Teyzenin suçu yok, evinde kocası ya da çocukları ne konuşuyorsa; TV'de ne dönüyorsa onu söylüyor. Kendi fikirlerini oluşturabileceği bir ortamda büyüdüğünü zannetmiyorum. Ortalama bir Anadolu kadını ne sefaletler çektiyse bu teyze de nasibini almış...
Hocam seçim olmasa nasıl başkan seçeceğiz? Demokratik yönetim adı altında monarşiye geriye geçmeyi düşünüyorsunuz resmen, halk kendi sözünü geçiremeyecekse oysuz sistemin mantığı ne? Padişahlığa geri dönelim istiyorsanız?
Halk tarafından tanınan ve güvenilen, en zeki, en ahlaklı, topluma en iyi örnek olabilecek remz şahsiyetli insanların oluşturduğu bir meclis seçecek başkanları. Seçim ve oy mevzusu, belki ancak böyle bir meclisin idare ettiği devlet içerisinde belediye seçimleri için geçerli olabilir. Kaldı ki bugünkü TBMM'nin el kaldırmak ve el indirmek dışında bir işlevi yok.
Birbirinden farklı ve bağlantısı olmayan ve bir partiye de mensup bulunmayan 101 kişinin birbiriyle gruplaşarak çürüyeceğini sanmıyorum. Eğer bu kişilerden bir grup makamına uygun hareket etmezse meclis yani kurultay çoğunluğun desteğini alarak o kişileri meclisten atar. Sonra tekrar 101'e tamamlanacak şekilde yeni kişileri seçer.
@Platon
1. Bu sistemi nasıl kuracaksın.
2. Diyelim kuruldu, tamam 1-2 tane çürük çıktı bulup attınız. Günün birinde bu meclisin diktatörlüğe, Kuzey Kore tarzı bir yönetime dönmeyeceğini nasıl garantiye alacaksın?
Açıkçası bu dünyada çürümeyecek hiçbir sistem olduğunu düşünmüyorum. İnsan oğlu kendi kârı için her şeyi yapar. Fazla ütopik düşünmeyin bence. Halkını eğit, kanunlarını sıkı bi şekilde uygula, cezaları caydırıcı yap.
Diyelim kuruldu, tamam 1-2 tane çürük çıktı bulup attınız. Günün birinde bu meclisin diktatörlüğe, Kuzey Kore tarzı bir yönetime dönmeyeceğini nasıl garantiye alacaksın?
Çok basit. Yönetim 2 organdan oluşuyor, biri meclis, diğeri hükümet. Eğer meclis diktatörlüğe kayarsa hükümet halkın da çoğunluğunun desteğini alarak, yani referanduma giderek meclisi fesh edebilir. Daha sonrasında meclis içerisindeki vekiller tekrar 101'e tamamlanacak şekilde seçerler. Ayrıca fazla olumsuz düşünüyorsunuz, partilerin olmadığı ve en ahlaklı namzet kişilerin seçildiği bir meclisin diktatörlüğe kayma ihtimali %2 falan. Demokratik idarelerde yüz katı daha fazla bu ihtimal.
Açıkçası bu dünyada çürümeyecek hiçbir sistem olduğunu düşünmüyorum. İnsan oğlu kendi kârı için her şeyi yapar. Fazla ütopik düşünmeyin bence. Halkını eğit, kanunlarını sıkı bi şekilde uygula, cezaları caydırıcı yap.
@Platon sadece meclis değişecek doğru anladıysam. Ve cumhurbaşkanlığı harici diğer seçimler olmayacak. Hükümeti vs yine halk belirlemiş olacak. Meclise seçilen üyeler diğer partilerle alakasız mı olacak yoksa partilerin en ahlaklı üyeleri mi olacak ve seçilince partileri ile ilişikleri kalmayacak? Üyenin partisi olmaması gerekiyorsa partilerin amacı ne olacak? Sadece cumhurbaşkanlığı mı? Bu 101 kişi halkın güvendiği ve ahlaklı olarak bilinen kişiler olacak da halk, AKP CHP DEM'e vs de güveniyor ve ahlaklı olduğuna inanıyor. Ahlaklarını kim yargılayacak? Ayrıca bunlardan ziyade halkın iradesine dayanan herhangi bir sistemde diğer mesajımda belirttiğim(eğitim, kanun vs) şeyleri geliştirmeden bir şey farketmez ki. Ahlaksız bir toplum içinden ahlaklı kişileri bulmak çok zor.