Eski yazılımların kodunu yeniden anlaşılır hâle getirme çalışmaları, yapay zekâ araçlarıyla yeni bir ivme kazanıyor. GoldenEye 007 ve Halo gibi oyunlar bunun görünür örnekleri. Ancak bu projelerde yapılan iş her zaman aynı değil: Derlenmiş kodu incelemek, oyunun kaynak kodunu yeniden oluşturmak ve onu başka bir platforma taşımak farklı aşamalar.
Hızlanmanın ardında yalnızca yapay zekânın kod yazabilmesi yok. Geliştiriciler üretilen kodu yeniden derleyip ortaya çıkan dosyayı orijinaliyle karşılaştırabiliyor. Böylece hangi değişikliğin doğru sonuca yaklaştığını ölçebiliyorlar. GoldenEye 007 projesi, oyunun farklı sürümlerine ait ROM dosyalarını yeniden oluşturabilen bir kod tabanı sunuyor. Halo üzerine çalışan bir araştırma projesi ise kendi hedefinin orijinalle birebir aynı dosyayı üretmek olmadığını özellikle belirtiyor.
Bu yöntem oyunların ötesinde, Photoshop gibi eski uygulamaları ve bankaların kullandığı ana bilgisayar yazılımlarını anlamaya yönelik çalışmalar için de ilgi çekici. Yine de çalışan bir kod üretmek, orijinal yazılımın her durumda aynı şekilde davrandığını kanıtlamıyor. Araştırmalar, yapay zekâ destekli çözümlerin testleri geçse bile bazı girdilerde orijinalden farklı sonuç verebildiğini gösteriyor. Bu yüzden otomatik üretimin yanında dikkatli test ve insan denetimi de gerekiyor.
Kaynak: www.techspot.com
