Öncelikle bu problemi çözmek için vatandaşın kendisinin uğraşması isabetli olmuş bence. Zira Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre şu an için dilekçe yazım ücreti 4.500,00 TL, yani ödeyeceği cezadan daha fazla bir tutarı bir meslektaşıma ödemesi gerekecekti.
Yapay zekaların yaptığı şey
@Tarnished arkadaşın da dediği üzere aslında internet ortamında dolaşan, yalnızca meslektaşlarımın reklam amaçlı olarak sitelerinde paylaştığı birtakım yüzeysel olarak oluşturulmuş dilekçe örneklerini taramak ve onlardan yeni bir dilekçe oluşturmak. Yani yapay zeka bir uyuşmazlığa uygulanacak kanun maddelerinin nasıl yorumlanacağını, o uyuşmazlığa yönelik emsal içtihatların nasıl uygulanacağını anlayamaz. İnternet ortamında paylaşılan hukuki bilgileri yalnızca size alıp gösterir, o kadar. Keza bunu siz de yapabilirsiniz. Google'a merak ettiğiniz hukuki sorunları yazıp birtakım bilgiler, dilekçe örnekleri, kanun maddeleri, Yargıtay kararları vs. bulabilirsiniz. Ancak bunların hangi uyuşmazlıklara ve nasıl uygulanacağı konusunu ne yapay zeka ne de bu konuda eğitim almamış herhangi bir vatandaş bilemez. Avukatlık mesleği bu yüzden var arkadaşlar.
Üstelik problem sadece bir hukuki uyuşmazlığın nitelendirilmesi, o uyuşmazlığa uygulanacak kanun maddesinin ne olacağı ve nasıl uygulanacağı da değil. Bir hukuki süreç başlatıldığında bu süreci başından sonuna kadar, örneğin bir mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, geçen süreçte neler yapılacağı da problemdir. Bu sürecin kendisi bir bütündür ve sürecin her aşamasında hukuk kuralları bilmeniz gerekir ki süreci sağlıklı bir şekilde yönetebilesiniz. Üstelik hukuki süreç yalnızca mahkemelerde veya savcılıklarda başlamaz, uyuşmazlıklar zaten mahkemelere veya savcılıklara yansımadan önce başlar ve adli makamlara intikal etmeden önce o sürece sağlıklı bir şekilde başlamak size bir hak kazandırır veya doğru başlayamadığınız takdirde de hak kaybettirir.
Bunun yansıması özellikle hukuk mahkemelerinde görülen yargılamalarda karşınıza çıkar. Yani mesela aile mahkemeleri, asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemeleri, tüketici mahkemeleri, asliye ticaret mahkemeleri gibi mahkemelerde yapılan yargılamalar... Uyuşmazlıklardaki problemler yalnızca maddi hukuk problemleri olmuyor, aynı zamanda usul hukuku problemleri de olabiliyor. Bir hakkın talebi konusunda haklı olup olmamanız bir maddi hukuk problemi iken, o hakkın hangi şartlarda ne zaman ve nasıl talep edileceği de bir usul hukuku problemidir. Hukukta "usul esastan önce gelir" ilkesi mevcuttur. Yani ileri sürdüğünüz, iddia ettiğiniz bir hakkın varlığı konusunda haklı olabilirsiniz, ancak o hakkı doğru usulle ileri sürmediğiniz, talep etmediğiniz sürece bir yargılamada haklı çıkamazsınız.
Unutmayın. Bir avukata danışmamak, danışmaktan daha fazla külfetlidir.