hem hayır. Önce evetten başlayalım:
Günlük kullanımda; sosyal medyada gezinirken ya da internette bir şeyler ararken, kalabalık bir ortamda başınızı ekrana gömmüş bir şeyler yapıyor gibi görünüp sadece arayüzde boş boş sağa sola yukarı aşağı kaydırma hareketleri yaparken hiçbir sorun yok. Isınmıyor, saçma sapan takılmalar yaşamıyor, pili içmiyor. Telefonun adına ve sınıfına yakışır davranıyor ama gel gelelim yük altına girince, ağır program veya oyun çalıştırınca sorun mu yaşatıyor? Hayır. Exynos 2400 yapılmış en iyi Exynoslardan biri. Güçlü ve sorunsuz. 120 FPS PUBG ve Minecraft, ayrıca da kol bağlayıp GTA oyunlarını oynadım. Tabii ki bu oyunlar cihazları artık çok da zorlayamayan oyunlar olsa da sıkıntısız oynatıyor. Zaten YouTube’a girip bakarsanız bir sürü test de bulursunuz, oradaki sonuçlarda da üzücü bir durum yok.
Gelelim hayır kısmına:
Bu yonga, kendi sınıfındaki diğer Snapdragon 8 gen 3 ve Dimensty 9300’le kıyaslandığında aşağıda kalıyor. Onların seviyesine yakın olsa da onları yakalayamıyor, onlar derecesinde bir termal başarım/verim de gösteremiyor. 2024 model amiral gemisi aldım diye kafanız sevinçten tavana değerken bu bilgiyle yüzleşmek tabii ki de insanın hoşuna gitmiyor ama olsun, Ray Traycing performansıysa konu kimse sizinle aşık atamıyor, sağda solda ama benim telefonum çok iyi ışın izler diye geziyorsunuz, söylediğiniz ortamlarda garip bakışlar altında kalabiliyorsunuz. Exynos ile alakalı performans namına yaşadığım kötü bir deneyim de bulunmuyor, şimdilik.
Bulduğum güzel bir makale incelersiniz: SAM Mobile testi
Geriye kalan performans ögelerinde herhangi bir sıkıntı yok. 256 GB hafızanın UFS 4.0 desteği, LPDDR5X RAM, Wi-Fİ 6e, Bluetooth 5.3, USB 3.2 görevlerini yerine getiriyor. 700 mbps interneti sömürmekte zorlanmıyor bile.
RAM demişken, 8 GB RAM tek bir sorun yaşatmadı bugüne kadar. ‘’8 GB RAM ile 7 yıl nasıl güncelleme alacak abi bu telefon yha?’’ serzenişlerine de ‘’Çok mu biliyorsun?’’ cevabımı vermekten çekinmiyorum.
Pil, şarj olma süresi ve şarj imkanları:
Başta 6.2 inçlik paneli ve Exynos 2400’ü besleyen 4000 mAh’lık bir pil bulunuyor. Bu pil 25W şarj cihazı ile birlikte 0-80 40, bilemedin 45 dakikada; yok kardeşim ben tamamen dolduracağım dersen de 1 saat 10, yine bilemedin 1 saat 15 dakikada 100 oluyor. Kötü süreler değil, öldürmüyor ama 60W hızları duyan insanların ‘’meeeh’’ şeklinde sesler çıkardığına şahit olunca, telefonun başında bazen beklemek zorunda kalınca bir şeylerin eksik olduğunu inceden hissettiriyor. Telefonuna sanki kalp piliymiş gibi bağlı yaşayan biri değilseniz, şarj imkanlarınız kısıtlı değilse sorun çıkaran bir durum değil ama kesinlikle geliştirilmesi gereken bir durum. 15W kablosuz şarjı da eğer kendi soğutmalı şarj ‘’Pad’’ine yeterli parayı bayılırsanız keyifli hale geliyor ama 0-80 doldurmak 1 saati buluyor, 0-100 doldurmaya ise benim sabrım yetmiyor. Bugüne kadar yetmedi, ölçemedim. Bu aletin güzel tarafları ise ikili olduğu için diğer yanda destekleyen kulaklığınızı ya da saatinizi atıp doldurabilmek, evde birden fazla destekleyen telefon varsa eğer ‘’Şarj aletimi sen mi çaldın?’’ cümlesinden kurtulabilmek. 4,5W ters şarjın pek bir kullanılabilirliği yok. Sadece çölün ortasında devenizi sürerken müzik dinleme isteğiyle elinizi kulaklığınıza attığınızda şarjının olmadığını fark ederseniz işe yarayabilir. Telefonu şarj ederken kılıfla birlikte sorunsuz şarj olma gibi bir durum ise burada yok, kılıfı çıkarmak zorundasınız. Kullanmayın diye var yani kısacası. Son olarak, 25W ve 15W olmak üzere iki çıkışı olan araç şarj cihazını şiddetle tavsiye ederim, ne ısınıyor, ne kopuyor. Orijinal ev adaptörü gibi şarj ediyor.
Ekran süresine gelirsek: 5 saat ile 7.30 saat arasında değişken süreler gösteriyor. Eğer gün içinde çok kurcalamaz, genel akışına bırakır, kullandığınızda sağlam kullanır ve ekran süresine yansımayan müzik uygulamalarını kullanırsanız 5 saat hatta daha aşağılarını görmek oldukça mümkün. Eğer YouTube’da bol bol takılır video izler, tarayıcıda gezer Techolay’da çözümler üretir insanlara yardımcı olursanız 7.30 saatlere varıyor. Daha fazlasını yaşayamadım ama bu biraz da benim kullanım stilimle alakalı. Aşağıya bazı ekran görüntülerini de ekledim. Bu söylediğim süreler 24 saatlik bir döngü ve bekleme süreleriyle birlikte geçerli. Watch 6, Buds3 Pro ve arabam çoğu zaman bağlı. Şunu da belirteyim: Toplam pil kullanma yüzdem çok nadir %100’ü aşıyor. Bu pil tam şarj ile benim günümü çıkarıyor kısacası.
Kameralar:
Arkada 3 ve önde 1 olmak üzere 4 farklı sensör bizi karşılıyor. Arka tarafın en güçlü üyesi ortada kalan 1/1.57 inçlik, 23 mm odak uzaklığına sahip Samsung’a ait ISOCELL GN3. Üstte 13 mm odak uzaklığıyla 1/2.55 inçlik UW kamera, en aşağıda da 1/3.94 inçlik 69 mm odak uzaklığıyla optik zoom kamera bulunuyor. Ön kameramız da 25 mm odak uzaklığına sahip boyutunu bilmediğim bir sensör. UW ve ön kamera sensörlerimiz S24 Ultra’yla ortak. Yeterince gereksiz bilgileri topladıysak eğer artılarıyla ve eksileriyle yüzleşelim.
Artılarla başlarsak, kesinlikle ama kesinlikle video performansıyla başlarım. Üzerindeki tüm sensörlerle 4k60 FPS, ana kamerasıyla 8k30 FPS, UW ve W sensörleriyle 1080p120fps çekim yapabilen, 1080p60 çekerken 4 sensör arasında da gezebildiğiniz (Buraya yine geleceğiz) başka telefonu bu fiyatlara, hatta daha yukarı fiyatlara dahi zor bulursunuz. Bunları yaparken de yapmak için yapmıyor, gerçekten keyifli sonuçlar alıyorsunuz. Video yetenekleri açısından oldukça üst düzey. Videonun akıcılığı ve renkler, her şey yerli yerinde. Fotoğraf kalitesinde ise yine çok iyi sonuçlar alabiliyorsunuz, tüm sensörlerle keyifli fotoğraflar çekebiliyorsunuz. Samsung’un kendine ait renkleri, S24’te eski modellere göre daha doğal ve yumuşak moda kaymış olsa da hala canlı ve keskin. Fotoğraf-video örnekleriyle sizi baş başa bırakıyorum, artık yorum sizin. PRO modunu 4 farklı sensör için de (Evet ön kamera dahil) kullanabiliyorsunuz, gönlünüzce ayarlayıp harikalar yaratabiliyorsunuz. PRO modda maksimum 12X zooma izin veriliyor. Şu istediğin iki sensörle aynı anda video çekme zart zurt gereksiz her şey de var.
Fotoğraf örnekleri:
Fotoğraflar
Eksileri ise başlıklar halinde yazacağım:
Kameralar güzel ama hepsi birbirinden ’’ayrı’’ güzel
:
Kameralarla video çekerken ya da fotoğraf çekimlerinde her zaman renkler birbirini tutmuyor. Bu her ortamda veya çekimde olan bir durum değil, bazen hiç fark yok ama bazen gerçekten göze batıyor. Ana kameradan 3X kameraya bir alıyorsunuz, ortamın rengi bambaşka. Aynı cismin rengi daha farklı. Aynısı nispeten daha az olsa da UW kamera için de geçerli. Örneğini ekledim.
Videodan kesit. Sol geniş açı sağ 3X kamera
Videoda geçiş yapmak tatsız:
Video çekiyoruz, 1080p60. Uzaktaki bir cisim dikkatimizi çekti. Hemen alttaki 3X kısayoluna tıkladık ve hoop, kare atladık. Hayırlı uğurlu olsun. Umarım One UI 7 ile düzelir. Bunu sadece kamerayı ilk açtığınızda ilk geçişte yapıyor, video çekmezken de değiştirseniz bir kere düzelmesi için yeterli ama ben buna mahkum muyum? Tüm videoyu bozuyor. S22, S23 FE kullandım. Gariptir ki bu sadece S24’te olan bir durum. Mağazalarda baktığım diğer tüm S24 ve S24+ modellerinde bu durum var. Sıkıntı.
Diğer tatsızlık ise geçişlerin yumuşak olmaması. Bu durumla en iyi belki de açık ara başa çıkabilen tek marka Apple. Diğer birçok cihazda bu sıkıntı var ama size çok ilginç bir şey söyleyeceğim. Direkt olarak kameraların ana boyutlarına geçiş yapmazsanız, atıyorum ana kamera için 2X ve zoom kamera için 10X’e geçerseniz, geçtiği fark edilmiyor bile. İnanılmaz pürüzsüz. One UI 7’den bir beklentim de şu geçişlerin düzelmesi.
Hareketli fotoğraf çekememek:
Nedense bir fotoğrafı yakalaması nispeten uzun sürdüğü için, hareketli bir cisimi direkt çekmek isterseniz batırıyor. Pro mod ile vs kolaylıkla çözülüyor. Tam bir sorun olarak kabul etmek bence çok da mantıklı değil.
Fotoğraf işlemesi:
Bazen, bir fotoğrafı çekiyorsunuz, işliyor ve harikalar yaratıyor. ‘’İşte bu!’’ dedirtiyor. Bazen de öyle bir işleme yapıyor ki, O 2-3 saniyelik işleme anında gördüğünüz güzel fotoğrafı anında siliyorsunuz, mahvediyor. Çoğunlukla, hatta %90 iyi çalıştığı için sorun yok.
Ay fotoğrafı ‘’dolandırıcılığı’’:
Güzel bir akşam, gökyüzünde ay. Kaldır telefonu, 30X ve çek. Sonuç muazzam. Ama-ama keşke GTA oynarken ekrandaki ayı da mükemmel çekmesen.
Ne dediğimi aşağıya bıraktığım fotoğraflardan anlayacaksınız.
Galaxy S24 ile çekilmiş ay fotoğrafı S24, GTA'da yani bilgisayar ekranında ay fotroğrafı Yine bilgisayar ekranında ay, fotoğrafın ''işlenmiş'' hali
Ham işlenmemiş performansı ise böyle:
S24, videodan kesit
Tüm bu şikayetlerime rağmen genel performansı ve beni benden alan video yeteneğiyle fiyatının zirvesine, aynı şekilde kendi klasmanının da zirvesine oynayan kameralardan ben memnunum.
Kullanım, arayüz, Galaxy AI:
Birkaç şeyden bahsedeceğim. Evet arayüz akıyor, donma kasma yok, geçişler-animasyonlar şahane vesaire vesaire. Benim asıl bahsetmek istediğim ilk şey bu telefonun özelleştirilebilir yanı. Gerek kendi mağazasıyla gerek GoodLock uygulamasıyla telefona istediğiniz şekli verebiliyorsunuz. Hatta ‘’Buna gerçekten gerek var mıydı?’’ dedirtecek kadar fazla opsiyona sahip oluyor, ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. Samsung’un ‘’Navigasyon çubuğu’’ dediği o barın rengini ve boyutunu ayarlamaktan tutun simge paketlerine her şeyi değiştirebiliyorsunuz. Mükemmel olay. İkinci olay ise Always on display seçenekleri. Hareketlisini koy, fotoğraf koy, sadece tek dokunmayla gösterecek şekilde ayarla, keyfine bak. Çok keyifli, alışması rahat.
Ve son olarak, Galaxy AI:
Her yerde duymaktan bir hal olduğunuz ‘’Circle to Search’’ zımbırtısı o kadar da önemli değil. Görselle aramanın direkt cihaza entegre çalışması işe yarıyor mu? Evet. Çok önemli mi? Hayır. Asıl mevzu fotoğraf yeteneklerinde.
Çizimle araba modifiye etmek, koluna kol saati eklemek ya da dövme yapmak, herhangi bir cismi silmek, başına bere giymek ya da omzuna kuş kondurmak. Hepsini yapabiliyorsunuz. Hatta o kadar iyi yapıyor ki gösterdiğim çoğu kişi anlamıyor, tekrar baksa da anlamıyor. İnanılmaz keyifli. Zaman zaman da hayat kurtarır söyleyeyim. Abartıldığı kadar var. Aşağıya bir örneği ekliyorum:
Geriye kalanlardan sayfa özetleme kullanılabilir, standart bir haber sayfasında Survivor’dan kimin elendiğini öğrenmek için 4 saat kaydırmanızı engelleyebiliyor. Lazım olmadı ama aramalarda canlı çeviri özelliği güzel çalışıyor, gerçekten lazım olsa işe yarar. Yapay zekayla wallpaper oluşturma işi de güzel, kullanılabilir.
Son notlar: Birçok örneği ve video-fotoğrafı kişilerin yüzleri vs. gözüktüğü gibi sebeplerle eklemekten vazgeçtim.
Benim deneyimlerim bu şekilde, aklıma gelen bir şey olursa düzenlerim belki. Sorularınız varsa yanıtlamaktan mutluluk duyarım. İyi forumlar.
Tasarım: Samsung’un S21’den bu yana çalışıyorsa dokunma mantığıyla ufak değişiklikler hariç pek de kurcalamadığı bu tasarımın arka yüzünde alt alta üçlü kameranın dizildiği buzlu cam görüntüsünde ve hissinde bir arka kapağımız var. Kenarları yuvarlak, şekildeki* gibi bir bakış açısını baz alarak derinlik yönünde ise keskin hatlara sahip bir alüminyum kasası var. Ön tarafta ise yıllardır süren delik ekran içinde kameramız ve S FE’ler dahil diğer tüm alt modellerin hor görüldüğü gerçekten incecik ekran çerçevelerimiz var. S22 ve S23’ün 6.1 inçlik ekranından S24’e geçiyorsanız eğer hoşunuza gidecek, hissedilir ama küçük bir dokunuş bu. Telefonu elde tutma hissi çok güzel, tek elle kullanmak gayet kolay. Premium bir cihazdan hiçbir ödün verilmemiş.
Şekil*
Bu premium görüntü ve kaliteyi uzun ömürlü olacağı iddia edilen bir telefonda korumak istiyorsanız eğer güzel bir kılıfa da mahkumsunuz, bu derece tatlı bir cihazın güzelliğini bozmayın diye Samsung sizi düşünüyor ve önünüze çok güzel kılıf seçenekleri koyuyor. Benim kullandığım ‘’Standing grip case’’ isimli bu kılıf hem çok yakışıyor, hem de çok güzel bir koruma ve fonksiyon sağlıyor. İlk alıp cihaza taktığınızda o elinizde bıraktığı hoş kadife doku zamanla kaybolsa ve kordon kısmı biraz esnemeye yenik düşse de rengini kaybetmiyor, keyifli bir deneyim sunmaya devam ediyor. Ekran koruyucu ve kılıf kullanımını da şiddetle tavsiye ediyorum, bu şirin canavar Victus 2 apoletini taşısa da sert bir düşmeye veya çizilmeye karşı çok da bir dayanım gösteremiyor.
S24 Standing grip case
Ekran:
Belki de tek kelimeyle yazmam gerekiyordur: Kusursuz. Güneş altındaki parlaklığı, ekrandaki siyahların (Tabii ki amoled bir panelden bunu bekleriz) ekran kapalıymışçasına siyahlığı, içerik tüketmenin keyfi, akıcılığı (120 hz her amirale nasip olmuyor biliyorsunuz) her noktasıyla her kullanımda keyif veren bir panel. Samsung'un yıllardır mükemmele oynadığı panellerini düşününce zaten anlatacak bir şey bırakmıyor. Bu başlığı geçebiliriz diye düşünüyorum.
Donanım ve performans:
Telefon ülkemizde ve Amerika dışında sanırım her yerde Samsung’un kendi üretimi olan Exynos 2400 yonga ile geliyor. Üretilmiş Exynosların çoğu kullanıcılarına sadece dert olmuş olan bu yonga seti serisinin en son ve en güçlü üyesi tabii ki de kulağa hoş gelmiyor. Özellikle de 8 gen 3 gibi bir seçenek dururken. Peki bu sefer olmuş mu? Hem evet hem hayır. Önce evetten başlayalım:
Günlük kullanımda; sosyal medyada gezinirken ya da internette bir şeyler ararken, kalabalık bir ortamda başınızı ekrana gömmüş bir şeyler yapıyor gibi görünüp sadece arayüzde boş boş sağa sola yukarı aşağı kaydırma hareketleri yaparken hiçbir sorun yok. Isınmıyor, saçma sapan takılmalar yaşamıyor, pili içmiyor. Telefonun adına ve sınıfına yakışır davranıyor ama gel gelelim yük altına girince, ağır program veya oyun çalıştırınca sorun mu yaşatıyor? Hayır. Exynos 2400 yapılmış en iyi Exynoslardan biri. Güçlü ve sorunsuz. 120 FPS PUBG ve Minecraft, ayrıca da kol bağlayıp GTA oyunlarını oynadım. Tabii ki bu oyunlar cihazları artık çok da zorlayamayan oyunlar olsa da sıkıntısız oynatıyor. Zaten YouTube’a girip bakarsanız bir sürü test de bulursunuz, oradaki sonuçlarda da üzücü bir durum yok.
Gelelim hayır kısmına:
Bu yonga, kendi sınıfındaki diğer Snapdragon 8 gen 3 ve Dimensty 9300’le kıyaslandığında aşağıda kalıyor. Onların seviyesine yakın olsa da onları yakalayamıyor, onlar derecesinde bir termal başarım/verim de gösteremiyor. 2024 model amiral gemisi aldım diye kafanız sevinçten tavana değerken bu bilgiyle yüzleşmek tabii ki de insanın hoşuna gitmiyor ama olsun, Ray Traycing performansıysa konu kimse sizinle aşık atamıyor, sağda solda ama benim telefonum çok iyi ışın izler diye geziyorsunuz, söylediğiniz ortamlarda garip bakışlar altında kalabiliyorsunuz. Exynos ile alakalı performans namına yaşadığım kötü bir deneyim de bulunmuyor, şimdilik.
Bulduğum güzel bir makale incelersiniz: SAM Mobile testi
Geriye kalan performans ögelerinde herhangi bir sıkıntı yok. 256 GB hafızanın UFS 4.0 desteği, LPDDR5X RAM, Wi-Fİ 6e, Bluetooth 5.3, USB 3.2 görevlerini yerine getiriyor. 700 mbps interneti sömürmekte zorlanmıyor bile.
RAM demişken, 8 GB RAM tek bir sorun yaşatmadı bugüne kadar. ‘’8 GB RAM ile 7 yıl nasıl güncelleme alacak abi bu telefon yha?’’ serzenişlerine de ‘’Çok mu biliyorsun?’’ cevabımı vermekten çekinmiyorum.
Pil, şarj olma süresi ve şarj imkanları:
Başta 6.2 inçlik paneli ve Exynos 2400’ü besleyen 4000 mAh’lık bir pil bulunuyor. Bu pil 25W şarj cihazı ile birlikte 0-80 40, bilemedin 45 dakikada; yok kardeşim ben tamamen dolduracağım dersen de 1 saat 10, yine bilemedin 1 saat 15 dakikada 100 oluyor. Kötü süreler değil, öldürmüyor ama 60W hızları duyan insanların ‘’meeeh’’ şeklinde sesler çıkardığına şahit olunca, telefonun başında bazen beklemek zorunda kalınca bir şeylerin eksik olduğunu inceden hissettiriyor. Telefonuna sanki kalp piliymiş gibi bağlı yaşayan biri değilseniz, şarj imkanlarınız kısıtlı değilse sorun çıkaran bir durum değil ama kesinlikle geliştirilmesi gereken bir durum. 15W kablosuz şarjı da eğer kendi soğutmalı şarj ‘’Pad’’ine yeterli parayı bayılırsanız keyifli hale geliyor ama 0-80 doldurmak 1 saati buluyor, 0-100 doldurmaya ise benim sabrım yetmiyor. Bugüne kadar yetmedi, ölçemedim. Bu aletin güzel tarafları ise ikili olduğu için diğer yanda destekleyen kulaklığınızı ya da saatinizi atıp doldurabilmek, evde birden fazla destekleyen telefon varsa eğer ‘’Şarj aletimi sen mi çaldın?’’ cümlesinden kurtulabilmek. 4,5W ters şarjın pek bir kullanılabilirliği yok. Sadece çölün ortasında devenizi sürerken müzik dinleme isteğiyle elinizi kulaklığınıza attığınızda şarjının olmadığını fark ederseniz işe yarayabilir. Telefonu şarj ederken kılıfla birlikte sorunsuz şarj olma gibi bir durum ise burada yok, kılıfı çıkarmak zorundasınız. Kullanmayın diye var yani kısacası. Son olarak, 25W ve 15W olmak üzere iki çıkışı olan araç şarj cihazını şiddetle tavsiye ederim, ne ısınıyor, ne kopuyor. Orijinal ev adaptörü gibi şarj ediyor.
Ekran süresine gelirsek: 5 saat ile 7.30 saat arasında değişken süreler gösteriyor. Eğer gün içinde çok kurcalamaz, genel akışına bırakır, kullandığınızda sağlam kullanır ve ekran süresine yansımayan müzik uygulamalarını kullanırsanız 5 saat hatta daha aşağılarını görmek oldukça mümkün. Eğer YouTube’da bol bol takılır video izler, tarayıcıda gezer Techolay’da çözümler üretir insanlara yardımcı olursanız 7.30 saatlere varıyor. Daha fazlasını yaşayamadım ama bu biraz da benim kullanım stilimle alakalı. Aşağıya bazı ekran görüntülerini de ekledim. Bu söylediğim süreler 24 saatlik bir döngü ve bekleme süreleriyle birlikte geçerli. Watch 6, Buds3 Pro ve arabam çoğu zaman bağlı. Şunu da belirteyim: Toplam pil kullanma yüzdem çok nadir %100’ü aşıyor. Bu pil tam şarj ile benim günümü çıkarıyor kısacası.
Kameralar:
Arkada 3 ve önde 1 olmak üzere 4 farklı sensör bizi karşılıyor. Arka tarafın en güçlü üyesi ortada kalan 1/1.57 inçlik, 23 mm odak uzaklığına sahip Samsung’a ait ISOCELL GN3. Üstte 13 mm odak uzaklığıyla 1/2.55 inçlik UW kamera, en aşağıda da 1/3.94 inçlik 69 mm odak uzaklığıyla optik zoom kamera bulunuyor. Ön kameramız da 25 mm odak uzaklığına sahip boyutunu bilmediğim bir sensör. UW ve ön kamera sensörlerimiz S24 Ultra’yla ortak. Yeterince gereksiz bilgileri topladıysak eğer artılarıyla ve eksileriyle yüzleşelim.
Artılarla başlarsak, kesinlikle ama kesinlikle video performansıyla başlarım. Üzerindeki tüm sensörlerle 4k60 FPS, ana kamerasıyla 8k30 FPS, UW ve W sensörleriyle 1080p120fps çekim yapabilen, 1080p60 çekerken 4 sensör arasında da gezebildiğiniz (Buraya yine geleceğiz) başka telefonu bu fiyatlara, hatta daha yukarı fiyatlara dahi zor bulursunuz. Bunları yaparken de yapmak için yapmıyor, gerçekten keyifli sonuçlar alıyorsunuz. Video yetenekleri açısından oldukça üst düzey. Videonun akıcılığı ve renkler, her şey yerli yerinde. Fotoğraf kalitesinde ise yine çok iyi sonuçlar alabiliyorsunuz, tüm sensörlerle keyifli fotoğraflar çekebiliyorsunuz. Samsung’un kendine ait renkleri, S24’te eski modellere göre daha doğal ve yumuşak moda kaymış olsa da hala canlı ve keskin. Fotoğraf-video örnekleriyle sizi baş başa bırakıyorum, artık yorum sizin. PRO modunu 4 farklı sensör için de (Evet ön kamera dahil) kullanabiliyorsunuz, gönlünüzce ayarlayıp harikalar yaratabiliyorsunuz. PRO modda maksimum 12X zooma izin veriliyor. Şu istediğin iki sensörle aynı anda video çekme zart zurt gereksiz her şey de var.
Fotoğraf örnekleri:
Fotoğraflar
Eksileri ise başlıklar halinde yazacağım:
Kameralar güzel ama hepsi birbirinden ’’ayrı’’ güzel
Kameralarla video çekerken ya da fotoğraf çekimlerinde her zaman renkler birbirini tutmuyor. Bu her ortamda veya çekimde olan bir durum değil, bazen hiç fark yok ama bazen gerçekten göze batıyor. Ana kameradan 3X kameraya bir alıyorsunuz, ortamın rengi bambaşka. Aynı cismin rengi daha farklı. Aynısı nispeten daha az olsa da UW kamera için de geçerli. Örneğini ekledim.
Videoda geçiş yapmak tatsız:
Video çekiyoruz, 1080p60. Uzaktaki bir cisim dikkatimizi çekti. Hemen alttaki 3X kısayoluna tıkladık ve hoop, kare atladık. Hayırlı uğurlu olsun. Umarım One UI 7 ile düzelir. Bunu sadece kamerayı ilk açtığınızda ilk geçişte yapıyor, video çekmezken de değiştirseniz bir kere düzelmesi için yeterli ama ben buna mahkum muyum? Tüm videoyu bozuyor. S22, S23 FE kullandım. Gariptir ki bu sadece S24’te olan bir durum. Mağazalarda baktığım diğer tüm S24 ve S24+ modellerinde bu durum var. Sıkıntı.
Diğer tatsızlık ise geçişlerin yumuşak olmaması. Bu durumla en iyi belki de açık ara başa çıkabilen tek marka Apple. Diğer birçok cihazda bu sıkıntı var ama size çok ilginç bir şey söyleyeceğim. Direkt olarak kameraların ana boyutlarına geçiş yapmazsanız, atıyorum ana kamera için 2X ve zoom kamera için 10X’e geçerseniz, geçtiği fark edilmiyor bile. İnanılmaz pürüzsüz. One UI 7’den bir beklentim de şu geçişlerin düzelmesi.
Hareketli fotoğraf çekememek:
Nedense bir fotoğrafı yakalaması nispeten uzun sürdüğü için, hareketli bir cisimi direkt çekmek isterseniz batırıyor. Pro mod ile vs kolaylıkla çözülüyor. Tam bir sorun olarak kabul etmek bence çok da mantıklı değil.
Fotoğraf işlemesi:
Bazen, bir fotoğrafı çekiyorsunuz, işliyor ve harikalar yaratıyor. ‘’İşte bu!’’ dedirtiyor. Bazen de öyle bir işleme yapıyor ki, O 2-3 saniyelik işleme anında gördüğünüz güzel fotoğrafı anında siliyorsunuz, mahvediyor. Çoğunlukla, hatta %90 iyi çalıştığı için sorun yok.
Ay fotoğrafı ‘’dolandırıcılığı’’:
Güzel bir akşam, gökyüzünde ay. Kaldır telefonu, 30X ve çek. Sonuç muazzam. Ama-ama keşke GTA oynarken ekrandaki ayı da mükemmel çekmesen.
Galaxy S24 ile çekilmiş ay fotoğrafı S24, GTA'da yani bilgisayar ekranında ay fotroğrafı Yine bilgisayar ekranında ay, fotoğrafın ''işlenmiş'' hali
Ham işlenmemiş performansı ise böyle:
S24, videodan kesit
Tüm bu şikayetlerime rağmen genel performansı ve beni benden alan video yeteneğiyle fiyatının zirvesine, aynı şekilde kendi klasmanının da zirvesine oynayan kameralardan ben memnunum.
Kullanım, arayüz, Galaxy AI:
Birkaç şeyden bahsedeceğim. Evet arayüz akıyor, donma kasma yok, geçişler-animasyonlar şahane vesaire vesaire. Benim asıl bahsetmek istediğim ilk şey bu telefonun özelleştirilebilir yanı. Gerek kendi mağazasıyla gerek GoodLock uygulamasıyla telefona istediğiniz şekli verebiliyorsunuz. Hatta ‘’Buna gerçekten gerek var mıydı?’’ dedirtecek kadar fazla opsiyona sahip oluyor, ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. Samsung’un ‘’Navigasyon çubuğu’’ dediği o barın rengini ve boyutunu ayarlamaktan tutun simge paketlerine her şeyi değiştirebiliyorsunuz. Mükemmel olay. İkinci olay ise Always on display seçenekleri. Hareketlisini koy, fotoğraf koy, sadece tek dokunmayla gösterecek şekilde ayarla, keyfine bak. Çok keyifli, alışması rahat.
Ve son olarak, Galaxy AI:
Her yerde duymaktan bir hal olduğunuz ‘’Circle to Search’’ zımbırtısı o kadar da önemli değil. Görselle aramanın direkt cihaza entegre çalışması işe yarıyor mu? Evet. Çok önemli mi? Hayır. Asıl mevzu fotoğraf yeteneklerinde.
Çizimle araba modifiye etmek, koluna kol saati eklemek ya da dövme yapmak, herhangi bir cismi silmek, başına bere giymek ya da omzuna kuş kondurmak. Hepsini yapabiliyorsunuz. Hatta o kadar iyi yapıyor ki gösterdiğim çoğu kişi anlamıyor, tekrar baksa da anlamıyor. İnanılmaz keyifli. Zaman zaman da hayat kurtarır söyleyeyim. Abartıldığı kadar var. Aşağıya bir örneği ekliyorum:
Geriye kalanlardan sayfa özetleme kullanılabilir, standart bir haber sayfasında Survivor’dan kimin elendiğini öğrenmek için 4 saat kaydırmanızı engelleyebiliyor. Lazım olmadı ama aramalarda canlı çeviri özelliği güzel çalışıyor, gerçekten lazım olsa işe yarar. Yapay zekayla wallpaper oluşturma işi de güzel, kullanılabilir.
Son notlar: Birçok örneği ve video-fotoğrafı kişilerin yüzleri vs. gözüktüğü gibi sebeplerle eklemekten vazgeçtim.
Benim deneyimlerim bu şekilde, aklıma gelen bir şey olursa düzenlerim belki. Sorularınız varsa yanıtlamaktan mutluluk duyarım. İyi forumlar.