Bence sömürgecilik ile alakalı değil durum. Yeni Çağ ile Rönesans’ı ve sanayileşmeyi zamanında yakalamakla alakalı.
Avusturya en büyük rakibimizdi. Onlar da sömürgecilikte geri kaldılar, biz de. Bizim halimiz ile Avusturya’nın hali ortada. Yeni Çağ’ın getirilerini aldıkları için bizi de hep yenmeye başladılar ya. Şunun parantezini de açayım, Habsburg Monarşisi adı altında İspanya ve Avusturya bir süreliğine birlikte de yönetildi, yani Avusturya’nın aslında sömürgecilik ile alakası var fakat birinci oyuncu orada İspanya. Ek olarak İspanya ve Portekiz de diğer Batı Avrupa ülkelerinin biraz daha gerisinde ekonomik olarak, sömürge akımını başlatmalarına rağmen.
Evet sömürge her şekilde ek getiri sağlardı fakat zaten bizim konumumuz gereği bir kara imparatorluğu olmamız da zorunluydu, ek olarak Türk devleti olarak geleneğimizde baskın bir Talassokrasi de yoktu, yani bir şekilde elde etsek bile elimizden erken şekilde çıkabilirdi sömürge topraklarımız İspanya gibi.
Bence Avrupa’yı asıl zenginleştiren sömürgecilik de Yeni Sömürgeciliktir, yani İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerin öncü olup sanayilerine ham madde bulmak için yaptıkları, kolonileri ile her alanda sanayileştikleri olan sömürgecilik, Afrika’nın sömürülmeye başlandığı sömürgecilik. Bu zamanda etkin oyuncu olabilecek bir devlet geleneğimiz ve konumumuz olsaydı (Mesela Atlas Okyanusuna kıyımızın olması gibi.) çok daha farklı standartlarda yaşardık.