İş hayatında size verilen değerin ne olduğunu bazen süslü bir yılbaşı sepetiyle öğrenirsiniz.
Yıllar evvel, 12 yılımı verip yoktan var ettiğim şirketteki "eski" ortaklarım, "Çalışanlara yılbaşı sepeti alalım mı?" diye sormuşlardı bana. Şirketin kurucu ortağı olarak onayladım. Siparişler geldi, dağıtıldı.
Masada artan tek bir sepet için "Bu kimin?" diye sorduğumda, "Biz kendimize sepet almadık, o senin" dediler.
Kağıt üstünde—pardon, laf üstünde patron; onların gözünde ise sadece "patron görünümlü bir çalışan" olduğumu tam olarak o gün, o tek kalan sepete bakarken anlamıştım.
Yıllar evvel, 12 yılımı verip yoktan var ettiğim şirketteki "eski" ortaklarım, "Çalışanlara yılbaşı sepeti alalım mı?" diye sormuşlardı bana. Şirketin kurucu ortağı olarak onayladım. Siparişler geldi, dağıtıldı.
Masada artan tek bir sepet için "Bu kimin?" diye sorduğumda, "Biz kendimize sepet almadık, o senin" dediler.
Kağıt üstünde—pardon, laf üstünde patron; onların gözünde ise sadece "patron görünümlü bir çalışan" olduğumu tam olarak o gün, o tek kalan sepete bakarken anlamıştım.

Telefonda da sorun olmuyor zaten. Düzeldi sanırım.

İfadeler: Hasan Merkit