Rehber Tunguska Olayı: İnsanlık Tarihinin En Güçlü Meteoru!

TUNGUSKA: THE VISITOR

Herkese merhaba, bu yazımda insalık tarihinde görülmüş en güçlü meteorun, dünyayı tehditi sonucu ile Tunguska Olayı olarak adlandırılan konuyu sizlere sunacağım. Okurken keyifle okumanız, eğlenmeniz, sıkılmamanız dileğiyle. Çayınızı çorbanızı yanınıza aldıysanız, başlayalım.



BÖLÜM I: Kim ulan bu Tunguska?

Her şey, Crysis 3'ün giriş sahnesi ile başladı. Crysis evrenine hakimdim zaten, çok da sevdiğim bir seridir. Dönüp tekrar seriyi baştan bitirmedik istedim geçtiğimiz günlerde. Ardından, 3. oyunun giriş sahnesinde, sinematik anlatılırken Jacob Hargreave'nin ağzından şu sözler dökülüyor: ''Dikkatli dinle, gerçeği bilmen gerek. Sef dediğimiz uzaylı yaratıklar milyonlarca yıldan beri buradaydı. Onları, Tunguska Olayı sırasında keşfettik ve teknolojilerini aldık.'' Yani aslında ne alakası var diyecek olursanız, oyunu oynarken kulağıma takıldı ve Tunguska Olayı'nı araştırmak istedim. Bildiğim, öğrendiğim kadarını da sizlere sunacağım.


Dünya tarihinde elbette daha güçlü meteorlar, patlamalar yaşanmıştır fakat insanlar tarafından gözlemlenen ve kayıt altına alınan en büyük, en güçlü asteroid çarpması 30 Haziran 1908 gününün sabahında Sibirya/Rusya'da gerçekleşti. Sibirya'nın doğusunda yer alan ve ücra bir bölge olan Krasnoyarsk Krai'de meydana gelen bu patlama, sonrasında bir krater oluşturmasına rağmen sadece bir çarpma olayı olarak sınıflandırılmış, garip doğrusu. Yapılan araştırmalara göre bu asteroidin 50-190 metre arası bir büyüklüğe sahip olduğu ve atmosferimize saatte 54.000 kilometre hız ile girdiği düşünülüyor. Yere bile çarpmayan bu asteroidin yaklaşık 5.0 kuvvetinde sarsıntılar meydana getirdiğini de detay olarak verelim. Ayrıca bu bahsettiklerim ne anlama geliyor biliyor musunuz? Hiroşima'ya atılan atom bombasının yaklaşık 185 tanesine eşit. Kabaca, 30 megaton enerjinin açığa çıktığını söyleyebiliriz ki bunlar çok büyük değerler. Bir diğer deyişle, eğer bu patlama büyük şehirlerden birinde gerçekleşmiş olsaydı, mesela İstanbul, New York gibi, muhtemelen şehrin tamamını yok edebilirdi hatta belki aynı şehirden birden fazlasına kadar.



Ne şanstır ki, o dönemlerde bahsettiğim bölgede yaşayan kişi sayısı, bölgenin ücra olmasından kaynaklı çok fazla değildi. Bu yüzden de bu patlama çok bir yıkıma neden olmadı. Ortalama konuşacak olursak, her 30 insandan 3'ünün ölümü ile sonuçlandı. İnsan hayatının kayıpları olarak bu sonuçları verebiliriz. Yalnız, bu patlama, alandaki 80.000.000 kadar ağacın yok olmasına, bölgedeki toprak yapısında ise radyasyon yanıkları oluşmasına sebep oldu. Bunlara ek olarak Asya ve Avrupa'nın çeşitli yerlerinde sismik dalgalar, ses dalgaları ve gece parlayan bulutlar tespit edildi.





BÖLÜM II: Kalıntılar nerede kardeşim?

Tunguska Olayı için en yaygın kabul gören açıklama, patlamaya bir kuyruklu yıldızın neden olduğu. Patlamadan sonra gökyüzünde görülen renkli ışık oyunları bu görüşü destekler nitelikte. Zira yapılan hesaplar, kuyruklu yıldızların alçak atmosfere inemeyeceğini işaret ediyor. Tunguska Olayı'nın sırrı çok çok uzun süre sonra çözülse bile, ilk zamanlarda patlamadan arda kalan bir krater ya da mineral kalıntıları tespit edilememişti. Zaten o dönemde Sibirya'nın ücra bölgelerine ulaşmak hayli bir zordu. Bu nedenle bölgeye ancak patlamadan 20 yıl sonra bir Sovyet ekibi ulaşabildi. Oradaki yerliler ile konuşan Sovyet ekibi, yerlilerin ağzından şu sözlerin döküldüğünü söylüyorlar: ''Lanetlendik, lanetlendik! Gökyüzü ikiye ayrıldı ve orman ateşle kaplandı."



BÖLÜM III: Uzaylılar mı geldi la? Çeşitli teoriler ve fazlası
Yıllarca Tunguska Olayını açıklamak için çeşitli iddialar ortaya atıldı. Buyurun birlikte göz atalım:

TEORİ I: Dünyaya izinsiz giren uzay gemisi
Yoğğamm. diye başlamak isterdim cümleme, öyle de başlamış olayım. Tunguska'yı ziyaret eden Rus yazar Alexander Kazançev, bölgede bulunan ağaçlar ile Hiroşima'daki ağaçların birbirine benzediğini fark etti, bak sen su işe. Kazançev, buradan hareketle Tunguska Olayı’nın Dünya’ya giren bir uzaylı gemisinin nükleer reaktörünün patlaması sonucunda gerçekleştiği fikrini ortaya attı. Bu görüş, özellikle UFO sevdalıları tarafından sıklıkla dillendirilen bir teori. Ancak ne yazık ki bu iddia, delilsiz bir spekülasyondan ileri gidemiyor. Zira bu teoriyi doğrulayacak herhangi bir kanıt da mevcut değil.




TEORİ II: Yeraltından gelen patlama
Astrofizikçi Wolfgang Kundt’a göre patlama, yeraltından yükselen 10 milyon tonluk doğalgazın atmosfere çıkması ve yıldırım gibi bir etken nedeniyle ateş alması sonucunda gerçekleşti.



TEORİ III: Kara delik ya da kuyruklu yıldız (en kabul gören görüş)
Dünya'ya çarpan bir kara deliğin patlamaya neden olduğunu savunan bir tayfa var. Rus araştırmacılar ise ilk gözlemlerinden sonra, Dünya'ya çarpan bir kuyruklu yıldızın hasara sebep olduğunu düşündüler. Kuyruklu yıldızların büyük bir çoğunluğun buzdan oluşması, bölgede bulunamayan kaya parçalarını açıklar nitelikteydi. Buna göre, buz Dünya atmosferine girdiğinde erimiş olmalıydı.



Toparlayalım:

Velhasıl kelam, sevgili forumdaşlar. Bunca çalışmalara rağmen patlamaya bir kuyruklu yıldızın mı yoksa bir asteroidin mi neden olduğu kesin olarak bilinemiyor. Yapılan araştırmalara göre Tunguska Olayı, modern insan tarihinin şahit olduğu en büyük, en güçlü patlaması imiş. Aslına bakarsanız Dünya'ya her gün irili ufaklı çok sayıda asteroid düşse bile yapılan istatistiksel çalışmalar, bu büyüklükte gerçekleşecek olayın ortalama 300-500 yılda bir görülebileceğini ifade ediyor. Bütün bunların sonucunda Tunguska Olayı, bu tarz çalışmalar için ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Okuduğunuz için teşekkür eder, iyi forumlar dilerim.
 
Son düzenleme:
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…