New York Başsavcısı Letitia James, 25 Şubat 2026’da Valve’a dava açtı. Suçlama; Counter-Strike 2’nin, Dota 2’nin ve Team Fortress 2’nin “gizemli kutularının” (loot box) oyunculara para karşılığı şans esaslı nadir kozmetik eşyalar sunduğu ve bunun New York yasaları uyarınca “kumarın ta kendisi” olduğu yönünde. Başsavcılık, bu eşyaların Steam Community Market ve üçüncü taraf pazarlar üzerinden el değiştirebildiğini de vurguluyor.
Valve ise 11 Mart 2026’da yayımladığı yanıtta bu sistemi “kart paketleri” ile karşılaştırarak savundu. Şirket, “Dijital bir oyun öğesinin devredilebilir olmasının tüketici için iyi olduğunu; bunun tıpkı Pokémon ya da beyzbol kartlarını satıp takas etmeye benzediğini” söyledi ve nihai kararı mahkemenin vereceğini belirtti.
Sonraki adımlar ve olası etkiler
Dava dosyasında, eyaletin oyuncular için geri ödeme (“full restitution”) ve yaptırımlar talep ettiği ifade ediliyor. Bu süreç devam ederken 10 Mart civarında Washington eyaletinde benzer iddialarla bir tüketici toplu davası daha açıldı. Bu şikâyette, oyuncuların maç oynayarak kilitli kasalar kazandığı, ardından bunları yaklaşık 2,5 dolarlık anahtarlarla açıp çoğu zaman birkaç kuruş değerinde, nadiren de yüzlerce–binlerce dolar edebilen eşyalar elde ettiği anlatılıyor. Şikâyet ayrıca Steam’in ticaret bağlantıları (trade URL) ve topluluk pazarı üzerinden üçüncü taraf satışları fiilen mümkün kıldığı iddiasına yer veriyor.
Uzmanlar, New York davasının başarılı olması halinde ABD’de loot box tasarımının kökten değişebileceğini, “değer” kavramının nasıl tanımlanacağına ilişkin bir emsal doğurabileceğini söylüyor.
Kaynak: www.techspot.com
