Utku92
Üstün
- Katılım
- 8 Şubat 2024
- Mesajlar
- 2.811
- Makaleler
- 1
- Çözümler
- 8
- Beğeniler
- 1.638
Atatürk bir kez geldi, yolu açtı ve emaneti şahıslara değil, gençliğe bıraktı. Bütün ümidim gençliktedir derken, her sıkıştığımızda gökten bir kurtarıcı inmesini kastetmiyordu. Şartlar 1919'dan daha mı kötü? O gün ordu dağıtılmış, tersanelere girilmiş ve her köşe fiilen işgal edilmişti. Nereden tutsan çürüyor demek kolay, asıl mesele o çürümüşlüğün içinde sağlam kalıp dönüştürebilmekte. Kaçış bir kurtuluş olabilir ama bir çözüm değildir.
Olmuyor işte hocam izin vermiyorlar dışarıya bağlıyız. Atatürk kurtarıcı aramayın kendiniz kurtarıcı olun dedi doğrudur. Ama bu millet hep kendine kurtarıcı arar tarihte de hep böyle oldu. Birisi çıkacak yönetecek. O zamanlar zordu işgal altındaydı ülke. Silahlar saklandı işgalci güçlerden toplandı. Demek istediğim şu ki o zamanki tarih ile bu zamanı bir tutamazsınız adamlar uydudan lavaboya kadar izleyebiliyor gerekirse. Nokta atış vuruşlar yapılıyor füzelerle İran-İsrail savaşını takip ettiyseniz anlarsınız. Yani öyle kolay değil elindeki değerleri kaybettiğin zaman öylece ortada kalıyorsun. Yani o zaman ile bir tutmayın lütfen. İmkansız şeyler başarıldı doğru günümüzde imkansızın imkansızı lazım.
Bu adamlara karaoğlan Ecevit bile fazlaydı, hatta abartıyorum doğu perinçek bile fazla bunlara.
CHP de bozuldu baykal ve sonrası kayıp. Biraz geç anladım.