tear 34

Üstün
Katılım
31 Ocak 2024
Mesajlar
2.571
Makaleler
34
Çözümler
33
Beğeniler
3.270
Shanghai Jiao Tong Üniversitesi, Tsinghua Üniversitesi, ByteDance ve Shanghai AI Lab gibi kurumlardan araştırmacılar, 10 Eylül 2026'da kendi kendini geliştiren yapay zekâ üzerine 75 sayfalık bir çalışma yayımladı.

Makalenin odağında “özyinelemeli öz gelişim”, yani RSI var. Buradaki fikir, yapay zekânın görevlerde daha başarılı olmasının ötesinde, kendisini geliştirme yöntemini de iyileştirmesi. Araştırmacılar bunu beş seviyede ele alıyor:

L1: İnsanların belirlediği geliştirme adımlarını uyguluyor.

L2: Hangi geliştirme stratejilerini kullanacağını seçiyor.

L3: Öğrenmek için hangi verilere ve deneyimlere ihtiyaç duyduğunu belirliyor.

L4: Kullanım sırasında aldığı geri bildirimlerle kalıcı biçimde uyum sağlıyor.

L5: Sonraki sürümleri geliştiren sürecin kendisini değiştiriyor; bu değişiklikler gelecek geliştirme döngülerine aktarılıyor.

Çalışma, sınırsız biçimde kendini geliştiren bir sistemin başarıldığını göstermiyor. Mevcut örnekleri ve sınırlı deneysel bulguları değerlendirerek bir yol haritası sunuyor. Gelişimin nesiller boyunca güvenilir biçimde sürmesi hâlâ açık bir araştırma problemi. Ayrıca önerilen çerçevede insanların hedefleri, güvenlik sınırlarını ve kaynak yetkilerini belirleme rolü devam ediyor.



Kaynak: Makalenin tamamı
 
Böyle bir şey mümkün bu arada.
Makalede bunun sınırlı örnekleri var. Asıl hedef, yapay zekânın kendini geliştirme yöntemini de iyileştirip sonraki sürümlere aktarabilmesi. Bunun sürekli ve güvenilir şekilde işlemesi henüz çözülmüş değil. Bir noktadan sonra her yeni sürümü insanların geliştirmesine gerek kalmayabilir. Yapay zekâ, kendisini geliştiren yöntemi de iyileştirip sonraki sürüme aktarabilirse süreç giderek daha bağımsız ilerleyebilir. Bu da biz insanlar için potansiyel bir tehdit oluşturuyor.
 
En son biyolojik duvarları rızamız dışında kırıp SkyNET senaryosunun tam tersi istikamette o kadar da kompleks bir yol izlemeden çok basit bir şekilde insanlar için büyük bir tehdit olabilir falan diye açıklamalar yapılıyordu. Bu son saatlerde tüm AI şirketlerinin aynı anda "Bu iş biraz tehlikeli bir hal aldı, kendimizi biraz dizginlememiz, güvenlik konusunda daha çok zaman harcamamız lazım." derken esas amaçları ne anlamak çok güç. Muhtemelen denklemde henüz bizim hakim olmadığımız bir değişken var. Onlar biliyor, biz bilmiyoruz. Bu bir sansasyon ihtiyacından tut altyapı / teknoloji eksikliğini örtme çabası ya da hükumetlerin parmağına kadar hemen her şey olabilir. Hele GPT ile Claude'un aynı doğruda buluşmasına çok şaşırdım. Bakalım ne olacak.
 
En son biyolojik duvarları rızamız dışında kırıp SkyNET senaryosunun tam tersi istikamette o kadar da kompleks bir yol izlemeden çok basit bir şekilde insanlar için büyük bir tehdit olabilir falan diye açıklamalar yapılıyordu. Bu son saatlerde tüm AI şirketlerinin aynı anda "Bu iş biraz tehlikeli bir hal aldı, kendimizi biraz dizginlememiz, güvenlik konusunda daha çok zaman harcamamız lazım." derken esas amaçları ne anlamak çok güç. Muhtemelen denklemde henüz bizim hakim olmadığımız bir değişken var. Onlar biliyor, biz bilmiyoruz. Bu bir sansasyon ihtiyacından tut altyapı / teknoloji eksikliğini örtme çabası ya da hükumetlerin parmağına kadar hemen her şey olabilir. Hele GPT ile Claude'un aynı doğruda buluşmasına çok şaşırdım. Bakalım ne olacak.
Benim de şüphem, kamuya açıklamadıkları bazı test sonuçları veya olaylar olduğu yönünde. Rakip şirketlerin aynı dönemde benzer uyarılar yapması bunu düşündürüyor. Pentagon’la 200 milyon dolar tavanlı anlaşma yapan bir şirketin “insanlığı koruyoruz” söylemini kabul edecek değilim. Ortada para, askerî çıkar ve teknolojinin kontrolünü elinde tutma meselesi var. Güvenlik konusunda ne kadar samimilerse o kadar şeffaf olsunlar. Halka koydukları sınırlar askerî müşteriler için de geçerli mi? Bunu açıkça göstermeden kendilerini insanlığın kurtarıcısı gibi sunmaları bana güven vermiyor.
 
Benim de şüphem, kamuya açıklamadıkları bazı test sonuçları veya olaylar olduğu yönünde. Rakip şirketlerin aynı dönemde benzer uyarılar yapması bunu düşündürüyor. Pentagon’la 200 milyon dolar tavanlı anlaşma yapan bir şirketin “insanlığı koruyoruz” söylemini kabul edecek değilim. Ortada para, askerî çıkar ve teknolojinin kontrolünü elinde tutma meselesi var. Güvenlik konusunda ne kadar samimilerse o kadar şeffaf olsunlar. Halka koydukları sınırlar askerî müşteriler için de geçerli mi? Bunu açıkça göstermeden kendilerini insanlığın kurtarıcısı gibi sunmaları bana güven vermiyor.
İnsanlığın kurtarıcısı olduklarını kimse düşünmüyor zaten istedikleri kadar bunu savunabilirler. Hemen hemen dünyanın her yerinde her toplum bu teknolojinin getirdiği değişim ve dijitalleşme adı altında sunulan sahteliğe karşı çok tepkili. Bu tepkinin altında kariyerini kaybetme korkusu var, kritik düşünmenin yok olduğunu savunanlar var, geleceğin insansız olacağından endişe edenler var. Askeri kullanım meselesi çok karanlık. Palantir'in arkasında dünyanın en güçlü isimleri var. En zenginleri, 4 yıldızlı Amerikan Generalleri, her ülkenin elit sınıfının katıldığı ezoterikten tornistan toplantılar vs. olduğu söyleniyor. Ezoterik toplantı işi güçlü bir teoriden ibaret ispatlı değil ama mantıksız da gelmiyor. Türkiye'den Trendyol'un tepesindeki kadına Palantir'in gizli toplantılarına katılıyor demişlerdi. Öyle ağzına kan değmiş sırtlan sürüsü elit sınıfının bazı güvenlik sebeplerine boyun eğeceklerini ben de zannetmiyorum haklısın.

Şu da olabilir; AI yüzünden bir şey zaten yaşandı, etkilerini henüz gözlemleyemiyoruz ve şirketler üzerlerinden sorumluluğu atmak için bir ağızdan böyle açıklamalar yapıyorlar ki ileride bir yere kadar linç edilmelerinin önüne geçebilsinler. Bir nevi algı mühendisliği.