ABD, Vize Muafiyet Programı kapsamındaki ülke vatandaşları için ESTA başvurularına beş yıllık sosyal medya geçmişi zorunluluğu getirmeyi önerdi. Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) tarafından Federal Register’da yayımlanan bildiri, sosyal medya hesaplarının “zorunlu veri alanı” olacağını ve düzenlemenin 60 gün boyunca kamuoyu görüşüne açık olduğunu söylüyor. Yani karar henüz kesin değil. Son yorum tarihi 9 Şubat 2026.
Ne değişiyor?
Teklif, ESTA başvurularında son 5 yıla ait sosyal medya hesaplarının yanı sıra ek kişisel bilgilerin de istenmesini öngörüyor. “Uygun olduğunda” toplanacağı belirtilen bu alanlar arasında son 5 yıldaki telefon numaraları, son 10 yıldaki e‑posta adresleri, IP adresleri, gönderilen fotoğrafların meta verileri ve biyometrik veriler (yüz, parmak izi, DNA ve iris) yer alıyor. Ayrıca ebeveynler, eş ve kardeşler gibi aile üyeleriyle ilgili ad, doğum yeri/tarihi, ikamet ve iletişim bilgileri de talep edilebilecek.
CBP, ESTA internet sitesinden başvuru seçeneğini kaldırıp süreci yalnızca mobil uygulamaya taşımayı da planlıyor. Kurum, canlı selfie, NFC ile e‑Pasaport çipi doğrulaması ve sahteciliği azaltma gerekçeleriyle “mobil‑öncelikli” yapıya geçmek istiyor. Uygulamanın yılda 14 milyonun üzerinde başvuruya ev sahipliği yapacağı öngörülüyor.
Kimleri etkiliyor?
Vize Muafiyet Programı, aralarında Birleşik Krallık, Almanya, Japonya, Avustralya, İsrail ve Güney Kore’nin de bulunduğu 42 ülkenin vatandaşlarına, turizm veya iş amaçlı 90 güne kadar vizesiz seyahat imkânı tanıyor. Bu yolcular, ABD’ye gelmeden önce çevrimiçi ESTA onayı almak zorunda.
ESTA onayı genelde 2 yıl geçerli ve birden fazla girişe izin veriyor; başvuru ücreti 40 dolar.
Arka plan ve tepkiler
ESTA formuna sosyal medya bilgisi alanı ilk kez 2016’da eklenmişti ancak isteğe bağlıydı. 2019’dan bu yana çoğu vize başvurusunda sosyal medya hesapları halihazırda zorunlu olarak toplanıyor. Yeni öneri, bu uygulamayı vizesiz seyahat edenlere de genişletiyor.
CBP, düzenlemenin ulusal güvenlik ve sahtecilikle mücadele için gerekli olduğunu savunuyor. Buna karşın göçmenlik ve ifade özgürlüğü savunucuları, geniş kapsamlı sosyal medya taramasının mahremiyet ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı yaratabileceği, ziyaretçileri oto‑sansüre itebileceği ve turizmi olumsuz etkileyebileceği görüşünde.
Sonuç olarak: Bu aşamada söz konusu değişiklikler teklif niteliğinde. 9 Şubat 2026’ya kadar yapılacak kamuoyu geri bildirimleri sonrasında nihai hâle gelebilir veya revize edilebilir. Seyahat planı olanların, başvurudan önce ESTA gerekliliklerini yakından takip etmesinde fayda var.
Kaynak: www.techspot.com