- Katılım
- 12 Mart 2024
- Mesajlar
- 3.798
- Çözümler
- 4
- Beğeniler
- 1.632
Ben basit bir adamım. Windows kullanır geçerim.
Sırf oyun meselesinden dolayı kullanmaya devam ediyorum, yoksa asla kullanmak istediğim bir işletim sistemi değil. PC'lerle doğrudan uyumlu olmayan macOS bile Windows'a göre çok daha optimize bir şekilde çalışıyor. Eğer bir gün bu oyun destek işi çözülürse, Hackintosh bilgisayarımı main sistem olarak MacOS'a geçeceğim. Peki ya siz, Windows hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eki Görüntüle 265728
Çok normal hocam. Saydığınız uygulamaların hepsi mac üzerinde çok daha stabil çalışıyor. Sektörü bu şekilde ele geçirmeleri tesadüf değil.Ya mac'in direkt butik Creative sosyal medya ajansı enerjisi var. Hani duvarları pembe, yeşil, turuncu boyalı ofisler, her köşede bitki, masalarda specialty coffee, her gün “brainstorm”, her saat Instagram story. Ajansın kreatif direktörü elinde MacBook'la dolaşıyor, motion designer After Effects açık çalışıyor, biri Figma'da tasarım yapıyor, diğeri CapCut'ta reel hazırlıyor. Garip olan şu ki bu sektörün neredeyse yazılı olmayan standardı olmuş. Küçük büyük fark etmiyor, yaratıcı ajansların neredeyse tamamında Mac var. Sanki işe alım şartlarından biri Adobe Creative Cloud, diğeri de MacBook kullanıyor olmak.
Yok, biliyorum zaten. Ben de sektörün içindeyim. Performans, stabilite, pil ömrü, Adobe uygulamalarının optimizasyonu gibi sebeplerini biliyorum. Apple’ın bu sektörde bu kadar yaygın olması da tesadüf değil.Çok normal hocam. Saydığınız uygulamaların hepsi mac üzerinde çok daha stabil çalışıyor. Sektörü bu şekilde ele geçirmeleri tesadüf değil.
Yok biliyorum zaten. Ben de sektörün içindeyim. Performans, stabilite, pil ömrü, Adobe uygulamalarının optimizasyonu gibi sebeplerini biliyorum. Apple'ın bu sektörde bu kadar yaygın olması da tesadüf değil.
Ama benim bahsettiğim biraz daha işin kültürel tarafı. Ne bileyim mesela bir Mac görünce aklıma oyun geliştiricisi ya da muhasebeci gelmiyor. Direkt butik Creative ajans geliyor. Duvarları rengarenk boyanmış bir ofis. Masada filtre kahve. Duvarda neon yazı. Herkes kulaklığını takmış çalışıyor. Biri Figma'da, biri After Effects'te, biri Premiere Pro'da. Arada birisi story atıyor. Sanki Mac zamanla sadece bir bilgisayar olmaktan çıkıp bu sektörün estetik anlayışının da parçası olmuş gibi. Bana komik gelen tarafı da bu. Cihazı görünce aklıma teknik özelliklerinden önce o ajans atmosferinin gelmesi. Sanki ürünle birlikte komple bir yaşam tarzı ve çalışma kültürü de satın alıyormuşsun gibi hissettiriyor. Gerçekten çok garip ama beynimde Mac ile butik Creative ajans kavramı tamamen birleşmiş durumda.