Nefs İlmi
Nefs İlmi
Somut arkadaş ne la xD

Tam gelmedim aslında. Benim durumlar hala aynı. Hatta daha kötü. Kendime zarar vermeye başladım, koluma falan. Arada beliriyorum. 2 3 günde bir 5-10 dk belki.

Ama sağ ol!
Cruslan
Cruslan
Soyut disiplinlerde bir konu açıldıysa hasıl olup akademik bilgiye boğduran şahısım. Bu arada hücrelerin bölünebilirliği sınırlıdır. Kendinize zarar vermeniz ve vücudunuzun tamir etmeye çalışması demek olası olarak DNA'nızın daha fazla yıpranacağı anlamına gelir. Uzun vadede tabii ki sonuçları kötü olabilir. Çok fazla yaptığınızda etkileri görülebilir olur. Hayatınızda yaşayacağınız büyük kazalar, yaralanmalar ve travmalar, kanser gibi hastalıklarla boğuşmak aynı şekilde vücudunuzu yenilenmesini gerektireceğinden DNA'nızı daha hızlı tüketecektir. Tavsiye etmem.
madelyn
madelyn
kısaca kendine zarar vermemeni söylüyor
Cruslan
Cruslan
@madelyn, yaşlanmanın en büyük sebebi hücrelerin yenilenmesi sonucunda DNA'nın zarar görmesidir. Bu işlemi hızlandıracak veya aksatacak bir şeyler olursa olumsuz durumlar yaşarsınız uzun vadeli. Sürekli güneşe maruz kalıyorsanız cildinizdeki hücreler DNA'sını daha hızlı tüketecektir, yaşlanınca daha kötü gözükecek veya cilt kanserine yakalanma olasılığınız artacak. Kapalı kıyafetler kullanmak veya güneş kremi kullanmak gerekir. Çok fazla örnek üretilebilir. Engellenebilir zararları engellemek bir kişinin yapabileceği en büyük şeydir bence. Faydacı bir insan olduğum için ölçüebilir fayda arayışındayım, bir kişinin kendine zarar vermesi eksi faydadır ve kabul edilemez benim gözümde. Çözüm üretmeye çalışırım eğer beni veya yakınlarımı etkiliyorsa veyahut benden çok fazla kaynak götürmüyorsa.
madelyn
madelyn
kısacası kendine iyi bak diyor
Cruslan
Cruslan
@madelyn, neden yapay zeka gibi özetliyorsunuz ki? İlla felsefeciler mi hep kafa açacak?
1
1538
@Nefs İlmi Kendine zarar verme. Bu sana yara izlerinden başka hiçbir şey kazandirmayacak.
Nefs İlmi
Nefs İlmi
@1538 @Cruslan hocam teşekkürler. Dediklerinizi zaten biliyorum aslında. Ama o an o şeyi yapmaktan başka bir şey göremiyorum. Yanlış olduğunun kesinlikle çözüm olmadığının farkındayım.

Fakat anlık olarak salınan nöroadrenalin, endorfin ve dopamin hormonlarının kafamdaki kaosu bir süre de olsa dinginleştirmesi cazip geliyor. Cazip gelmesinden öte ihtiyaç duyuyorum. Yoksa kafayı yiyeceğim.

Acındırmak gibi olmasın ama cidden kötüyüm. Cidden...
  • Üzgün
İfadeler: 1538
1
1538
Bunun yerine zorlayıp çıkıp da spor yapsan? İki tuş koşu mesela, sporda da aynı hormonları salgılıyorsun... Psikolojik acını fiziksele dönüştürüyorsun ama bu uzun vadede sana zarardan başka bir şey getirmeyecek. Bu döngüye girmeye devam ettikçe, gerçek çözümden iyice uzaklaşacaksın. Duygusal acıdan kaçıyorsun ama çözümün bu değil.

Benim bir lafım var; ''kendini ne kadar kötü hissedersen hisset; hava da çok kötüyse kar, yağmur, fırtına varsa dahi bir koşuya çık, dönüp duş aldığın zaman göreceksin ki buna değermiş.''

Boks da yapabilirsin, torbaları yumruklamak içindeki öfkeyi boşaltmana ve sinir stresini atmana yardımcı olur. Ağırlık da kaldırabilirsin. Kendini geliştirmezsen bu döngüde hapsolursun dostum. Belki zor geliyor, belki duş bile alacak halin yok ama zihnini kontrol edebilmelisin, ipleri bırakmamalısın. Seçeneklerin bol ama anlık rahatlamalarla beynini kandırmayı seçiyorsun.

Bu yara izlerinin ileride sana geri dönüşü olacağını da unutmaman lazım, her şey senin elinde.
Ben yokluktan, sıfırdan, en boktan durumdan dahi kendi ayakları üzerinde çok iyi yerlere gelmiş insanlar biliyorum. Sende de o potansiyel var, en azından psikoloji okumak gibi hayallerin olduğunu ve gerek buraya makalelerin olsun, gerek kendi siten olsun; hardcore çaba sarf ettiğini ve insanları çektiğini hatırlıyorum. Bu ısdırabın sebebini az çok kestirebiliyorum, tekrar diyorum senin elinde her şey yav.

Blog yazmaya devam ediyor musun bilmiyorum ama bu şekilde yazarak da yine bir avantaja (lehine) çevirebilirsin durumunu. Kendini ele al, romana çevir bir şeyler yap, gözlemlerini vs. paylaş, duygularını da dışa vurmuş olursun. Sen daha iyi bilirsin bu işi.

Benim düştüğüm bir dönemde tanıdığım birisi bana şunu söylemişti; ''kasma, kasma oğlum la kasma, sadece kasma a* '' yeniden doğmuş gibi olmuştum, güzelce silkelemişti bu laf beni. Meğerse her şeyi kasıyormuşum, kastığım için döngüye hapsolmuşum, hapsolduğum döngüde yine kasa kasa bir hal olmuşum, kasmamaya başlayınca çözdüm kendi ıstırabımı.
Nefs İlmi
Nefs İlmi
Teşekkür ederim. Bu yazı için...

3 yıl depresyonla mücadele ettim. Hala depresyondayım ama mücadeleyi kestim.

Çünkü bu 3 yılı ben dolu dolu geçirdim mücadele anlamında. 17-18 yaşında kim bilişsel davranışçı terapiyi biliyor? Hani psikolog gibi uzmanım, arı gibi sokarım demem ama boş değilim kesinlikle. Kişiyle bir konuşurum kendisini psikologla konuşuyormuş gibi sanar. Psikodinamik tahliline dair bu yaşta kendi çabasıyla kim kendini her şekilde anlamaya çalışmış? İşlerde çalışmayı, baristalık, garsonluk falan, Kızılay'a gönüllü olup sabah 7'de gidip gece 23'de eve gelip bunu 2 3 ay yapıp depremde benim de bir faydam olsun demeler falan...

Ben kendi kendime depresyondan çıkıyordum ilk 1 2 yıl. O beceri vardı. Kendi kendime BDT yapıyordum. O süreçte ailem bana bir şey demiyordu karışmıyordu. Tam iyileştim diyordum kendi çabamla, babam gelip kafamda kurduğum inşa ettiğim iyi hali, tek başıma inşa ettiğim, yıkıyordu. Sonra bir daha karışmıyordu. Sonra yine iyileştim derken geliyordu. Kısır döngüye girmiştim.

Ben elektroşokluk oldum hocam. Aldım 7 seans. Piyasadaki çoğu antidepresan, antipsikotik ve benzodiazepini çalışma mekanizmasıyla beraber işsiz gibi biliyorum. Sırf kendimi daha iyi anlamak ve iyileşmek için. Tabii psikiyatrist olmak da istiyordum ve oradan merak da vardı.

Ben yılbaşı ilk 3 ay mutluydum. Sevdiğim, sevildiğim biri vardı. 2 yıldır iyileşmedim, psikolog ve onun desteğiyle 3 ay sonra dedim ki sanırım ilaçları bırakacağım. O kadar iyiydim. 1 yıl boyunca işime karışmayan amcam geldi, sıçtı ona da. Sonra olanlar oldu. Babam umrumda değilsin dedi. Annem git kendini öldür dedi. Öz annem...

Ben tüm bunlar olurken, ondan da ayrılmanın (zorla ayırdılar, onun da psikolojisini bozdular) acısını yaşarken Antalya'da otelde iş buldum. Gidecektim. Kan tahlili, kültürler vs. Burnumda önemsiz boktan bir bakteri çıktı. Onu için 10 gün krem, sonra yine kültür ver, sonuç bekle. Lojman bitti. Başka otellere baktım bulamadım ya. Bende orada kayış koptu. Ne haliniz varsa görün, ne halim varsa göreyim dedim, saldım.
  • Beğendim
İfadeler: 1538
Nefs İlmi
Nefs İlmi
Beynin çalışma sistemi de böyle. Beyin haz almak ister. Sen bir çaba verip haz almıyorsan yani başarı olmuyorsa beyin bunu sevmez. Ben bu çaba verip başarısız olmayı ailem sebebiyle 3 yıl boyunca tekrar tekrar tekrar ve tekrar yaşadım. Beyin de ne yapıyor, sistemi kapatıyor.
Nefs İlmi
Nefs İlmi
Ben bu kafayla bir işte çalışamam. Ders hiç çalışamam.

Artı olarak aylık giderim 30 TL o da YouTube Premium. Ailem kardeşime günlük 200 300 verip bana 1 kuruş vermiyor. Hani imkan çok dedin ya, ona ithafen. Annem hastane için kentkart parası bile vermedi düşün.

Bileğimi kesmem vs. onun istediği bir şey. Ölmek için kesmiştim ama tendonlara gelince canım çok yandı devam edemedim. Bu sefer de atlamak gibi bir düşüncem var. Kesin garanti.

Sonrasında 26.000 TL kart borcum var. Yüksek seviye DEHB ve ağır majör depresyon...

Ben yapabileceğim, deneyebileceğim her şeyi ama her şeyi ama her şeyi denedim. Olmuyor. Maalesef. Yoksa ben de her gece ağlamak istemezdim.
1
1538
En guzel yanın çok iyi bir psikiyatrist olacak olman. Halden anlayan ve yaşamış bir insanın yardım edemeyeceği, kurtaracagi kimse olmayacak... Islam'a inanıyorsun, imtihanin da bu'dur ya olm?

Bu şekilde öğrenerek direkt başlamışsın aslında sadece bunun farkında değilsin. En büyük zorlukların en güçlü, en sağlam adamları yaratacağını unutuyorsun. Evlatlık falan yapacak olursan ileride, (durumunu bildiğimden evlatlık dedim) ona çok iyi bir baba olmaman için sebep yok.

Şu an bunalmış vaziyettesin, belki kafanı duvarlara vuruyorsun sürekli kendini suçluyorsun falan. Bu bunalımın üstüne gittikçe döngüdesin, sal kendini rahatla bir önce. Kendini en iyi sen bilirsin, bak aile de demiyorum -herkes için geçerli - bir süreye, bir yaşa kadar yardım eder sonra kendi kabuklarina çekilirler.
Üniversitenin en büyük amaçlarından bir tanesi de bu, hayata hazırlık.

Ha daha anlayışlı olabilirlerdi evet ama bunun için tamamen onları suçlamak da anlamsız. Hiçbir anne çocuğunun kendini "bileklerini kesmesini" istemez. Bunu söylerken belki tamamen inanarak ve ciddi söylemedi ama istemezler. Birbirinize kızgın, dolmuş olabilir misiniz? Belki de öfke ile söylenen şeylerdir.

Bazen öfkeyle kalp kırarız, sonradan pişman oluruz ancak kisiyi yine görünce öfkemiz geri canlanır, gurur yapar ve özür dileyecek; kalbini alacak olsak bile yapmayız. İnsanın egosu da diyebiliriz, bir şeyler elden gittikten sonra değer bilinmeye başlanır.

Ancak; ancak yaşarken de bunu sağlayabilirsin. Bu aile içi sorunların temelinin sebebi ne mesela?
Diyeceksin ki sorun benim. Dostum sorun sen değilsin yav, onlar da değil. Hani ne kadar kan bagınız olsa, ailen de olsa bir süre sonra anlasamamazlik yaşayabilirsiniz bu normal.

Bir insan konfor alanını, aile evini bir noktada bırakıp kendi ayakları üzerinde durması gerek. Kendimize gelmenin, yaşadığımızı hatırlamak istiyorsak yapacağımız sey budur.

Sana üni konusunda bir tavsiye vermiştim, dandik de olsa; 2 yıllık bölüm de olsa git (derslerim kötü demiştin bir ara yanlışım yoksa) Git dostum, orada gözün acilacak, fikirlerin/bakış acıların değişecek hatta aileyle de uzun süre uzak kalacağınız için onlar da seni özleyecek, değerini anlayacak. Belki de sana kötü davranmalarinin sebeplerinden biri budur, bir şeyler yapmanı istiyorlardır. Çok yanlış bir yöntem ama belki de...

Hayatını ve tam olarak neler yaşadığını bilemem, en az bin tane detay var bilmediğim.

Gittigin zaman KYK basvurusu yap yurdu çıkarsa ne mutlu, barınmaktan yana sıkıntı çekmezsin. Burs/kredi de alırsın.
Çıkmazsa da burs cikar ya da her türlü kredi alırsın. Uygun fiyatlı özel öğrenci yurduna gidersin. Bir yandan odemesi icin ogrenci olduğun için part time işe girer ve çalışırsın.

Belki yurtta 1-2 ay kalırsın, orada ya da okulda edindigin arkadaşlar ile eve de çıkarsın hiç belli olmaz... Bir kapıyı açtığın zaman öbür kapılarda önüne cikacak, hangisinin nereye açılacağını girmeden bilemezsin, sınırsız yolun var diyorum.

2 yıllık herhangi bir bölüme gittin diyelim, istersen okulun veya yurdun kütüphanesinde, çalışma odalarında ders çalışıp asıl istediğin bölüm olan psikoloji bölümünü kazan ve 4 yıllık tuttur.
Yerlestigin için ilk sene kırık OBP'n olacak, daha fazla çalışman gerekir.
Ya da psikoloji konusunda sana fayda sağlayacak, alanın için ekstra bir şeyler öğrenmek istersen sağlık ile ilgili bir bölüm oku, 2 senede mezun ol diplomani da alirsin.
İstersen burada KPSS falan memurluk sınavlarına gir memur ol, ATT vb. ol... Elindeki bu 2 yıllık diploma en azından işsiz kalmamani sağlayacak.
Turizmde, Antalya'da çalışayım dedin, mantıklıydı ama olmadi, salla. Şu döneminde iyice eğitimine yatirim yapıp daha iyisini de yapabilirsin.
1
1538
Bu 2 yıllığı bitirdikten sonra (OBP'nde kirilmayacak nasıl olsa) 2 yıl boyunca psikoloji bölümü için çalışmış olacaksın. 4 yıllık yaz, istedigin bölümde istediğin hayati yaşamak için hayatını kurtar...
İlla bu alanda da olmak zorunda değil, gelecek vaat eden mesleklerin de 2 yıllığı var, en azından diploman olursa bu sana bir artı... Tekrar söylüyorum hangi kapının nereye çıkacağını bilemezsin, ogrenimin sırasında kendini zaten geliştirecek ve insanlarla tanisacaksin... Kafan rahatlayacak ve ozgurleseceksin.
Vakıflardan falan da burs alabilirsin, veriyorlar ihtiyacı olanlara.

Ölmek istemiyorsun, güzel bir yaşam istiyorsun. Belki umudun artık kalmamış, ama o karanlıkta ufacık da olsa parlayan bir ışık hep olur. O ışığı tutup rehberlik etmesine izin vermen gerekir, o kalan ışığı da götürürsen; işte o zaman boşa yaşamış olursun.

Sosyalleşmen, üzerindeki şu gerilimi atman gerekiyor. Kendini en iyi sen bilirsin, temiz bir kafayla ileriyi düşünmen ve geçmişte takili kalmaman gerekiyor.

"Kasma" sihirli kelimen bu.
1
1538
2 yıllık KPSS demişim, onun için 4 yıllık olmasi lazımdı yanlışım yoksa, orayı düzelteyim.

"Bu kafayla işte çalışamam, ders hiç çalışamam" diyorsun.
Önce bir gerilimi at zaten, rahatla biraz. Doğada yürüyüş, yapiyorsan meditasyon falan iyi olur. Spor yaparsan direkt çok iyi olur, ozguvenin ve enerjin de yerine gelir ayrıca.
Disiplini tutturmak lazım 1 hafta zorlanırsin sonra "iyi ki!" dersin.

En zor olan da bir şeylere başlamak zaten, başlamak en zoru. Biz de kafamızda fazla büyütüyoruz.  Kasmamak gerekiyor be. :)

Nefs İlmi
Nefs İlmi
Hocam kendimi bunları yapacak şekilde görmüyorum. Ciddiyim...
Psikotik travmalarım var. Halüsinasyonlar görüyorum. Bazen sesler duyuyorum. Hani durumum o bakımdan ciddi. Yoruldum da üstelik. Yani.. Öyle yani işte.
Cruslan
Cruslan
Ben kafamı dağıtmayı teknolojide buldum. Sürekli değişen ve gelişen bir alan. Bilince etrafındaki her şeye bağlayabiliyorsun. Biliyorum ki ben öldüğüm zamanda bile teknoloji hızla gelişecek, yaşadığım zaman boyunca sihirden ayırt edilemeyen teknolojiye denk gelemeyeceğiz. Yani hiç bitmeyecek.
  • Beğendim
İfadeler: 29
Nefs İlmi
Nefs İlmi
Hani tam anlaşıldığımdan emin olmak için yazıyorum. Psikotik belirtiler (görüntü ve sesler duyma) gösteren kendine zarar veren ve tükenmiş hisseden biri için ders çalış, 2 yıllık bölüm tuttur git demek pek ateşleyici ve itici bir güç olmuyor. Bunu şımarıklık olarak algılamazsınız umarım.
Cruslan
Cruslan
Boş zamanınız çoksa çalışmayı deneyebilirsiniz. İlla 5 gün 12 saat olmasına gerek yok. Part time olup basit işlerde çalışabilirsiniz. İnsanın hayatında çok boşluk olunca çalışmak dahi olumlu sonuç gösterecektir.