@Platon sadece meclis değişecek doğru anladıysam. Ve cumhurbaşkanlığı harici diğer seçimler olmayacak. Hükümeti vs yine halk belirlemiş olacak. Meclise seçilen üyeler diğer partilerle alakasız mı olacak yoksa partilerin en ahlaklı üyeleri mi olacak ve seçilince partileri ile ilişikleri kalmayacak? Üyenin partisi olmaması gerekiyorsa partilerin amacı ne olacak? Sadece cumhurbaşkanlığı mı? Bu 101 kişi halkın güvendiği ve ahlaklı olarak bilinen kişiler olacak da halk, AKP CHP DEM'e vs de güveniyor ve ahlaklı olduğuna inanıyor. Ahlaklarını kim yargılayacak? Ayrıca bunlardan ziyade halkın iradesine dayanan herhangi bir sistemde diğer mesajımda belirttiğim(eğitim, kanun vs) şeyleri geliştirmeden bir şey farketmez ki. Ahlaksız bir toplum içinden ahlaklı kişileri bulmak çok zor.
Meclis değil komple bambaşka bir devlet modelinden bahsediyorum. Hükumet de meclis de anayasa da sistem de rejim de aklına ne geliyorsa yeni baştan yapılandırılacak. Belediye seçimleri harici seçim olmayacak. Başkanı meclis seçecek. Doğrudan parti diye bir şey olmayacak.
Meclis değil komple bambaşka bir devlet modelinden bahsediyorum. Hükumet de meclis de anayasa da sistem de rejim de aklına ne geliyorsa yeni baştan yapılandırılacak. Belediye seçimleri harici seçim olmayacak. Başkanı meclis seçecek. Doğrudan parti diye bir şey olmayacak.
Ben de aynısını diyorum, ne alaka kardeş? Sen özgürlüğü sadece seçimle parti seçerek falan geldiğini mi düşünüyorsun, partilerin olmadığı yerde özgürlük olamaz mı? Ne saçma bir kıyas.
Ben de aynısını diyorum, ne alaka kardeş? Sen özgürlüğü sadece seçimle parti seçerek falan geldiğini mi düşünüyorsun, partilerin olmadığı yerde özgürlük olamaz mı? Ne saçma bir kıyas.
Sana 3.kez diyorum ki parti olmadan ne yapacağız, tüm adaylar bağımsız olsun bir parti olmasın desen tamam derdim de sen resmen halkı devreden çıkarmaya oynuyorsun. Özgürlük bu mu? Bir meclis tüm kararları verecek ve halk bunlara koşulsuz şartsız uyacaksa bunun adı özgürlük değil katolik kilise baskısı oluyor tarihte bu yaşanmış bir olay zaten. Tek fark din kullanımı ki onu şu an bile yapıyorlar.
Sana 3.kez diyorum ki parti olmadan ne yapacağız, tüm adaylar bağımsız olsun bir parti olmasın desen tamam derdim de sen resmen halkı devreden çıkarmaya oynuyorsun. Özgürlük bu mu? Bir meclis tüm kararları verecek ve halk bunlara koşulsuz şartsız uyacaksa bunun adı özgürlük değil katolik kilise baskısı oluyor tarihte bu yaşanmış bir olay zaten. Tek fark din kullanımı ki onu şu an bile yapıyorlar.
Anayasa dediğiniz mekanizma, toplumsal sözleşmedir nihayetinde. Halkı kapsayan genel bir anayasa oluşturulur. Bir hak ihlali veya yönetimde yanlışlık olduğunu düşünürseniz mahkemeye başvurabilirsiniz. Söylediğimiz sistem(Başyücelik) halkı tamamen devreden çıkarmıyor. Her sene belirli dönemlerde sarayda halka açık bir toplantı düzenleniyor. Orada şikayetleriniz varsa dile getirebiliyorsunuz. Halk-yönetim arasındaki iletişim kopmuyor yani. Fakat yönetime karışamazsınız, çünkü bilmiyorsunuz. Matematik basit. 80 yıldır seçim ayağına aynı terane dönüyor, anlamıyorsanız ne diyebilirim ki.
Anayasa dediğiniz mekanizma, toplumsal sözleşmedir nihayetinde. Halkı kapsayan genel bir anayasa oluşturulur. Bir hak ihlali veya yönetimde yanlışlık olduğunu düşünürseniz mahkemeye başvurabilirsiniz. Fakat yönetime karışamazsınız, çünkü bilmiyorsunuz. Matematik basit. 80 yıldır seçim ayağına aynı terane dönüyor, anlamıyorsanız ne diyebilirim ki.
BAÅYÃCELİK ARAÅTIRMALARI MERKEZİ BaÅyücelik Devleti â Aydınlar Aristokrasisi Selim Gürselgil   AYDINLAR ARİSTOKRASİSİ Ãstad, totalitarizme olduÄu gibi, demokrasiye de inanmaz. Ona göre, bir Sokrat ile bir kahvehane müdaviminin oyu birbirine eÅit olamaz. Yakın dönemde kemalistler...