Uber’den 2021’de ayrılan Serve Robotics, bir yıl önce sahada yaklaşık 100 robottan oluşan küçük bir filoydu. 2025’in Aralık ayına gelindiğinde bu sayı 2.000’i aşıp ABD’nin en büyük kaldırım teslimat filosuna dönüştü. Los Angeles, Miami, Fort Lauderdale, Dallas-Fort Worth, Atlanta, Chicago ve Alexandria gibi birçok şehirde Serve robotları artık düzenli teslimat yapıyor. Şirket, 2025 boyunca filosunu yirmi kat büyüttüğünü ve teslimat tamamlama oranının yüzde 99,8’e ulaştığını söylüyor.
Bu hızlı ölçeklenmenin arkasında güçlü bir finansman ve ortaklık ağı var. Serve, 2024 Aralık’ta 86 milyon dolar ek kaynak sağladı ve 2026 sonuna kadar operasyonlarını sürdürecek nakit “pisti” garanti altına aldı. 2025 Ocak’ta gelen 80 milyon dolarlık yeni hisse ihracı da filosunu binlerden iki bine çıkarma planını hızlandırdı. Ürün tarafında üretim ortağı Magna ile üçüncü nesil robotlar devreye alındı.
Serve’ın büyümesi, platform iş birlikleriyle destekleniyor. Uber Eats ile entegrasyon zaten vardı; Ekim 2025’te DoorDash ile çok yıllı anlaşma da açıklandı. Böylece aynı şehirde farklı platformlardan sipariş alan bir “ortak altyapı” yaklaşımı güçlendi. Ayrıca Alphabet’in Wing’i ile Dallas’ta başlayan yer robotu + drone hibrit teslimat denemesi, menzili artırmayı hedefliyor. Miami’deki devreye alma sırasında robotların saatte yaklaşık 11 mil hıza çıktığı ve dört adet 16 inç pizzaya denk ürünü taşıyabildiği paylaşıldı.
Robotlar arttıkça tartışma da büyüyor
Filo sayıları yükselirken şehirlerde tepkiler de artıyor. Chicago’da kaldırım robotları pilotu, “kaldırımlar insanlar içindir” diyen imza kampanyaları ve anketlerle karşılandı; en az bir bölgede genişleme fiilen durduruldu. Eleştiriler; erişilebilirlik, yayaların sıkışması ve yerel işlere etkiden veri gizliliğine kadar uzanıyor.
Geniş resimde, otonom teknolojilere yönelik huzursuzluk yalnızca kaldırım robotlarıyla sınırlı değil. 2025 Haziran’daki göçmenlik karşıtı protestolar sırasında Los Angeles’ta Waymo robotaksileri ateşe verildi; şirket San Francisco ve Los Angeles’ta hizmeti kısmen durdurdu ya da jeo-çitleme uyguladı. Bu olaylar, güvenlik ve kamusal alanda veri toplama pratiklerine dair tartışmaları alevlendirdi.
Teknik riskler de gündemde. Ocak 2026’da Miami’de bir teslimat robotu tren raylarında arızalanıp çarpışma sonucu hurdaya çıktı; kimse yaralanmasa da karmaşık kentsel altyapıda otonom sistemlerin “köşe vaka” sorunlarını hatırlattı.
Sonuç olarak, Serve Robotics’in 2.000’i aşan filosu, teslimatta maliyetleri düşürme ve hız kazandırma vaadini şehir şehir görünür kılıyor. Ancak aynı görünürlük; kaldırım kullanımı, güvenlik, istihdam ve gözetim endişelerini de büyütüyor. 2026’da yeni şehirler eklendikçe bu dengeyi; yerel düzenlemeler, şeffaf veri politikaları ve paydaşlarla kurulan açık diyalog belirleyecek. Serve cephesinde ise hedef net: filonun tam kapasiteye ulaşmasıyla operasyonel nakit akışında artıya geçmek. Tartışma sürecek, robotlar da sokakta kalacak gibi görünüyor.
Kaynak: www.techspot.com
